Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yaşa"

Learn how to use yaşa in a Turkish sentence. Over 79 hand-picked examples.

Kızım evlenebilecek yaşa geldi.
Translate from Turkish to English

Çok yaşa Farsça!
Translate from Turkish to English

İmparator çok yaşa!
Translate from Turkish to English

Hovarda bir hayat yaşa.
Translate from Turkish to English

Bir tavşan gibi yüz yıl yaşamaktansa, bir kaplan gibi bir gün yaşa.
Translate from Turkish to English

Çok yaşa!
Translate from Turkish to English

Yaşa ve öğren.
Translate from Turkish to English

Ben senin yaşının iki katı yaşa sahibim.
Translate from Turkish to English

Olgun bir yaşa kadar yaşadı.
Translate from Turkish to English

Yaşa ve yaşat.
Translate from Turkish to English

Çok yaşa Sovyetler Birliği!
Translate from Turkish to English

Belli yaşa gelince zihinsel performans düşer mi?
Translate from Turkish to English

Kendi kararlarımı alabilecek yaşa gelmedim mi?
Translate from Turkish to English

Sadece bir tane hayatın var. Onu mutlu ve başarılı bir şekilde yaşa.
Translate from Turkish to English

Geçmişi unut, geleceği yaşa.
Translate from Turkish to English

Git torunlarınla bol paralı bir yaşam yaşa.
Translate from Turkish to English

Bağırma da, nerede yaşarsan yaşa!
Translate from Turkish to English

"Geçmişi ve geleceği bırak, gününü yaşa", "nasıl hissediyorsan öyle davran", "başkaları için değil kendin için yaşa", "sen de herkes kadar değerlisin, düşüncelerin ve duyguların da onlar kadar değerlidir" gibi aslında hiç de yanlış olmayan felsefi yargılar, köşe yazarlarının ve sunucuların elinde ve dilinde, toplumsal geleneklere, göreneklere, kültüre ve dile aykırı bireysel davranışların, nezaketsizliklerin, terbiyesizliklerin ve kültürsüzlüklerin yani "öğrenilmiş cehaletin" gerekçeleri olmaktadır.
Translate from Turkish to English

"Çocuklar belli bir sıraya göre mi durmak zorundalar?" - "Evet, yaşa göre, lütfen."
Translate from Turkish to English

Herhangi bir yaşa geri gidebilsen, hangi yaşı seçersin?
Translate from Turkish to English

Hayatını yeniden yapacak olsan hangi yaşa geri gitmek istersin?
Translate from Turkish to English

Geçmişi unut, şu anı yaşa, geleceği düşün.
Translate from Turkish to English

Hayatını kendi tarzına göre yaşa, diğerlerinin talimatlarına göre değil.
Translate from Turkish to English

Amerika Birleşik Devletlerinde, hapşırdıklarında birine "çok yaşa" deriz.
Translate from Turkish to English

Sanırım astlarıma öğüt dağıtmak zorunda olduğum yaşa ulaştım.
Translate from Turkish to English

Kraliçe çok yaşa!
Translate from Turkish to English

İstediğin gibi yaşama, elinden nasıl geliyorsa öyle yaşa.
Translate from Turkish to English

Özgür yaşa veya öl.
Translate from Turkish to English

Kralımız çok yaşa!
Translate from Turkish to English

Sonsuza kadar yaşayacakmışsın gibi hayal et. Bugün ölecekmişsin gibi yaşa.
Translate from Turkish to English

Çok yaşa kaos!
Translate from Turkish to English

Çok yaşa Tatoeba Projesi!
Translate from Turkish to English

Uzun ve düzgün yaşa.
Translate from Turkish to English

Kralım çok yaşa!
Translate from Turkish to English

Uzun ve müreffeh bir hayat yaşa.
Translate from Turkish to English

Nerede yaşarsan yaşa sermaye vardır.
Translate from Turkish to English

Nerede yaşarsan yaşa başkent vardır.
Translate from Turkish to English

Bu yaşa kadar, toplum on çocuk sahibi olmanı söylüyor.
Translate from Turkish to English

Endişelenme, yaşa!
Translate from Turkish to English

"Hapşu." "Çok yaşa." "Teşekkürler."
Translate from Turkish to English

„Çok yaşa!“ - „Sağ ol, sen de gör.“
Translate from Turkish to English

Kralım çok yaşa.
Translate from Turkish to English

Yaşayabiliyorken yaşa.

Üzüntünden kurtulmaya çalış. Hayatını yaşa!

Siyasete girişme, uzak yaşa.

Hayatını yaşa!

Her şey yaşa uygun görünüyordu.

Düşüncen konuşmana, konuşman hareketine, hareketin kaderine yansır. Güzel düşün, güzel yaşa.

Artık öyle bir yaşa geldim ki, hayatı oyun olarak algılamıyorum. Bugün hayallerimi daha sessiz, daha bilinçli ve daha dikkatli kuruyorum. Eğer insanlar duygularıma saygı göstermiyor ve dikkat etmiyorlarsa, onlara yol vereceğim. Yalan yanlış Dostluklar için dilenmeyeceğim ve onlara sıkıca tutunmayacağım. Artık başkalarının bir karara varmalarını beklemeyeceğim, aksine kendi kararlarımı vereceğim. Çok şeye sahip değilim ama bir yüreğim, duygularım ve gururum var.

Şu anda yaşa, sonsuza kadar yaşa!

Hayatını hayal etme, hayallerini yaşa!

Bu anı yaşa!

Hay aklınla bin yaşa!

Aklınla bin yaşa.

Yaşa be!

Hayat için bir kullanım kılavuzu yoktur. Dürüst ol ve yüreğinle yaşa, gerisi kendiliğinden olur.

Yaşa.

Yaşa!

Hay yaşa.

Çok yaşa Mary!

Çok yaşa imparator!

Doğru yaşa, mutlu ol.

Sezar, çok yaşa!

Bu yaşa erdirdin beni.

Yaşa yaşa, gör temaşa.

Sen bu zekâyla nasıl bu yaşa geldin?

Ali bu zekâyla nasıl bu yaşa kadar hayatta kalabilmiş, hayret.

Daha önce hiç yaşamamış gibi yaşa.

Geçmişi unut, şimdide yaşa, geleceği düşün.

Ali bu kafayla bu yaşa kadar iyi gelmiş.

Hapşırıldığında ve bir "Hapşuu!" sesi duyulduğu zaman, sonrasında "Çok yaşa" veya Alman tabiriyle "Gesundheit" gelir.

Simit sat, onurlu yaşa.

Esperanto. Hayallerini yaşa!

Çok yaşa Filistin!

Geçmişi geride bırak, yaşa hayatını!

Çok yaşa.

İyi yaşa.

Sağlıklı yaşa.

Bin yaşa!

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English