Learn how to use yapmadığı in a Turkish sentence. Over 46 hand-picked examples.
O, ödevini yapmadığı için onu azarladı.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin yapacağını söylediğini yapmadığı için John'a özür dilemesi gerektiğini düşünüyor.
Translate from Turkish to English
Tom kendisinden bekleneni yapmadığı için Mary'ye özür diledi.
Translate from Turkish to English
Mary'nin ne yapıp yapmadığı Tom'un umurunda değil.
Translate from Turkish to English
Öğretmenin ev ödevini zamanında yapmadığı için Tom'un özrünü kabul etmesi çok zayıf bir olasılıktır.
Translate from Turkish to English
Tom, işi doğru yapmadığı için Mary'yi eleştirdi.
Translate from Turkish to English
O, makyaj yapmadığı zaman bile, o çok güzeldir.
Translate from Turkish to English
Şekerleme yapmadığı günlerde aksi olur.
Translate from Turkish to English
Ev ödevini yapmadığı için onu azarladı.
Translate from Turkish to English
Tom yapmadığı bir şey yüzünden hapiste.
Translate from Turkish to English
Devlet görevini yapmadığı için, vatandaşların güvenliğini sağlayacak bir dernek kurduk.
Translate from Turkish to English
Tom yapmadığı bir şeyi yaptığını söylemek istemiyor.
Translate from Turkish to English
Tom daha önce hiç yapmadığı bir şeyi yapmak istediğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom yapması gerekeni yapmadığı için özür diledi.
Translate from Turkish to English
Kendimizin yapmadığı bir şeyi yapmanı istemiyoruz.
Translate from Turkish to English
Tom onu yapmadığı konusunda ısrar etti.
Translate from Turkish to English
Tom daha önce hiç yapmadığı bir şeyi deneyeceğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Seosamh'ın yapmadığı işi yapacak mısın?
Translate from Turkish to English
Soruşturma polis memurunun yanlış bir şey yapmadığı sonucuna varmıştır.
Translate from Turkish to English
Tom'un yapmadığı bir şey için hapse konulmasına izin veremem.
Translate from Turkish to English
Onların yapıp yapmadığı açık değildi.
Translate from Turkish to English
Onun ödevini yapıp yapmadığı kesin değil.
Translate from Turkish to English
Tom'un onu yapıp yapmadığı umurumda değil.
Translate from Turkish to English
Ev ödevini yalnız başına yapıp yapmadığı şüpheli.
Translate from Turkish to English
O başka kimsenin yapmadığı bir şey.
Translate from Turkish to English
Tom onu daha önce yapmadığı için üzülüyor mu?
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin onu neden yapmadığı hakkında hiçbir fikri yoktu.
Translate from Turkish to English
Onun bunu yapmadığı gerçeği inkâr edilemez.
Translate from Turkish to English
Tom bunu yapmadığını söylediği için onun bunu yapmadığı anlamına gelmiyor.
Translate from Turkish to English
Mary'nin bunu yapıp yapmadığı Tom'un umurunda değil.
Translate from Turkish to English
Mary'nin bunu neden yapmadığı konusunda Tom'un hiçbir fikri yoktu.
Translate from Turkish to English
Mary'nin bunu neden yapmadığı Tom'un umurunda değil.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary bunu yapmadığı için çok mutlu.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin bunu yapmadığı için mutlu olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom bunu yapmadığı konusunda ısrar etti.
Translate from Turkish to English
Bunu yaptığı ya da yapmadığı tamamen Tom'a kalmış.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary henüz bunu yapmadığı için şanslı.
Translate from Turkish to English
Tom daha önce hiç yapmadığı işleri yapıyor.
Translate from Turkish to English
Tom daha önce hiç yapmadığı bir şey yapıyor.
Translate from Turkish to English
Tom bunu yapmadığı için çok mutlu olacak.
Translate from Turkish to English
Tom yapacağına söz verdiği şeyi yapmadığı için özür diledi.
Tom, Mary'nin yapmadığı şeyleri biliyordu.
Tom'un bunu yapıp yapmadığı önemli değil.
Kızı tavlayabilmek için yapmadığı maymunluk kalmadı.
Neredeyse hiç kimsenin yapmadığı ama senin yaptığın bir şey var mı?
Papaz, insanlar yeterince bağış yapmadığı için İsa'nın henüz nüzul etmediğini söylüyor.