Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yanıp"

Learn how to use yanıp in a Turkish sentence. Over 45 hand-picked examples.

Ev yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Nesne, yanıp sönen ışıklar vererek, güneye doğru uçtu.
Translate from Turkish to English

Bütün köy yangın tarafından yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Bütün köy yanıp kül oldu
Translate from Turkish to English

On ev yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Ben bir sigara için yanıp tutuşuyordum.
Translate from Turkish to English

Otel yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Kıskançlıktan yanıp tutuşuyordu.
Translate from Turkish to English

O kıskançlıktan yanıp tutuşuyordu.
Translate from Turkish to English

Tom'un evi yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

İçimde aşk için yanıp tutuşan doyumsuz bir özlem var.
Translate from Turkish to English

O büyük yangında düzinelerce ev yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Konsolda yanıp sönen bazı kırmızı ışıklar var.
Translate from Turkish to English

Alarm durdu ve kırmızı bir ışık yanıp sönmeye başladı.
Translate from Turkish to English

O kırmızı ışık neden yanıp sönüyor?
Translate from Turkish to English

Bu ışık neden yanıp sönüyor?
Translate from Turkish to English

Gözlerim yanıp duruyor.
Translate from Turkish to English

Bu civarda tüm evler yangında yanıp kül olmadı.
Translate from Turkish to English

Tom'un evi 2013'te yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Işık yanıp sönüyordu.
Translate from Turkish to English

Kamp ateşi yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Evin çok çabuk yanıp kül olacağını düşünmedim.
Translate from Turkish to English

Dün çıkan yangında iki yüz ev yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Okulumuz yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin onun için yanıp tutuşmaya devam ettiğini söylüyor.
Translate from Turkish to English

Yeşil adam yanıp sönerken yolu geçmeyin.
Translate from Turkish to English

Yanıp sönen efektler epilepsi nöbetlerini tetikleyebilir.
Translate from Turkish to English

Her şey yanıp kül oluyordu.
Translate from Turkish to English

O küçük yanıp sönen ışık nedir?
Translate from Turkish to English

Benim ahır yanıp kül olduktan sonra şimdi ayı görebiliyorum.
Translate from Turkish to English

Araba yarışta yanıp yok oldu.
Translate from Turkish to English

Birdenbire, kırmızı ve mavi ışıklar arkamızda yanıp sönmeye başlar.
Translate from Turkish to English

Kırmızı ve mavi ışıklar dikiz aynasında yanıp sönmeye başladı.
Translate from Turkish to English

Birdenbire ahır yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Fener her 12 saniyede bir yanıp sönüyor.
Translate from Turkish to English

Leyla'nın evi yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Leyla, arabasının arkasında yanıp sönen mavi ışıkları gördü.
Translate from Turkish to English

Onların evi yangında yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Onların arkasında kırmızı ve mavi ışıklar yanıp sönüyordu.
Translate from Turkish to English

Tom'un dikiz aynasında kırmızı ve mavi ışıklar yanıp sönüyordu.
Translate from Turkish to English

Evimiz yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Sami'nin evi yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Avustralya'ya gitmek için yanıp tutuşuyorum.
Translate from Turkish to English

Floresan lamba arızalıydı ve kesik kesik yanıp sönüyordu.
Translate from Turkish to English

İlk nesil oyun konsollarında hafızaya alma olayı olmadığı için sonlara doğru yanıp oyuna amele gibi sıfırdan başlamak adama evlat acısı gibi koyuyordu.
Translate from Turkish to English