Learn how to use yaşar in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Mirketler Afrika'da yaşar.
Translate from Turkish to English
Balıklar suda yaşar.
Translate from Turkish to English
Bu kuş ne Japonya'da ne de Çin'de yaşar.
Translate from Turkish to English
John, New York'ta yaşar.
Translate from Turkish to English
Balık denizde yaşar.
Translate from Turkish to English
Tokyo'da her çeşit insan yaşar.
Translate from Turkish to English
Yağmur ormanları dünya yüzeyinin sadece yüzde ikisini kaplamasına karşın; vahşi bitki, hayvan ve bitki türlerinin yarısından fazlası orada yaşar.
Translate from Turkish to English
Bu kuş, ne Japonya'da, nede Çin'de yaşar.
Translate from Turkish to English
Diller taşa kazınmamıştır. Diller hepimizin sayesinde yaşar.
Translate from Turkish to English
Şu adalarda hangi hayvanlar yaşar?
Translate from Turkish to English
Erken kalkan uzun yaşar.
Translate from Turkish to English
İnekler otla yaşar.
Translate from Turkish to English
O balık tatlı suda yaşar.
Translate from Turkish to English
Onunla birlikte yaşar.
Translate from Turkish to English
O tek başına yaşar.
Translate from Turkish to English
Burada yirmi aile yaşar.
Translate from Turkish to English
Tom ebeveynleri ile birlikte yaşar.
Translate from Turkish to English
O, ormanda tek başına yaşar.
Translate from Turkish to English
O benim evimden uzakta yaşar.
Translate from Turkish to English
O, bir apartmanda yalnız yaşar.
Translate from Turkish to English
O, rahat küçük bir evde yaşar.
Translate from Turkish to English
O muhtemelen yüz yaşına kadar yaşar.
Translate from Turkish to English
Tom bu apartmanın üçüncü katında yaşar.
Translate from Turkish to English
O oldukça büyük bir konakta yaşar.
Translate from Turkish to English
O zengin fakat bir dilenci gibi yaşar.
Translate from Turkish to English
O, küçük bir apartmanda onunla birlikte yaşar.
Translate from Turkish to English
Az sayıda kişi yüz yaşına kadar yaşar.
Translate from Turkish to English
O konfor içinde yaşar.
Translate from Turkish to English
O, iki kapı aşağıda yaşar.
Translate from Turkish to English
O, günde 3000 yenle yaşar.
Translate from Turkish to English
O, çok büyük bir evde yaşar.
Translate from Turkish to English
Kız kardeşim Yokohama yakınında yaşar.
Translate from Turkish to English
O, tam bizim karşımızda yaşar.
Translate from Turkish to English
O, malikhanesinde yaşar.
Translate from Turkish to English
Ben değil ama erkek kardeşim Sendai'de yaşar.
Translate from Turkish to English
Süt ve sebzeye dayalı yaşar.
Translate from Turkish to English
Londra'nın banliyölerinde yaşar.
Translate from Turkish to English
Parka yakın bir yerde yaşar.
Translate from Turkish to English
Japonya'da birçok kuş türü yaşar.
Translate from Turkish to English
Caddenin karşı tarafında karşımızda yaşar.
Translate from Turkish to English
Bizim üstümüzde bir apartman dairesinde yaşar.
Translate from Turkish to English
Bu evde tek başına yaşar.
Translate from Turkish to English
Kadınlar genellikle erkeklerden daha uzun yaşar.
Translate from Turkish to English
Az sayıda insan 100 yaşına kadar yaşar.
Translate from Turkish to English
Amcam İspanyanın doğusunda yaşar.
Translate from Turkish to English
Şehrin batı kesiminde yaşar.
Translate from Turkish to English
Kral ve ailesi kraliyet sarayında yaşar.
Translate from Turkish to English
Londra'nın fakir bir bölgesinde yaşar.
Translate from Turkish to English
Kyushu'da küçük bir köyde yaşar.
Translate from Turkish to English
Az sayıda kişi doksan yaşına kadar yaşar.
Translate from Turkish to English
Kırsalda tamamen yalnız başına yaşar.
Translate from Turkish to English
Onlar bu apartmanın 12. katında yaşar.
Translate from Turkish to English
Bütün yıl orada yaşar ve çalışır.
Amcam, ki o Paris'te yaşar, bizi görmeye geldi.
Okyanusun yanında yaşar ama yüzemez.
O Cardiff'te yaşar.
O arabasında yaşar.
O işsizlik parası ile yaşar.
Onlar bir evde yaşar.
Tom Detroit'te yaşar.
O, New York'ta yaşar.
Sazan ve alabalık gibi balıklar tatlı suda yaşar.
Penguenler Kuzey Kutbu'nda mı yaşar?
Onun kız kardeşi İskoçya'da yaşar.
Yabani hayvanlar ormanda yaşar.
Tom Boston'da yaşar ve çalışır.
Tom ve Mary güvenlikli bir sitede yaşar.
Bütün mutlu aileler birbirine benzer, mutsuz olan her aile mutsuzluğunu kendine göre yaşar.
Tom Mary'den aşağı tarafta yaşar.
Tom senin yaşadığın yerden uzakta mı yaşar?
Tom buradan uzakta mı yaşar?
İyimserler daha çok yaşar.
Bu rahipler manastırın içinde yaşar.
Tom burada yalnız yaşar.
İnsanlar dünyada yaşar.
Tom maaş bordrosundan maaş bordrosuna yaşar.
Aç insanların % 98'i gelişmekte olan ülkelerde yaşar.
Tom ve karısı ayrı yaşar.
Kurtlar av hayvanlarının çokça bulunduğu bölgelerde yaşar.
Çok az insan bir asırdan fazla yaşar, ama çoğu iki asır görür.
İspanya'nın güneyindeki büyük bir kentte yaşar.
Bu gezegende hayvan ve bitkiler yaşar.
Bu küçücük köyde elli tane aile yaşar.
At ahırda yaşar.
Panda yalnızca Çin'de yaşar.
Benimkinden daha uzak altı evde yaşar.
Dünya nüfusunun üçte birinden fazlası kıyı yakınında yaşar.
O, bilgisayarı için yaşar.
Tom Park caddesinde küçük bir dairede yaşar.
Beyaz ayılar Arktika'da yaşar.
Az insan, yüz yıldan daha uzun yaşar.
Noel Baba Kuzey Kutbu'nda yaşar.
Tom ormanda tek başına yaşar.
Tom bu mahallede yaşar.
Tom bize yakın yaşar.
Tom Boston'da yaşar.
Birçok yarasa bu mağarada yaşar.
Dünyadaki birçok insan hala yoksulluk içinde yaşar.
Bu kentin kuzey kesiminde daha fazla insan yaşar.
Atlar ne kadar yaşar?