Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yaşında"

Learn how to use yaşında in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Muiriel şimdi 20 yaşında.
Translate from Turkish to English

O önümüzdeki şubat ayında on yedi yaşında olacak.
Translate from Turkish to English

Mikey on üç yaşında.
Translate from Turkish to English

Hem Facebook'un hem de Twitter'ın en yaşlı üyesi olan Ivy Bean, 104 yaşında öldü.
Translate from Turkish to English

Altı yaşında o, daktiloyu kullanmayı öğrendi ve öğretmenine el ile yazmayı öğrenmesine gerek kalmadığını söyledi.
Translate from Turkish to English

Babam yakında kırk yaşında olacak.
Translate from Turkish to English

En büyük erkek evladın kaç yaşında?
Translate from Turkish to English

O yaklaşık olarak 40 yaşında.
Translate from Turkish to English

O aşağı yukarı 40 yaşında.
Translate from Turkish to English

Benim babam sadece on beş yaşında.
Translate from Turkish to English

O, 54 yaşında öldü.
Translate from Turkish to English

Bayan Nakano'nun kaç yaşında olduğunu biliyor musun?
Translate from Turkish to English

On yaşında mısın?
Translate from Turkish to English

Yaklaşık olarak kırk yaşında.
Translate from Turkish to English

Otuz üç yaşında.
Translate from Turkish to English

Ben, 22 yaşında bir adamım.
Translate from Turkish to English

Senin yaşında bir oğlu var.
Translate from Turkish to English

Babam elli yaşında.
Translate from Turkish to English

Bronisław 18 yaşında.
Translate from Turkish to English

Eğer ben seksen yaşında olsam ve o hâlâ yaşasa, bana aynı öğüdü verir.
Translate from Turkish to English

Roger Miller Amerikan Birleşik Devletleri Ordusu'na on yedi yaşında katıldı. Atlanta, Georgia'ya yakın bir üsse gönderildi.
Translate from Turkish to English

Bir insan kaç yaşında olursa olsun, öğrenebilir.
Translate from Turkish to English

O beş yaşında iken o şiiri ezberleyebildi.
Translate from Turkish to English

O üç yaşında iken babasını kaybetti.
Translate from Turkish to English

O, karısını terk etti ve yarı yaşında bir kadınla aşk hayatı yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Oğlum on yaşında.
Translate from Turkish to English

Sanırım o, kırk yaşında.
Translate from Turkish to English

O, on bir yaşında iken annesi öldü.
Translate from Turkish to English

Tom yetmiş yaşında iken vefat etti.
Translate from Turkish to English

Tom 97 yaşında öldü.
Translate from Turkish to English

Büyükannem 82 yaşında ve hâlâ dinç.
Translate from Turkish to English

O, 6 yaşında piyano derslerine başladı.
Translate from Turkish to English

Ben o zaman sadece yedi yaşında bir kızdım.
Translate from Turkish to English

O, yirmi yaşında olduğunu söyledi, gerçek değildi.
Translate from Turkish to English

O yirmi yaşında, bir öğretmen oldu.
Translate from Turkish to English

O, 25 yaşında evlendi.
Translate from Turkish to English

O iki yaşında, ama şimdiden 100'e kadar sayabiliyor.
Translate from Turkish to English

Çocuk altı yaşında olacak.
Translate from Turkish to English

Büyük oğlun kaç yaşında?
Translate from Turkish to English

John seksen yaşında ama hâlâ formda.
Translate from Turkish to English

Yaşında görünüyor musun?
Translate from Turkish to English

İster inan ister inanma, Tom 70 yaşında.
Translate from Turkish to English

91 yaşında kadar Picasso resim çizmeye devam etti.
Translate from Turkish to English

Tom şu anki yaşında daha iyisini bilmeli.
Translate from Turkish to English

Gelecek nisanda on yaşında olacak.
Translate from Turkish to English

O üç yaşında iken babası vefat etti.
Translate from Turkish to English

O bizimle birlikte yaşamak için geldiğinde 12 yaşında idi.
Translate from Turkish to English

Tom on üç yaşında davul çalmaya başladı.
Translate from Turkish to English

Tom'un yirmilik dişleri yirmi dört yaşında diş hekimi tarafından çekildi.

Tom üç yaşında iken ilk kez Japonya'ya geldi.

Tom yaşında görünmüyor.

Tom otuz yaşında öldü.

Tom'un yaklaşık olarak senin yaşında bir kız kardeşi var.

Büyükbabam seksen yaşında bir hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.

Büyükbabam 90 yaşında ve çok canlı.

Senin yaşında daha iyi bilmelisin.

Senin yaşında ben de öyle düşünürdüm.

Senin yaşında kendini geçindirmelisin.

Dick on yaşında öldü.

Helen on yedi yaşında.

Blues şarkıcısı ve gitarist Robert Johnson 27 yaşındayken ölmeseydi, 8 Mayıs 2011'de yüz yaşında olacaktı.

Öldüğünde Dick on yaşında idi.

Tom on altı yaşında tek başına yaşamaya başladı.

Tom on iki yaşında iken trombon derslerine başladı.

O sekiz yaşında.

Tom otuz bir yaşında.

O köpek kaç yaşında?

O yaklaşık senin yaşında.

Onun yaşında tahminde bulundum.

Amcan kaç yaşında?

O beş yaşında.

Baban kaç yaşında?

Kaç yaşında olduğunu biliyorum.

O yaşında görünmüyor.

Senin yaşında olmak istiyorum.

Evren kaç yaşında?

Benim küçük erkek kardeşim on iki yaşında.

O, yetmiş yaşında öldü.

O, o zaman on yaşında bir çocuktu.

Onun arabası iki yaşında.

Tom 33 yaşında bir adam.

On dört yaşında olacağım.

Kaç yaşında olduğumu düşünüyorsun?

O bana kaç yaşında olduğumu sordu.

Okulumuz seksen yaşında.

Onun oğlu sekiz yaşında.

Tom şu anda üç yaşında.

Deden kaç yaşında?

Onun kaç yaşında olduğunu düşünüyorsun?

Tom'un kaç yaşında olduğunu düşünüyorsun?

Onların on yaşında bir oğlu var.

Tom'un yaklaşık senin yaşında bir kızı var.

O çocuk sadece dört yaşında fakat şimdiden yüze kadar sayabiliyor.

Gelecek yıl kaç yaşında olacaksın.

Babam 65 yaşında emekli oldu.

Sekiz yaşında bir araba neredeyse değersizdir.

Senin yaşında tekrar evlenmeyi ciddi olarak düşünüyor musun?

O, 22 yaşında evlendi.

O, bu romanı yirmi yaşında yazdı.

Gelecek hafta on yedi yaşında olacağım.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English