Learn how to use yapılacağını in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Nasıl bir radyo yapılacağını bilir.
Translate from Turkish to English
Nasıl şekerleme yapılacağını bilir.
Translate from Turkish to English
Bana nasıl hırsızlık yapılacağını öğretebilir misin?
Translate from Turkish to English
Annem bana nasıl "osechi" yapılacağını öğretti.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'den ona valsin nasıl yapılacağını öğretmesini rica etti.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin Python, JavaScript ve Perl'de nasıl program yapılacağını bildiğini düşündü.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye ne yapılacağını söyleyecek midesi olduğunu düşünmüyordu.
Translate from Turkish to English
Onun nasıl yapılacağını bana göster.
Translate from Turkish to English
O bana nasıl kek yapılacağını gösterdi.
Translate from Turkish to English
Onlar büyük bir barajın yapılacağını söylüyorlar.
Translate from Turkish to English
Pazartesi günü sana nasıl paten yapılacağını öğreteceğim.
Translate from Turkish to English
Nasıl kek yapılacağını bana açıkladı.
Translate from Turkish to English
Çocuk nasıl toplama yapılacağını bile bilmiyor.
Translate from Turkish to English
Öğretmen onun nasıl yapılacağını gösterecek.
Translate from Turkish to English
Teyzem bana iyi kahvenin nasıl yapılacağını gösterdi.
Translate from Turkish to English
Annem bana miso çorbasının nasıl yapılacağını öğretti.
Translate from Turkish to English
Keşke DVD'ye nasıl kayıt yapılacağını bilebilsem.
Translate from Turkish to English
O nasıl bahis yapılacağını bilir.
Translate from Turkish to English
Onun nasıl yapılacağını biliyorum.
Translate from Turkish to English
Onun nasıl yapılacağını bana öğret.
Translate from Turkish to English
Bunun nasıl yapılacağını biliyor musun?
Translate from Turkish to English
Ne yapılacağını biliyorum.
Translate from Turkish to English
Buradaki birisi bunun nasıl yapılacağını biliyor mu?
Translate from Turkish to English
Eğer erkek kardeşim burada olsaydı, ne yapılacağını bilebilirdi.
Translate from Turkish to English
Tom onun nasıl yapılacağını ayrıntılı olarak açıkladı.
Translate from Turkish to English
Tom zaten onun nasıl yapılacağını bildiğini söylüyor.
Translate from Turkish to English
Ben domates sosunun nasıl yapılacağını Tom'a gösteren adamım.
Translate from Turkish to English
Onun ne zaman yapılacağını düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English
Lütfen nasıl kek yapılacağını göster bana.
Translate from Turkish to English
Bunun nasıl yapılacağını bilen tek kişi sensin.
Translate from Turkish to English
Peynirin nasıl yapılacağını bana öğretir misin?
Translate from Turkish to English
Tom ne yapılacağını bilmiyor gibi gözüküyor.
Translate from Turkish to English
Onun daha açık olması için tonlamanın nasıl yapılacağını açıklamak kolay değil.
Translate from Turkish to English
Tom'a onun nasıl yapılacağını öğretmeni istiyorum.
Translate from Turkish to English
Atom bombasının nasıl yapılacağını biliyorlar.
Translate from Turkish to English
Nasıl masaj yapılacağını bilir.
Translate from Turkish to English
Bunun nasıl yapılacağını tam olarak biliyorum.
Translate from Turkish to English
Ne yapılacağını Tom'a anlatman gerekmez.
Translate from Turkish to English
Bunun nasıl yapılacağını tam olarak hatırlayamıyorum.
Translate from Turkish to English
Tom bana nasıl pizza yapılacağını gösterdi?
Translate from Turkish to English
Onun nasıl yapılacağını bilmediğimi zaten söyledim.
Translate from Turkish to English
Tom Meryem'e, ne yapılacağını bilmediğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom, Meryem'den ne yapılacağını anlatmasını arzu etti.
