Learn how to use yaklaşan in a Turkish sentence. Over 36 hand-picked examples.
Tom yaklaşan oyun hakkında heyecanlı.
Translate from Turkish to English
Tom yaklaşan gezilerinde arabayı en fazla Mary'nin sürmesi gerektiği konusunda aynı fikirdedir.
Translate from Turkish to English
Tom yaklaşan testi gözden geçirmek için biraz ekstra zaman kullanabilirdi.
Translate from Turkish to English
Yaklaşan sınavı geçecek.
Translate from Turkish to English
Yaklaşan üç günlük tatili nasıl geçireceksin?
Translate from Turkish to English
Okul kulüpleri yaklaşan okul yılı için yapmayı planladıkları kamu hizmeti projelerini açıkça ana hatlarıyla belirtmelidir.
Translate from Turkish to English
Yaklaşan bir doğum günüm var.
Translate from Turkish to English
Sana faydalı olmak amacıyla sana yaklaşan bir adam görürsen, hayatın için koşmalısın.
Translate from Turkish to English
Güçlü rüzgar yaklaşan fırtınanın habercisidir.
Translate from Turkish to English
Ben uzaktan yaklaşan bir suret gördüm.
Translate from Turkish to English
Yaklaşan Yeni Yılın size ve ailenize neşe getirmesini dileriz.
Translate from Turkish to English
Öğrenciler yaklaşan geziye can atıyor.
Translate from Turkish to English
Yaklaşan seçimin sonucu, şimdiye kadar tahmin edilmesi en zoru olacak.
Translate from Turkish to English
Yaklaşan insanların sesini duyabiliyorduk.
Translate from Turkish to English
Sona yaklaşan dünya hakkındaki filmde, ölüm on iki saat içinde kesindi.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary yaklaşan tatillerinde yapmak istedikleri her şey hakkında konuştular.
Translate from Turkish to English
Yaklaşan bir araba var.
Translate from Turkish to English
Yaklaşan sirenleri duyabiliyorduk.
Translate from Turkish to English
Onun yaklaşan partisi hakkında e-posta bildirimini aldım.
Translate from Turkish to English
Bir zamanlar genç bir muhabir, emekliliği yaklaşan yaşlı Eisenhower'a ''Gelecekte ne yapacaksınız?'' diye sordu. Bunun üzerine Eisenhower:'' Ah! Genç adam, acele yok! Öncelikle verandaya sallanan bir koltuk koyacağım. Ondan sonra altı ay boyunca sakince oturacağım. Sonra da çok yavaşça sallanmaya başlayacağım.''
Translate from Turkish to English
İktidar partisi yaklaşan seçimi kazanacak gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Yaklaşan seçimlerde oy vermeyi planlamıyorum.
Translate from Turkish to English
İyi bir ağaca yaklaşan kendini iyi bir gölgede bulur.
Translate from Turkish to English
Tom yaklaşan yolculuğu için çantasını topladı.
Translate from Turkish to English
Tom yaklaşan ayak seslerini duyduğunda baktı.
Translate from Turkish to English
Yaklaşan Cadılar Bayramı partisi için kostümüm kendimi bir mumya gibi tuvalet kağıdına sarıyor olacağımı düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Yunanlılar virgülü icat ettiler, edebiyatları için değil, oyuncuları için, onları yaklaşan uzun bir cümleye hazırlamak için derin bir nefes almaya ikna etmek; bu nedenle virgül, duraklama noktasını temsil eder.
Translate from Turkish to English
Tom yaklaşan adımları duyabiliyordu.
Translate from Turkish to English
Bu rüzgâr yaklaşan fırtınanın habercisi.
Translate from Turkish to English
Yanına yaklaşan köpeğin başını okşadı.
Translate from Turkish to English
Robert yaklaşan sınavını düşünüyor.
Translate from Turkish to English
Robert yaklaşan sınavı için sıkı çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Stefan ona yaklaşan ayak seslerini duydu.
Translate from Turkish to English
Stefan ona yaklaşan ayak seslerini işitti.
Translate from Turkish to English
Edmundo yaklaşan seçimlerle ilgili haberleri izliyordu.
Kendini yaklaşan sınava hazırlamalıdır.