Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yarı"

Learn how to use yarı in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bu tekne motorunun Hawaii'e giderken yarı yolda bozulmayacağını umalım.
Translate from Turkish to English

Bu kitabın fiyatı yarı yarıya düşürüldü.
Translate from Turkish to English

Tom, armudu yarı yarıya böldü.
Translate from Turkish to English

Çok sayıda öğrenci yarı zamanlı işler arıyor.
Translate from Turkish to English

O, karısını terk etti ve yarı yaşında bir kadınla aşk hayatı yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Parayı arkadaşımla yarı yarıya paylaştım.
Translate from Turkish to English

Evlenmeden önce gözlerinizi tam açın, daha sonra yarı kapatın.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin yarı yaşındadır.
Translate from Turkish to English

Et sadece yarı pişirilir.
Translate from Turkish to English

Onu yarı zamanda yapabilirim.
Translate from Turkish to English

Yarı zamanlı çalışmak zorunda kalabilirim.
Translate from Turkish to English

Yarı zamanlı çalıştığını biliyorum.
Translate from Turkish to English

Yarı yolda pes etmeyin.
Translate from Turkish to English

Onu yarı yolda bırakma.
Translate from Turkish to English

Ben sık sık yarı uykuluyum.
Translate from Turkish to English

Ben sık sık yarı uyanığım.
Translate from Turkish to English

Öğrenciler yarı zamanlı işlerde çalışıyorlar. Bu da onlara öğrenim ücretlerini ödeme olanağı sağlıyor.
Translate from Turkish to English

Yarı yolda asla taktik değiştirme.
Translate from Turkish to English

Ne tür bir yarı-zamanlı iş yapmalıyım?
Translate from Turkish to English

Ödülü yarı yarıya bölüşelim.
Translate from Turkish to English

Eşyaları yarı fiyatına aldım.
Translate from Turkish to English

Annem yarı zamanlı çalışmama itiraz etti.
Translate from Turkish to English

Yarı uykuluydum.
Translate from Turkish to English

Ona güvenebilirsin. Seni yarı yolda bırakmaz.
Translate from Turkish to English

İri yarı bir şeydi.
Translate from Turkish to English

Yarı haklısın.
Translate from Turkish to English

Onu yarı yolda bırakırsan bu beni de ileride yarı yolda bırakacağın anlamına gelmez mi?
Translate from Turkish to English

Daha önce diğerlerine yaptığın gibi beni yarı yolda bırakacaksın.
Translate from Turkish to English

Hepimiz aynı şey uğruna öleceksek önden ben giderim ama beni yarı yolda bırakacaksan buradan giderim.
Translate from Turkish to English

Beni yarı yolda bırakmayın.
Translate from Turkish to English

Ben yarı Japonum.
Translate from Turkish to English

Oraya yarı yoldayız.
Translate from Turkish to English

Yarı zamanlı çalışabilir miyim?
Translate from Turkish to English

Kendine yarı zamanlı bir iş bulman gerektiğini düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Ben çoğunlukla yarı uykudayım.
Translate from Turkish to English

Tom onun yarı yaşında bir kadınla evlendi.
Translate from Turkish to English

Tom kağıt parçasını yarı yarıya katladı.
Translate from Turkish to English

Beni kimin yarı yolda bırakacağını biliyorum.
Translate from Turkish to English

Sizi asla yarı yolda bırakmayacağım.
Translate from Turkish to English

O iri yarı genç bir adam.
Translate from Turkish to English

Sorunu çözebilirim fakat senin beni yarı yolda bırakacağını biliyorum.
Translate from Turkish to English

Tom yarı yaşında gösteriyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un dans etmeye başlayacağını yarı yarıya umuyordum.
Translate from Turkish to English

Charon gezegen Pluto'nun bir uydusu olarak kabul edilmektedir. Ancak onun çapı Pluto'nun yarı çapından daha büyük olduğu için o, eşit bir ortak olarak kabul edilmektedir; ve Pluto ve Charon bir çift gezegen olarak kabul edilmektedir.
Translate from Turkish to English

Sen sana güvenen insanları hep yarı yolda bırakır mısın?