Tom Meryem'e, ne yapılacağını zaten anlatmıştı.
Tom bunun nasıl yapılacağını bilen tek kişidir.
Ne yapılacağını bilemeyince onun tavsiyesini istedim.
Tom bana onun nasıl yapılacağını anlattı.
Bunun nasıl yapılacağını sana gösterebilirim.
Bunun nasıl yapılacağını size öğretebilirim.
Tom bana bir şeyin yapılacağını söz verdi.
Bana nasıl yapılacağını söyler söylemez onu yapacağım.
Nasıl alışveriş yapılacağını biliyor.
İlk yardımın nasıl yapılacağını biliyor musun?
Bunun nasıl yapılacağını öğrenmek için yalnız bir çare var. Bunu Tom'a sor.
Eğer erkek kardeşim orada olsaydı ne yapılacağını bilirdi.
Onun nasıl yapılacağını arama, kendini nasıl önlemeyeceğini bul.
Sonra ne yapılacağını Tom'a sor.
Tom ne yapılacağını Mary'ye söylemek zorunda değildi.
Nasıl hokkabazlık yapılacağını biliyor musun?
Onlar büyük bir barajın yapılacağını söylüyor.
Üzgünüm ama ne yapılacağını bilmiyorum.
Tom onun nasıl yapılacağını bize gösterdi.
Onun nasıl yapılacağını nasıl bildin?
Bunun nasıl yapılacağını biri bana anlatabilir mi?
Hiçbirimiz ne yapılacağını bilmiyorduk.
Kızarmış pirinçli etin nasıl yapılacağını öğrenmek zorunda kalacağım.
Tom ne yapılacağını bilir, buna eminim.
Tom ne yapılacağını bize neden söylemedi?
Herkes ne yapılacağını biliyordu.
Tom onun nasıl yapılacağını öğreniyor.
Tom Mary'ye işlerin nasıl yapılacağını gösterdi.
Garip değil mi? - Yabancı biri yerli birine çarşıda nasıl pazarlık yapılacağını gösteriyor.
Ne yapılacağını bilmiyorum.
Ben akşam yemeği için ne yapılacağını bilmiyorum.
Ne yapılacağını bana söylüyor musun?
Üzgünüm, başka ne yapılacağını bilmiyordum.
Tom bunun nasıl yapılacağını bilmiyor gibi görünüyor.
O olaydan sonra ne yapılacağını bilmiyordum.
Bunun nasıl yapılacağını bize anlatabileceğinizi umuyorduk.
Tom nasıl hokkabazlık yapılacağını bana öğretti.
Tom'un ne yapılacağını bize söylemesine ihtiyacımız yok.
Tom ne yapılacağını bilmediğini söylüyor.
Tom tam olarak ne yapılacağını Mary'ye söyledi.
O nasıl parti yapılacağını bilir.
Nasıl yapılacağını biliyorum.
Tom'un bunun nasıl yapılacağını bildiğini düşünmüştüm.
Gerçekten ne yapılacağını bilmiyordum.
Tom ne yapılacağını bilmediğini söyledi.
Tom onun nasıl yapılacağını unuttuğunu söyledi.
Tom'un onun nasıl yapılacağını bildiğini sanmıyorum.
Tom sana nasıl kayak yapılacağını öğreten kişi miydi?
Diğer büyükannem nasıl yemek yapılacağını bilmiyordu ya da önemsemiyordu.
Onun nasıl yapılacağını bana gösterin, lütfen.
Tom'un bunun nasıl yapılacağını bileceğini sanmıyorum.
Gerçekten ne yapılacağını bilmiyorum.
Tom'a, ne yapılacağını zaten bildiğimi söyle.
Ne yapılacağını Tom'a söylemene gerek yok.
Yapılması gerekenlerin nasıl yapılacağını Tom'a göstermek istedim.
Tom onun nasıl yapılacağını unuttu.
Ne yapılacağını bana anlatmana gerek yok. Ben zaten biliyorum.