Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yakıt"

Learn how to use yakıt in a Turkish sentence. Over 58 hand-picked examples.

Yakıt maliyetinden dolayı denizaşırı ülkelere uçuş maliyet arttı.
Translate from Turkish to English

Böyle kirleticiler çoğunlukla otomobil motorlarındaki yakıt tüketiminden kaynaklanmaktadır.
Translate from Turkish to English

Köşedeki servis istasyonunda arabama yakıt doldurttum.
Translate from Turkish to English

Küçük arabalar, düşük yakıt tüketimi nedeniyle çok ekonomiktir.
Translate from Turkish to English

Tom arabasına haftada iki kez yakıt alır.
Translate from Turkish to English

Ciddi gıda ve yakıt sıkıntısı vardı.
Translate from Turkish to English

Yakıt sıkıntısı vardı.
Translate from Turkish to English

Arabadaki yakıt tankı dolu.
Translate from Turkish to English

O, sadece ateşe yakıt ekler.
Translate from Turkish to English

Yakıt için odun ve kömür.
Translate from Turkish to English

Benzin yakıt için kullanılır.
Translate from Turkish to English

Yeterli yakıt yoktu.
Translate from Turkish to English

Büyük arabalar çok yakıt kullanırlar.
Translate from Turkish to English

Yeni bir yakıt tankeri denize indirildi.
Translate from Turkish to English

Yakıt seviyesi boşun altında.
Translate from Turkish to English

Yakıt ekonomisi hakkında endişeli misin?
Translate from Turkish to English

Sence az benzin harcamak için yakıt tasarrufunu nasıl yapabilirim?
Translate from Turkish to English

Yakıt tasarrufu bu arabanın önemli bir avantajıdır.
Translate from Turkish to English

Petrol artık ucuz bir yakıt değil.
Translate from Turkish to English

Bugünün uzay araçları roketler kullanıyor ve roketler büyük miktarda itici yakıt kullanıyor.
Translate from Turkish to English

Karbüratör sorun değildi. Yeni bir yakıt pompasına ihtiyacın vardı.
Translate from Turkish to English

Yakıt tasarrufu yap.
Translate from Turkish to English

Tom yakıt göstergesine baktı.
Translate from Turkish to English

Büyük araçlar daha fazla yakıt yakar.
Translate from Turkish to English

Bu makinede ne tür yakıt kullanıyorsunuz?
Translate from Turkish to English

Kömür, mangal kömürü, kok kömürü ve petrol koku yakıt olarak kullanılmaktadır.
Translate from Turkish to English

Araba çok yakıt harcar.
Translate from Turkish to English

Petrol, yakıt olarak kömürün yerini alıyordu.
Translate from Turkish to English

Bu araba az yakıt tüketir ve daha çevre dostudur.
Translate from Turkish to English

Fosil yakıt fiyatları tavana vurdu.
Translate from Turkish to English

Arabam büyükanneminkinden daha az yakıt tüketiyor.
Translate from Turkish to English

Yakıt borum kırık.
Translate from Turkish to English

Uçak biraz yedek yakıt taşımalıdır.
Translate from Turkish to English

Bu araba çok yakıt tüketir.
Translate from Turkish to English

Makineye yakıt koymalıyız.
Translate from Turkish to English

Yakıt göstergesi bozuldu.
Translate from Turkish to English

Daha az yakıt tüketmek çevre için daha iyidir.
Translate from Turkish to English

Tom yakıt tasarrufu yapmak için otoyolda saatte 60 mil hızla sürer.
Translate from Turkish to English

Arabam çok yakıt alır.
Translate from Turkish to English

Bu araba yakıt olarak çok ekonomiktir.
Translate from Turkish to English

Bizim burada durup yakıt almamız gerekir.
Translate from Turkish to English

İçten yanmalı motorlar, yakıt ve hava karışımını yakarlar.
Translate from Turkish to English

O, daha az yakıt kullanan yeni bir motor icat etti.
Translate from Turkish to English

O, daha az yakıt tüketen yeni bir motor icat etti.
Translate from Turkish to English

Asla alevlere yakıt eklemeyin.
Translate from Turkish to English

Bu araba her bir litre yakıt başına on üç kilometre gidebilir.
Translate from Turkish to English

Bu araba bir litre yakıt başına on üç kilometre gidebilir.

Bir uçuş sırasında uçak yakıt tüketirken uçağın ağırlığı sürekli değişir.

Alternatif yakıt kaynakları bulunamazsa, dünyamız bir enerji krizi geçirir.

Uçağın, yakıt ikmali için inmesi gerekiyor.

Boeing 747 dokuz saatlik bir uçuş için ne kadar yakıt taşır?

Yakıt göstergesine baktım.

Tom bir Toyota FJ'yi satın aldı ama şimdi yakıt için önceki aracından çok daha fazla para ödüyor.

Arabam çok yakıt tasarrufludur.

Vetëvendosje liderinin tutuklanması hareketin siyasete katılması için yakıt sağladı mı?

Dizel yakıt sıkıntısı nedeniyle artık araba kullanmıyorlar.

Kalman yolda tekrar yakıt ikmali yapmak zorunda kalacak.

Kalman yakıt ikmali yaptı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English