Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yaklaşan"

Learn how to use yaklaşan in a Turkish sentence. Over 36 hand-picked examples.

Tom yaklaşan oyun hakkında heyecanlı.
Translate from Turkish to English

Tom yaklaşan gezilerinde arabayı en fazla Mary'nin sürmesi gerektiği konusunda aynı fikirdedir.
Translate from Turkish to English

Tom yaklaşan testi gözden geçirmek için biraz ekstra zaman kullanabilirdi.
Translate from Turkish to English

Yaklaşan sınavı geçecek.
Translate from Turkish to English

Yaklaşan üç günlük tatili nasıl geçireceksin?
Translate from Turkish to English

Okul kulüpleri yaklaşan okul yılı için yapmayı planladıkları kamu hizmeti projelerini açıkça ana hatlarıyla belirtmelidir.
Translate from Turkish to English

Yaklaşan bir doğum günüm var.
Translate from Turkish to English

Sana faydalı olmak amacıyla sana yaklaşan bir adam görürsen, hayatın için koşmalısın.
Translate from Turkish to English

Güçlü rüzgar yaklaşan fırtınanın habercisidir.
Translate from Turkish to English

Ben uzaktan yaklaşan bir suret gördüm.
Translate from Turkish to English

Yaklaşan Yeni Yılın size ve ailenize neşe getirmesini dileriz.
Translate from Turkish to English

Öğrenciler yaklaşan geziye can atıyor.
Translate from Turkish to English

Yaklaşan seçimin sonucu, şimdiye kadar tahmin edilmesi en zoru olacak.
Translate from Turkish to English

Yaklaşan insanların sesini duyabiliyorduk.
Translate from Turkish to English

Sona yaklaşan dünya hakkındaki filmde, ölüm on iki saat içinde kesindi.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary yaklaşan tatillerinde yapmak istedikleri her şey hakkında konuştular.
Translate from Turkish to English

Yaklaşan bir araba var.
Translate from Turkish to English

Yaklaşan sirenleri duyabiliyorduk.
Translate from Turkish to English

Onun yaklaşan partisi hakkında e-posta bildirimini aldım.
Translate from Turkish to English

Bir zamanlar genç bir muhabir, emekliliği yaklaşan yaşlı Eisenhower'a ''Gelecekte ne yapacaksınız?'' diye sordu. Bunun üzerine Eisenhower:'' Ah! Genç adam, acele yok! Öncelikle verandaya sallanan bir koltuk koyacağım. Ondan sonra altı ay boyunca sakince oturacağım. Sonra da çok yavaşça sallanmaya başlayacağım.''
Translate from Turkish to English

İktidar partisi yaklaşan seçimi kazanacak gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Yaklaşan seçimlerde oy vermeyi planlamıyorum.
Translate from Turkish to English

İyi bir ağaca yaklaşan kendini iyi bir gölgede bulur.
Translate from Turkish to English

Tom yaklaşan yolculuğu için çantasını topladı.
Translate from Turkish to English

Tom yaklaşan ayak seslerini duyduğunda baktı.
Translate from Turkish to English

Yaklaşan Cadılar Bayramı partisi için kostümüm kendimi bir mumya gibi tuvalet kağıdına sarıyor olacağımı düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Yunanlılar virgülü icat ettiler, edebiyatları için değil, oyuncuları için, onları yaklaşan uzun bir cümleye hazırlamak için derin bir nefes almaya ikna etmek; bu nedenle virgül, duraklama noktasını temsil eder.
Translate from Turkish to English

Tom yaklaşan adımları duyabiliyordu.
Translate from Turkish to English

Bu rüzgâr yaklaşan fırtınanın habercisi.
Translate from Turkish to English

Yanına yaklaşan köpeğin başını okşadı.
Translate from Turkish to English

Robert yaklaşan sınavını düşünüyor.
Translate from Turkish to English

Robert yaklaşan sınavı için sıkı çalışıyor.
Translate from Turkish to English

Stefan ona yaklaşan ayak seslerini duydu.
Translate from Turkish to English

Stefan ona yaklaşan ayak seslerini işitti.
Translate from Turkish to English

Edmundo yaklaşan seçimlerle ilgili haberleri izliyordu.

Kendini yaklaşan sınava hazırlamalıdır.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English