Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yanlışlıkla"

Learn how to use yanlışlıkla in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

O yanlışlıkla bana çarptı
Translate from Turkish to English

Yanlışlıkla onun şemsiyesini aldım.
Translate from Turkish to English

Yanlışlıkla mektubunu açtığım için lütfen beni affet.
Translate from Turkish to English

Ben yanlışlıkla başka birinin odasına girdim.
Translate from Turkish to English

Eldivenlerimi yanlışlıkla ters giydim.
Translate from Turkish to English

Birinin parayı yanlışlıkla aldığı belliydi.
Translate from Turkish to English

Birisi yanlışlıkla ayakkabımı aldı.
Translate from Turkish to English

Ken yanlışlıkla yanlış otobüse bindi.
Translate from Turkish to English

Tom yanlışlıkla ayağına bastığı için Mary'den özür diledi.
Translate from Turkish to English

Biri yanlışlıkla benim ayakkabılarımı aldı.
Translate from Turkish to English

Tom yanlışlıkla kendini bacağından vurdu.
Translate from Turkish to English

Seni yanlışlıkla kardeşine benzettim.
Translate from Turkish to English

Tom yanlışlıkla harici hard disklerden birindeki tüm dosyaları sildi.
Translate from Turkish to English

Jack yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olabilir.
Translate from Turkish to English

O bana yanlışlıkla vurdu.
Translate from Turkish to English

Ben yanlışlıkla suçlandım.
Translate from Turkish to English

O yanlışlıkla zehir aldı.
Translate from Turkish to English

Yanlışlıkla senin şemsiyeni aldım.
Translate from Turkish to English

Yanlışlıkla postanı açtığım için üzgünüm.
Translate from Turkish to English

Korkarım ki yanlışlıkla senin şemsiyeni aldım.
Translate from Turkish to English

Mektubunu yanlışlıkla açtığım için özür dilerim.
Translate from Turkish to English

Birisi yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olmalı.
Translate from Turkish to English

Yanlışlıkla yanlış otobüse bindi.
Translate from Turkish to English

Yanlışlıkla yanlış trene bindi.
Translate from Turkish to English

Yanlışlıkla onun şemsiyesini getirdim.
Translate from Turkish to English

Yanlışlıkla kahvesine tuz koydu.
Translate from Turkish to English

Tom yanlışlıkla Mary'nin şemsiyesini eve getirdi.
Translate from Turkish to English

Yanlışlıkla kahve fincanına tuz koydu.
Translate from Turkish to English

Yanlışlıkla ters yöne giden bir trene bindim.
Translate from Turkish to English

Maalesef yanlışlıkla sizin şemsiyenizi aldım.
Translate from Turkish to English

Donanma jetlerinin navigasyonda önemli bir bozumu vardı ve onlar yanlışlıkla kendi askerlerini bombaladılar gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Dikkatli değildim ve yanlışlıkla hatalı otobüse bindim.
Translate from Turkish to English

Kurbanın yanlışlıkla büyük miktarda zehir aldığı düşünülüyor.
Translate from Turkish to English

Tom yanlışlıkla biraz fare zehiri içti.
Translate from Turkish to English

Bilim adamlarına göre yaygın bir hata her problemin teknik bir çözümü var olduğuna yanlışlıkla inanmaktır.
Translate from Turkish to English

O yanlışlıkla suçlandı.
Translate from Turkish to English

Hava yolu yanlışlıkla bavulumu Boston'a gönderdi.
Translate from Turkish to English

Bu sefer beni yanlışlıkla hapse attılar.
Translate from Turkish to English

Hayır, yanlışlıkla parmağımı kestim! Ne yapmalıyım?
Translate from Turkish to English

Yanlışlıkla büyük bir kayaya tekme attım ve baş parmağımı kırdım.
Translate from Turkish to English

Pahalı bir bıçağı yanlışlıkla çöpe attım.
Translate from Turkish to English

Onu yanlışlıkla ayağından vurdu.
Translate from Turkish to English

Tom yanlışlıkla bozuk para yuttu.
Translate from Turkish to English

Yanlışlıkla tabağı düşürdüm.
Translate from Turkish to English

Uçuş görevlisi yanlışlıkla Tom'un üzerine biraz sıcak kahve döktü.