Sen sana güvenen insanları hep yarı yolda bırakırsın, değil mi?

Masada yarı yenmiş bir yemek vardı.

Ben genellikle sadece yarı uyanığım.

Aktinyum-224'ün yarı ömrü 2.7 saattir.

Sen yarı Amerikalı yarı Japon musun?

Beni yarı yolda bırakmayacağınız nereden belli?

Beni yarı yolda bırakmayacağınız ne malum?

Beni eski bir arkadaşım yarı yolda bırakacak.

Korkup yarı yolda bırakacaksanız hiç başlamayalım daha iyi.

Harry yerel bir süpermarkette yarı zamanlı olarak çalışıyor.

İyi bir başlangıç, işi yarı yarıya bitirmek demektir.

Ben yarı-zamanlı çalışan bir fotoğrafçıyım.

Yarı yarıya haklısın.

Eve gittiğimde yarı uyuyordum.

Yarı yıkılmış duvarlar orada dururdu.

Sen insanı yarı yolda bırakırsın.

Siz insanı yarı yolda bırakırsınız.

Tom'un okuldan sonra yarı zamanlı bir işi var.

İçecekler altıya kadar yarı fiyatına.

Mary yarı-zamanlı bir kapıcı ile çıkıyor.

Tom'un göz kapakları yarı açık.

Güneş tutulması ya da güneşin ışığını tam engelleme, güneş lekesinin karanlık ortasıyla kaplanmış alanda yaşayanlar tarafından görülür. Yarı gölge tarafından kaplanmış dünya alanında yaşayan insanlar bir kısmi tutulma görecektir.

Tom yarı uyuyor gibi görünüyor.

Emekli olduktan sonra geliri yarı yarıya azaldı.

Hem yarı-dışbükey hem de yarı-içbükey olan bir fonksiyon yarı-doğrusaldır.

Tom yarı yaşında bir kızla partiye geldi.

Bir dişçide resepsiyonist olarak yarı zamanlı çalışıyorum.

Bence yarı zamanlı bir iş aramak zorundasın.

Tom yarı yarıya haklıydı.

Tom senin yarı yaşında.

Bunun olmasını yarı yarıya bekliyordum.

Ben hâlâ yarı uykudayım.

O Avustralya'ya taşınana kadar yarı düzenli aralıklarla buluştuk.

Dr. Svensen konuyu öyle geniş bir şekilde araştırdı ki onun kaynakçası kitabının yarı ağırlığını oluşturuyor.

Mary yarı zamanlı garsonluk yaptı.

Tom yarı uykudaydı.

Tom'a, yarı zamanlı çalışmak isteyip istemediğini sor.

Tom'a, yarı zamanlı çalışmak isteyip istemediğini sorun.

Tom yarı çıplaktı.

Tom okuldan sonra yarı zamanlı çalıştığı yerden eve giderken Mary ile karşılaştı.

Tom yarı uykuda gibi görünüyor.

Tom bir süper markette yarı zamanlı çalışmaktadır.

Tom bir barmen olarak yarı zamanlı çalışır.

Tom bir lise tarih öğretmeni ve bir blues grubunda bir yarı zamanlı armonika çalar.

Tom yaklaşık Mary'nin yarı yaşında.

Evime güneş panelleri taktığımdan beri elektrik faturam yarı yarıya azaldı.

Onlar yarı zamanlı çalışanlar.

Tom'un yarı zamanlı bir işi var.

Tom bir yarı zamanlı bekçi.

Giriş ücreti saat 2.30'dan sonra yarı fiyatına.

Alışveriş merkezinde Noel baba olarak çalıştığım yarı zamanlı bir işim var.

Mutlu saat boyunca bütün içkiler yarı fiyatına.

Mağaza yakında kapanıyor ve her şeyi yarı fiyata sunuyor.

Plütonyum-239'un yarı ömrü 24.100 yıldır.

Mary yarı zamanlı hemşirelik yapıyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English