Learn how to use yaşlılar in a Turkish sentence. Over 25 hand-picked examples.
Ek olarak yaşlılar birbirleriyle sosyalleşebilsin ve Amerikan hayatının aktif üyeleri olarak kalabilsinler diye birçok topluluk kurulmuştur.
Translate from Turkish to English
Yaşlılar, Usenet günlerinde internetin daha özgür olduğunu iddia edebilirler.
Translate from Turkish to English
Yaşlılar da gençler de zayıf olmak istiyor.
Translate from Turkish to English
Yaşlılar bana benim yanlışlarımı açıkça söylesin lütfen.
Translate from Turkish to English
Trompetler ses çıkardığında, ordu bağırdı ve trompet sesinde, adamlar yüksek sesle bağırdığında, duvar çöktü; bu yüzden herkes doğruca içeriye hücum etti ve şehri aldılar.Şehri LORD'a verdiler ve kılıçla onun içinde yaşayan her şeyi yok ettiler-erkekler, kadınlar, gençler ve yaşlılar, sığırlar, koyunlar ve eşekler.
Translate from Turkish to English
Gençler var çoktan yaşlanmış, yaşlılar var genç kalmayı başarmış. Ben bu sondaki kategorideyim.
Translate from Turkish to English
Şimdiki yaşlılar ne kadar haklı.
Translate from Turkish to English
Hem Tom hem de Mary John'dan daha yaşlılar.
Translate from Turkish to English
Hem yaşlılar hem de gençler günah suçlusudur.
Translate from Turkish to English
Biletler genel giriş için 30 dolar ve öğrencilerle yaşlılar için 20 dolardır.
Translate from Turkish to English
İşsiz insanlar ve yaşlılar için tercihli bir fiyat vardır.
Translate from Turkish to English
Yaşlılar gençleri kıskanır.
Translate from Turkish to English
Onun anne ve babası, benimkilerden daha yaşlılar.
Translate from Turkish to English
Gençler ve yaşlılar arasında bir iletişim eksikliği vardır.
Translate from Turkish to English
Yaşlılar her zaman gençlerden daha akıllı değildir.
Translate from Turkish to English
Bu, yaşlılar arasında popülerdir.
Translate from Turkish to English
Tom o kadar yaşlıydı ki, köydeki en yaşlılar bile onu yalnızca yaşlı bir adam olarak tanıyordu.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary ikisi de çok yaşlılar, değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary senden daha yaşlılar.
Translate from Turkish to English
Savaşı yaşlılar başlatır, gençler ölür.
Translate from Turkish to English
Yaşlılar, ergenleri kandırabilecek düzeyde.
Translate from Turkish to English
Bu kişilerin çoğu, yaşlılar ve çocuklardı.
Translate from Turkish to English
Birlikte yaşamak zor, yaşlılar huzur istiyor.
Translate from Turkish to English
Yaşlılar her şeye inanırlar, orta yaşlılar her şeyden şüphe ederler, gençler de her şeyi bilirler.
Translate from Turkish to English
Su, böbrek fonksiyonları için çok önemlidir. Herkes, özellikle yaşlılar, her gün bol su içmelidir.
Translate from Turkish to English