Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yaşına"

Learn how to use yaşına in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

O önümüzdeki şubat ayında on yedi yaşına basacak.
Translate from Turkish to English

On yaşına kadar Hiroşima'da yaşamıştı.
Translate from Turkish to English

Onun kız yeğeni çekici ve yaşına göre olgundur.
Translate from Turkish to English

Sekiz yaşına ulaştığında, çocuk sünnet edilecek.
Translate from Turkish to English

O, 90 yaşına kadar yaşadı.
Translate from Turkish to English

Tom yirmi dört yaşına kadar sürücü belgesini almadı.
Translate from Turkish to English

O, yirmi yaşına kadar beş kez evlenme teklifi aldı.
Translate from Turkish to English

Kız yeğenim yaşına göre çekici ve olgundur.
Translate from Turkish to English

O otuzlu yaşlarında, ama yaşına göre yaşlı görünüyor.
Translate from Turkish to English

Ben onun doksan yaşına kadar yaşayacağına eminim.
Translate from Turkish to English

Tom yaşına göre iyi yaptı.
Translate from Turkish to English

Yaşına göre hareket etmeye çalış.
Translate from Turkish to English

Hiç kimse iki yüz yaşına kadar yaşayamaz.
Translate from Turkish to English

Bay Yamanaka, kendi yaşına göre genç görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom üç yaşına kadar ona kadar sayamazdı.
Translate from Turkish to English

Tom yirmi yaşına kadar trombon çalmaya başlamadı.
Translate from Turkish to English

Yaşına göre davran.
Translate from Turkish to English

Tom 97 yaşına kadar yaşadı.
Translate from Turkish to English

O, yaşına göre yaşlı görünüyor.
Translate from Turkish to English

O seksen bir yaşına girdi.
Translate from Turkish to English

O doksan yaşına kadar yaşadı.
Translate from Turkish to English

Gerçekten çok genç ama yaşına göre çok tecrübeli.
Translate from Turkish to English

O yaşına göre yaşlı görünüyor.
Translate from Turkish to English

O, yaşına göre genç görünüyor.
Translate from Turkish to English

Çocuk yaşına göre uzun.
Translate from Turkish to English

Yaşına göre genç gösteriyorsun.
Translate from Turkish to English

Benim oğlum yaşına göre küçük.
Translate from Turkish to English

Tom neredeyse hiç yaşına göre davranmıyor.
Translate from Turkish to English

O, seksen yaşına kadar yaşadı.
Translate from Turkish to English

O muhtemelen yüz yaşına kadar yaşar.
Translate from Turkish to English

On sekiz yaşına girdikten sonra sürücü belgesi alabilirsin.
Translate from Turkish to English

Az sayıda kişi yüz yaşına kadar yaşar.
Translate from Turkish to English

Doksan yaşına kadar yaşamak hiç ender değildir.
Translate from Turkish to English

O, 16 yaşına girdi.
Translate from Turkish to English

O, doksan yaşına kadar yaşadı.
Translate from Turkish to English

O, on altı yaşına girdi.
Translate from Turkish to English

Muiriel yirmi yaşına girdi.
Translate from Turkish to English

O, yaşına göre oldukça aktiftir.
Translate from Turkish to English

Kız yaşına göre küçüktür.
Translate from Turkish to English

Yetmiş yaşına kadar yaşadı.
Translate from Turkish to English

Altı yaşına kadar Osaka'da yaşadım.
Translate from Turkish to English

Yaşına bakılmaksızın herkes alınacaktır.
Translate from Turkish to English

Yaşına göre iyi bir sağduyusu var.
Translate from Turkish to English

Dedem doksan yaşına kadar yaşadı.
Translate from Turkish to English

Annem yaşına göre genç görünüyor.
Translate from Turkish to English

Annesi yaşına göre genç görünüyor.
Translate from Turkish to English

Az sayıda insan 100 yaşına kadar yaşar.
Translate from Turkish to English

Öğretmenimiz yaşına göre genç görünüyor.
Translate from Turkish to English

Yüz yaşına kadar yaşaması olasıdır.
Translate from Turkish to English

Az sayıda kişi doksan yaşına kadar yaşar.
Translate from Turkish to English

Onun yaşına göre harçlık vermelisin.

Yaşına göre oldukça sofistike görünüyor.

On yaşına kadar Hiroshima'da yaşadı.

Küçükken yatağımı ıslatırdım fakat yedi yaşına gelmeden önce vazgeçtim.

150 yaşına kadar yaşamak neredeyse imkansız mı?

Kimse iki yüz yaşına kadar yaşayamaz.

Otuz yaşına kadar resim yapmaya başlamadı.

Babam 48 yaşında ama yaşına göre genç gösteriyor.

Büyükbabam seksen dokuz yaşına kadar yaşadı.

Büyükbabası ilerlemiş yaşına rağmen oldukça sağlıklı.

Sadece seksen yaşında doğabilseydik ve yavaş yavaş on sekiz yaşına varabilseydik, yaşamımız çok daha mutlu olurdu.

O bugün kırk yaşına girdi.

Büyükbabası yaşına göre hâlâ oldukça sağlıklı.

Sen dur demene rağmen ben selam verdim çünkü onun yaşına hürmet ettim.

Tom otuz yaşına kadar Fransızca öğrenmeye başlamadı.

Neden bu yaşına kadar hiç risk almadın?

Yaşına göre uzun bir çocuk.

Babam 48 yaşında ama yaşına göre genç görünüyor.

Tom on yaşına kadar Boston'da yaşadı.

Otuz yaşına kadar hiç araba sürmedim.

Tom on üç yaşına kadar evlat edinildiğini anlamadı.

Çalışan bir adama yaşına göre değil maharetine göre ödeme yapılmalı.

Tom yaşına göre çok olgun.

Tom kendi yaşına daha yakın biriyle çıkmalı.

Çıkmak için kendi yaşına daha yakın birini bulmaya çalışmalısın.

On üç yaşına kadar Boston'da yaşadım.

Daha yeni üç yaşına giren bir oğlumuz var.

Sadece üç yaşına girmiş bir oğlum var.

Üç yaşına girmiş bir oğlum var.

Tom on üç yaşına kadar yüzmeyi öğrenmedi.

Ne senin yaşına ne de sana hiçbir saygı duymuyorum.

Tom yaşına göre iyi görünüyor.

O, yaşına göre iyi görünüyor.

Tom Mary'ye otuz yaşına kadar evlenmek istemediğini söyledi.

Sigara içerken, ömrünüzü kısaltıyorsunuz, der bana insanlar. 18 yaşından beri içiyorum, 65 yaşına vardım, eğer içmemiş olsaydım, 70 yaşına varacaktım. İleride iyi olacağım !

Tom 30 yaşına kadar yüzme öğrenmedi.

Bazı insanlar yaşına uygun davranmazlar.

Genç yaşına rağmen, çok iyi iş teslim etti.

Onun giysileri yaşına uymadı.

Kardeşin yaşına göre çok olgun.

Anneannem yüz yaşına geldi.

Babaannem yüz yaşına geldi.

Suç işleyenin gözünün yaşına bakılmıyor!

Tom otuz yaşına kadar araba sürmeyi öğrenmedi.

Dede 99 yaşına kadar yaşadı.

Tom on üç yaşına kadar hiç bilgisayar bile görmemişti.

Tom on üç yaşına kadar okuyamıyordu.

Tom emeklilik yaşına yakın bir yerde olmalı.

Tom otuz yaşına kadar gitar çalmaya başlamadı.

Tom otuz yaşına kadar ehliyet almadı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English