Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yağmur"

Learn how to use yağmur in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bence yarın yağmur yağmayacak.
Translate from Turkish to English

Bir taksi çağırdım çünkü yağmur yağıyordu.
Translate from Turkish to English

Yağmur nedeniyle toplantı iptal edildi.
Translate from Turkish to English

Yağmur yağarken dışarı çıkmayı sevmem.
Translate from Turkish to English

Yağmur bir hafta sürdü.
Translate from Turkish to English

Yağmur nedeniyle gezileri ertelendi.
Translate from Turkish to English

Bugün yağmur yağıyor.
Translate from Turkish to English

Eğer yağmur yağmazsa bisiklet sürmeye gidebilirsin.
Translate from Turkish to English

Yağmur beş gün sürdü.
Translate from Turkish to English

Dünyadaki tropikal yağmur ormanları, gezegende yaşamın ekolojik zincirine kritik bağlantılıdır.
Translate from Turkish to English

Eğer yağmur yağarsa kalacağım.
Translate from Turkish to English

Yağmur yağabilir.
Translate from Turkish to English

Eğer yarın yağmur yağarsa, bütün gün evde kalacağım.
Translate from Turkish to English

Yarın İngiltere'nin güneyinde yağmur yağacak.
Translate from Turkish to English

Yeniden yağmur yağıyor.
Translate from Turkish to English

Yağmur yağdığını anladığımda şemsiyemi aldım.
Translate from Turkish to English

Bu ay henüz yağmur yağmadı.
Translate from Turkish to English

Yağmur dolayısıyla oyun ertelendi.
Translate from Turkish to English

Gece yağmur yağacak zannedildi.
Translate from Turkish to English

Yağmur yağıyor.
Translate from Turkish to English

Bugün yağmur yağacağını düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Yağmur yağacak gibi gözüküyor.
Translate from Turkish to English

Yağmur yağarsa beni ara.
Translate from Turkish to English

Yağmur yağdığı için evde kaldık.
Translate from Turkish to English

Ya yağmur yağarsa ne yaparız.
Translate from Turkish to English

Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.
Translate from Turkish to English

Gökyüzüne bakılırsa yakında yağmur yağacak.
Translate from Turkish to English

Dün geceden beri yağmur yağıyor.
Translate from Turkish to English

Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.
Translate from Turkish to English

Yarın yağmur yağarsa pikniğe gitmeyeceğim.
Translate from Turkish to English

Aniden yağmur yağmaya başladı.
Translate from Turkish to English

Yağmur mevsimi başladı.
Translate from Turkish to English

Yağmur dinince dışarı çıkacağız.
Translate from Turkish to English

Sanki yağmur yağacak gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Yağmur ormanları dünya yüzeyinin sadece yüzde ikisini kaplamasına karşın; vahşi bitki, hayvan ve bitki türlerinin yarısından fazlası orada yaşar.
Translate from Turkish to English

Yağmur yağsa bile golf oynayacak.
Translate from Turkish to English

Pazar gününden beri yağmur yağıyor.
Translate from Turkish to English

Şiddetli yağmur sonucunda trenler durdu.
Translate from Turkish to English

Yağmur başlamadan önce geri dönelim.
Translate from Turkish to English

Ekvatora yakın dar bir bölgede bulunan tropikal yağmur ormanları o kadar hızlı yok oluyor ki 2000 yılına kadar % 80'i yok olabilir.
Translate from Turkish to English

Rüzgar şiddetli esiyordu ve daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.
Translate from Turkish to English

Yağmur durduğunda, biz gideceğiz.
Translate from Turkish to English

Peş peşe beş gün yağmur yağdı.
Translate from Turkish to English

Gökyüzü kara görünüyor,yağmur yağıp yağmayacağını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English

Yağmur yağarsa ve toprak nemli olursa, otları çekmek daha kolay olur.
Translate from Turkish to English

Yağmur ormanın üzerine sessizce düştü.
Translate from Turkish to English

Ne zaman yağmur başladı?

Tom ve diğer çiftçiler yağmur için dua etti.

Yağmur yağmıyorsa, Tom her zaman okula kadar yürür.

Tüm gün şiddetli yağmur yağdı, bu zaman zarfında evde kaldım.

Tüm gün sürekli yağmur yağdı.

Bütün gün çok yağmur yağdı.

Yağmur yağdığı için, Nancy dışarı çıkmaya tereddüt etti.

Yarın yağmur yağarsa, ben sadece evde kalacağım.

Yarın yağmur yağarsa, evde kalacağız.

Yarın yağmur yağarsa, ben pikniğe gitmeyeceğim.

Bu yıl çok yağmur vardı.

Biz ayrıldığımızda yağmur yağıyordu, fakat vardığımızda hava güneşliydi.

Şiddetli yağmur balık tutmaya gitmemizi engelledi.

Ben vardığımda, yağmur yağıyordu.

Her an aşırı yağmur başlayacak gibi görünüyor. Şemsiye alsan iyi olur.

Yağmur yağsın ya da yağmasın, oyun düzenlenecek.

Ekvatora yakın dar bir bölgede bulunan,tropik yağmur ormanları o kadar hızlı yok oluyorlar ki 2000 yılına kadar onların yüzde sekseni gitmiş olabilir.

Belki öğleden sonra yağmur yağacak.

Yağmur yağacak.

Hava tahmini göre, yarın yağmur yağacak.

Hava tahmini göre, daha fazla yağmur gelmek üzere.

Hava tahmini bize yağmur yağıp yağmayacağını söyler.

Eğer yağmur yağsaydı, maç ertelenecekti.

Atletik karşılaşma yağmur dolayısıyla ertelenmişti.

Yağmur bir piknik ertelemesi gerektirdi.

"Olduğun yerde yağmur yağıyor mu? " " Hava açık. "

Yağmur sona erdi ve tenis oyunumuzu bitirebildik.

Yağmur durduğunda beyzbol oynayalım.

Yağmur durursa dışarı gidebilirim.

Yağmur durduktan sonra, yürüyüş için dışarı çıktı.

Yağmur durduğu için onlar oyuna devam ettiler.

Bir gökkuşağı belirmeden önce, hemen hemen yağmur durmuştu.

Keşke yağmur yağmasa.

Yağmur durursa, gözyaşları anıların izlerini temizler.

Yağmur duruncaya kadar bekle.

Yağmur durur durmaz eve gideceğiz.

Keşke yağmur dursa.

Yağmur yüzüme yağıyordu.

Her zamankinden daha kötü yağmur yağıyor.

Çok yağmur yağmaya başladı.

O yağmur korkusuyla pencereyi kapattı.

Yağmur yağmazsa dışarı çıkalım.

O kadar çok yağmur yağıyordu ki içerde oynadık.

Aşırı derecede yağmur yağıyor.

Azgın yağmur fırtınası geçmişti.

Ne olursa olsun yağmur durduğunda dışarı gideceğim.

Sadece çok yağmur yağdığından dolayı bu akşam dışarıda yemek yemedik.

Yağmur durur durmaz başlayacağız.

Bu şehir, yağmur yağmazsa yakında şiddetli bir su sıkıntısı yaşayacaktır.

Yağmur yağarsa, lütfen beni arayın.

Bütün gece boyunca zaman zaman yağmur yağıyordu.

Düne kadar bir hafta boyunca yağmur yağıyordu.

Dün sert rüzgarların yanı sıra, yoğun yağmur yağdı.

Dün hem güçlü rüzgarlar vardı hem de yoğun yağmur yağdı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English