Tom yanlışlıkla suçlandı.

Tom'a yanlışlıkla yanlış ilacı verdim.

Tom yanlışlıkla tutuklandı.

Tom yanlışlıkla tuzu çayına koydu.

Sanırım o email'i yanlışlıkla Tom'a gönderdim.

Tom bana yanlışlıkla çarptı.

Yanlışlıkla hepsini sildim.

Tom Mary'nin yanlışlıkla John'un şemsiyesini aldığını gördü.

Tom beni yanlışlıkla erkek kardeşime benzetti.

Tom yanlışlıkla yanlış şemsiyeyi aldı.

Yanlışlıkla her şeyi sildim.

Melanie yanlışlıkla bir sinek öldürdü.

Sen hiç yorum yapmak istedin mi, fakat onu yanlışlıkla bir çeviri olarak postaladın mı?

O yanlışlıkla kahvesine tuz döktü.

Tom yanlışlıkla perdeyi ateşe verdi.

Tom sık sık yanlışlıkla bir öğrenciye benzetilir.

O dosyayı yanlışlıkla sildim sanırım.

Başlangıçta, yanlışlıkla seni erkek kardeşine benzettim.

Tom yanlışlıkla şekeri tuzla karıştırdı.

Üzgünüm! Ben yanlışlıkla bitirmeden "Gönder"'e tıkladım.

Pardon. Yanlışlıkla "Gönder"e tıkladım.

Tom yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olabilir.

Dan yanlışlıkla perdeyi ateşe verdi.

Filmin yapımı sırasında aktör yanlışlıkla vurularak öldürüldü.

Ben yanlışlıkla bir sinek yedim.

O, yanlışlıkla deterjan yuttu.

O, yanlışlıkla deterjan içti.

Ben sadece yanlışlıkla buradayım.

Ben yanlışlıkla bir böcek yedim.

Birisi şemsiyeni yanlışlıkla almış olmalı.

Tom yanlışlıkla zehir içti.

Yanlışlıkla onu çıplak gördüm.

Onu yapan aslında Mary olduğu zaman sanırım yanlışlıkla onun Tom olduğunu söyledim.

Kazara yanlışlıkla onun şemsiyesini aldı.

Tom havuç doğrarken yanlışlıkla bıçakla parmağını kesti.

Sütü yanlışlıkla şeker kasesine döktüm.

Ben yanlışlıkla Lady Gaga CD'min üzerine bastım ve onu kırdım!

Belki ona yanlışlıkla hasar verdim.

Onlar bavulumu yanlışlıkla Londra'ya gönderdi.

Yanlışlıkla ağzına deniz suyu kaçtığı oldu mu?

Tom Mary'nin şarkı söylemesini yanlışlıkla acı bir çığlıkla karıştırdı.

Onun şemsiyesini yanlışlıkla aldı.

Onun şemsiyesini yanlışlıkla aldım.

Yanlışlıkla Tom'un şemsiyesini aldım.

Tom yanlışlıkla telefonunun ekranını çatlattı.

O yanlışlıkla yanlış şapkayı aldı.

O, kapıdan aceleyle çıktı ve anahtarı yanlışlıkla evde unuttu.

Sanırım Tom yanlışlıkla benim bardağımdan içti.

Masum bir adam yanlışlıkla tutuklandı.

Sanırım Tom onu yanlışlıkla yaptı.

Tom yanlışlıkla biraz zehir içti.

Tom yanlışlıkla kulağının etli kısmını zımbaladı.

Tom yanlışlıkla içkisini devirdi.

Tom silahını temizlerken yanlışlıkla Mary'yi vurduğunu iddia ediyor.

Ona yanlışlıkla bağırdım ve kendimi gerçekten kötü hissettim.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English