Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yarışı"

Learn how to use yarışı in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Tom yarışı kazandı.
Translate from Turkish to English

Amerika Birleşik Devletleri, aya yarışı kazandı.
Translate from Turkish to English

Onun yarışı kazandığı doğru mu?
Translate from Turkish to English

Ben, yarışı kazanabilirim diye sıkı eğitim yapıyorum.
Translate from Turkish to English

O ülkedeki en popüler sporlar futbol, motosiklet yarışı ve kayakla atlamadır.
Translate from Turkish to English

O kolaylıkla yarışı kazandı.
Translate from Turkish to English

Uzay yarışı tarihte heyecan verici bir dönemdi.
Translate from Turkish to English

Arkadaşımız yarışı ikinci sırada bitirdi.
Translate from Turkish to English

O, yarışı birinci bitirdiğinde, tüm ülke için bir zaferdi.
Translate from Turkish to English

Tom yarışı kazanmış gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye büyük olasılıkla yarışı kimin kazanacağını düşündüğünü sordu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin yarışı kazanması hakkındaki övünmelerinden bıkıyordu.
Translate from Turkish to English

Hiçbirimiz, onun uzun mesafe yarışı kazanma kararını bilmiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom yarışı kazanma şansı olduğunu düşündü.
Translate from Turkish to English

Tom biraz daha çok çabalasaydı, yarışı kazanabileceğini düşünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom yarışı kaybetti.
Translate from Turkish to English

Tom yarışı kazanmayı beklemiyordu.
Translate from Turkish to English

O bana yarışı kimin kazanacağını düşündüğümü sordu.
Translate from Turkish to English

Hızlı bir çocuk yarışı kazanabilir fakat yavaş bir çocuk bile yarışabilir.
Translate from Turkish to English

Onun kötü bacağı yarışı kazanmasını engelledi.
Translate from Turkish to English

Yarışı koştuktan sonra, Jane iki bardak arpa çayı içti.
Translate from Turkish to English

Yarışı yine kazandı.
Translate from Turkish to English

Tom yarışı bitirdi.
Translate from Turkish to English

O, yarışı kolayca kazandı.
Translate from Turkish to English

Yarışı izlemek eğlenceli.
Translate from Turkish to English

Tom kesinlikle yarışı kaybedecek.
Translate from Turkish to English

Onun yarışı kazandığı gerçek mi?
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin yarışı kazanacağını önceden tahmin etti.
Translate from Turkish to English

Her iki yarışı kazanıp kazanmayacağını bilmiyorum.
Translate from Turkish to English

Geçen yıl Nagoya'da bir bisiklet yarışı düzenlendi.
Translate from Turkish to English

10 millik bir yarışı koşmak için yeterince güçlüydü.
Translate from Turkish to English

Tom yarışı kazandıktan sonra çok mutlu olmalı.
Translate from Turkish to English

Yarışı kazandın mı?
Translate from Turkish to English

İki yarışı da kazanıp kazanmayacağını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English

Tom yarışı bitirmedi.
Translate from Turkish to English

Yavaş ve istikrarlı yarışı kazanır.
Translate from Turkish to English

Tom yarışı kazanmak için hiç şansı olmadığını hissetti.
Translate from Turkish to English

Hiç at yarışı izlemeye gittin mi?
Translate from Turkish to English

Beklenildiği gibi Tom yarışı kazandı.
Translate from Turkish to English

Tom'un yarışı kazanmasını umuyordum.
Translate from Turkish to English

Şanslıydı ve yarışı kazandı.
Translate from Turkish to English

Kaç yarışı birden kazanmam gerek?
Translate from Turkish to English

Dün gece bir tekne yarışı vardı.
Translate from Turkish to English

Tom'un yarışı kazanmasına hepimiz şaşırdık.
Translate from Turkish to English

Tom'un yarışı kazanacağını kimse düşünmüyor.
Translate from Turkish to English

Hiç kimse Tom'un yarışı kazanacağını düşünmüyor.
Translate from Turkish to English

Tom yarışı kazanmadığı için hayal kırıklığına uğradı.

Tom yarışı kazanmamasına rağmen, çok hayal kırıklığına uğramış görünmüyor.

Tom yarışı kazanmamasına rağmen Mary'ye yarışı kazandığını söyledi.

Tom Mary'ye yarışı kazandığını söylediğinde yalan söyledi.

Tom'un yarışı kazanmasının imkanı yok.

Tom yarışı kazandığında hepimiz şaşırdık.

Tom'un yarışı kazanmamasına hepimiz şaşırdık.

Tom yarışı kazanacağını umuyordu.

Keşke Tom Mary'nin yarışı kazandığını görebilseydi.

Tom yarışı kazanmamalıydı.

Yarışı kazandım.

Tom yarışı kazanmayı ummuştu.

Tom Mary'nin yarışı kazanacağından nasıl bu kadar emin olabildiğini merak ediyordu.

Bir maraton yarışı için güzel bir gün değil mi?

Güvercin yarışı neredeyse 2000 yıl geriye uzanan bir spordur.

Tom bisikletinden düşünce yarışı bıraktı.

Yarışı Brezilyalı kazanıyor.

Tom muhtemelen yarışı kazanacak.

Tom yarışı kazanacağını düşünüyor.

Tom yarışı kaybedeceğini biliyor.

Tom yarışı kaybedeceğini düşünüyor.

Tom'un yarışı kazanacağına dair iyi bir şans var.

Tom'un yarışı kaybedeceğine dair iyi bir şans var.

İngiltere, yarışı kazanacak.

Sadece biraz daha hızlı koşabilseydin yarışı kazanabilirdin.

Tom yarışı kazanmadı, mükemmel rekorunu mahvetti.

Tom yarışı kazanamayarak mükemmel sicilini bozdu.

Yarışı kazanan at Tom Jackson'a aittir.

Fare yarışı ile ilgili sorun kazansan bile, hâlâ bir faresin.

O yarışı bir kere daha kazandı.

Yarışı kim kazanırsa ödülü alacak.

O, yarışı tamamladı.

Tom'un bu yarışı kazanması gerekir, sanırım.

Yarışı kazanan at Bay Johnson tarafından sahiplenildi.

Tom bana yarışı kimin kazanacağını düşündüğümü sordu.

Tom yarışı bitirmeyi başaramadı.

Biz yarışı bitirdik.

Ben elimden geleni yaptım ama yine de yarışı kaybettim.

Tom yarışı kazanmalıydı.

Tom dürbünle yarışı izledi.

Tom yarışı kazandı mı?

Onun yarışı kazanacağına kesin gözüyle baktım.

Tom'un yarışı kazanmak için Mary'nin yeteneğine güveni var.

O dürbünüyle at yarışı izledi.

Kesinlikle Tom'un yarışı kazanma şansı yok.

Yavaş ama istikrarlı yarışı kazanır.

Yarışı kazanan at Bay Johnson tarafından alındı.

Ayak bileğimi incitmeseydim yarışı kazanabilirdim.

Bugünkü yarışı kazanmayı umuyorum.

Tom'un yarışı kazandığına çok sevindim.

Bu yarışı kazanmak zorundayım.

O zaten yarışı kazanmıştı.

Onlar yarışı tamamladılar.

Onlar yarışı bitirdiler.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English