Learn how to use yaşanan in a Turkish sentence. Over 34 hand-picked examples.
Norveç'te yaşanan katliam ve son günlerde İngiltere'deki ayaklanma ve yağma, dünyanın içine sürüklendiği durum itibarı ile dehşet vericidir.
Translate from Turkish to English
İkinci Dünya Savaşında yaşanan tüm olaylar doğru mu?
Translate from Turkish to English
Burada yaşanan acıları bizzat tanıklarından dinledim.
Translate from Turkish to English
Sanki sonsuzlardan beri yaşanan bir gece içindeyim.
Translate from Turkish to English
Depremde yaşanan can kayıplarına ilişkin rapor aldılar mı?
Translate from Turkish to English
Geçen yıl, meteoroloji kayıtları tutulmaya başlandığından beri yaşanan en sıcak yıldı.
Translate from Turkish to English
Kadına şiddet dünya çapında sıkça yaşanan insan hakları ihlallerindendir.
Translate from Turkish to English
Dünyada yaşanan pek çok olumsuzluk ekonomiyi etkiliyor.
Translate from Turkish to English
Peş peşe yaşanan sakatlıkların ardından Ali kadro kurmakta güçlük çekiyor.
Translate from Turkish to English
Yaşanan karambolde top Ali'nin önünde kaldı.
Translate from Turkish to English
Maçta yaşanan olaylar nedeniyle Yıldızspor'a tribün kapatma cezası verildi.
Translate from Turkish to English
Maç sonrası yaşanan olaylar nedeniyle Yıldızspor'a saha kapatma cezası verildi.
Translate from Turkish to English
Anadoluspor yaşanan olaylar nedeniyle sahadan çekildi.
Translate from Turkish to English
Cesaret, bilinmeyenle yaşanan aşktır.
Translate from Turkish to English
Aramızda yaşanan her şey bir yalan mıydı?
Translate from Turkish to English
Tom yaşanan sorunlardan haberi olmadığını söyledi.
Translate from Turkish to English
Orada yaşanan bu.
Translate from Turkish to English
Yaşanan her şeyi gördüm.
Translate from Turkish to English
O gün yaşanan tarihi olayları kimse unutmayacak.
Translate from Turkish to English
Ve bu, yaşanan sorunla ilgili tek örnek değil.
Translate from Turkish to English
Oyun, Balkanlarda yaşanan ihtilafi konu aliyor.
Translate from Turkish to English
Balkanlar yaşanan bu felakete anında yanıt verdi.
Translate from Turkish to English
Türkiye, Ortadoğu'da yaşanan demokrasi hareketlerinden fayda sağlayabilir mi?
Translate from Turkish to English
Yaşanan gelişmeler pek çok kimseyi şaşırtıyor.
Translate from Turkish to English
Balkanlar'da yaşanan çatışmaların özelliklerini netleştirebilir misiniz?
Translate from Turkish to English
Kuzeyde yaşanan çatışmalarda en az on beş kişi öldü.
Translate from Turkish to English
Amerika'da son yaşanan yasaklama ve sansür olayları, bir daha başka ülkeler benzer durumlarda sosyal medyaya benzer kısıtlamalar getirdiğinde parmak sallayıp özgürlük vaazı vermeye kalkarlarsa suratlarına tokat gibi çarpılacak.
Translate from Turkish to English
2. Karabağ Savaşı'nda yaşanan yenilgi ve İsrail'in karşı tarafa verdiği destek onun moralini bozup dinî inancını derinden sarsmıştı.
Translate from Turkish to English
Çöp kutusunda yaşanan patlama panik yarattı.
Translate from Turkish to English
En sık rastlanan yan etki, aşı bölgesinde yaşanan ağrı.
Translate from Turkish to English
Yabancı bir borsacı, şu sıralar TL'de yaşanan gibi bir dalgalanmaya otuz küsür yıllık kariyerinde ilk kez şahit olduğunu yazmış.
Translate from Turkish to English
Doğru zamanda yaşanan can sıkıntısı bir zeka belirtisidir.
Translate from Turkish to English
Yaşanan mağlubiyetler kazanma sanatını öğretir.
Translate from Turkish to English
Yaşanan skandal onun kariyeri açısından bir engele dönüştü.
Translate from Turkish to English