Learn how to use yakmak in a Turkish sentence. Over 17 hand-picked examples.
Tom yakmak için odun yardı.
Translate from Turkish to English
1920'li yıllarda Almanya'da enflasyon o kadar yüksekti ki, ısınmak için para yakmak sıradan bir durumdu.
Translate from Turkish to English
Bir ormanı yakmak için bir kıvılcım yeterli olur.
Translate from Turkish to English
Tom ateş yakmak zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English
Amerika Birleşik Devletlerinde Amerikan bayrağını yakmak bir suç mu?
Translate from Turkish to English
Tom'un yakmak için bol parası vardı.
Translate from Turkish to English
Bir kadınla tartışmak suyu boğmaya çalışmak, ateşi yakmak, toprağı kazmak ya da havayı yakalamaya çalışmak gibidir.
Translate from Turkish to English
Bir mum yakmak karanlığı lanetlemekten daha iyidir.
Translate from Turkish to English
Çöpleri eve çok yakın yakmak iyi bir fikir değildi.
Translate from Turkish to English
Fadıl, Leyla'nın cesedini yakmak istedi.
Translate from Turkish to English
Sami, Leyla'nın cesedini yakmak istedi.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'den aldığı tüm mektupları yakmak istedi, ancak John ona yapmaması gerektiğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Sami, Leyla'nın cesedini yakmak için benzin kullandı.
Translate from Turkish to English
Eğer kilo vermek istiyorsak, ihtiyaç duyduğumuzdan daha fazla kaloriyi yakmak zorundayız.
Translate from Turkish to English
Kışın kömür yakmak hava kirliliğini artırıyor.
Translate from Turkish to English
Karanlığa Lanet Okumaktansa Bir Mum Yakmak Yeğdir
Translate from Turkish to English
Tom piposunu yakmak için bir kibrit çaktı.
Translate from Turkish to English