Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yarın"

Learn how to use yarın in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bence yarın yağmur yağmayacak.
Translate from Turkish to English

Yarın burada olacağım.
Translate from Turkish to English

Bugün ya da yarın gitmen pek fark yaratmayacak.
Translate from Turkish to English

Onların düğünleri yarın olacak.
Translate from Turkish to English

Yarın benim doğum günüm.
Translate from Turkish to English

Yarın kitapları kütüphaneye götüreceğim.
Translate from Turkish to English

Bogdan yarın orada olacağını söyledi.
Translate from Turkish to English

Yarın on saat çalışmak zorunda kalacağım.
Translate from Turkish to English

Eğer yarın yağmur yağarsa, bütün gün evde kalacağım.
Translate from Turkish to English

Yarın akşam bir partimiz var.
Translate from Turkish to English

Onu yarın yapacağım.
Translate from Turkish to English

Yarın İngiltere'nin güneyinde yağmur yağacak.
Translate from Turkish to English

O yarın futbol oynayacak.
Translate from Turkish to English

Yarın kar yağacak.
Translate from Turkish to English

Yarın burada bir toplantımız olacak.
Translate from Turkish to English

Uyumalıyım! Yarın derslerim var.
Translate from Turkish to English

Yarın muhtemelen kar yağacak.
Translate from Turkish to English

Hava tahminlerine göre yarın kar yağacak.
Translate from Turkish to English

Yarın hava güzel olur mu bilmiyorum, ama eğer yarın hava güzel olursa biz piknik yapacağız.
Translate from Turkish to English

Matematik, yarın kalkarsan ve evrenin gittiğini keşfedersen yapmaya devam edebileceğin, bilimin bir parçasıdır.
Translate from Turkish to English

Yarın meşgul olmayacağım.
Translate from Turkish to English

Yarın geri dönecek.
Translate from Turkish to English

Yarın öğleden sonra tenis oynamayacak mısın?
Translate from Turkish to English

Yarın öğleden sonra hareket ediyoruz.
Translate from Turkish to English

Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.
Translate from Turkish to English

Yarın partiye gelecek misin?
Translate from Turkish to English

Yarın gelecek misin?
Translate from Turkish to English

Yarın gelmeye niyetli misin?
Translate from Turkish to English

O yarın Paris'e varacak.
Translate from Turkish to English

Yarın Birleşik Devletlere gidiyorum.
Translate from Turkish to English

Yarın yağmur yağarsa pikniğe gitmeyeceğim.
Translate from Turkish to English

Yarın gece saat dokuzda birlikte buluşacağız.
Translate from Turkish to English

Yarın derse gelmez.
Translate from Turkish to English

Yarın köpeğime bakar mısın lütfen?
Translate from Turkish to English

Yarın Tokyo'ya gideceğim.
Translate from Turkish to English

Yarın arkadaşım için doğum günü partisi vereceğim.
Translate from Turkish to English

Yarın bir sınavım var.
Translate from Turkish to English

Onu yarın ziyâret edeceğim.
Translate from Turkish to English

Yarın evde olacağım.
Translate from Turkish to English

Babam yarın eve geliyor.
Translate from Turkish to English

Yarın sabah beni arayacağından emin ol.
Translate from Turkish to English

Yarın buluşuyor muyuz?
Translate from Turkish to English

Yarın pazar.
Translate from Turkish to English

Yarın görüşmek üzere.
Translate from Turkish to English

Lütfen yarın saat 6'da beni uyandır.
Translate from Turkish to English

Erkek kardeşim yarın sabah geliyor.
Translate from Turkish to English

Bugün Pazartesi ve yarın Salı olacak.
Translate from Turkish to English

Şimdi ne kadar çok yaparsan, yarın o kadar az yaparsın.
Translate from Turkish to English

Yarın öğle yemeğinden sonra arkadaşlarla birlikte dışarı çıkacağız.
Translate from Turkish to English

Futbol oyunu yarın.
Translate from Turkish to English

Yarın nehirde yıkanmaya gideceğiz.
Translate from Turkish to English

Yarın kar yağıyor olacak.

Yarın dersler başlıyor.

Tom ve sınıf arkadaşları yarın öğleden sonra bir sanat müzesine gidecek.

Yarın meşgulüm, senin yerine gelemem.

Yarın hava tahminine göre kar yağacak.

O, yarın Tokyo'ya hareket edecek.

Yarın Los Angeles'a uçuyoruz.

Yarın Osaka Kalesi'ne bir okul gezisine gidiyoruz.

Yarın istasyonun önünde onu göreceğiz.

O yarın öğleden sonra ayrılacak.

Yarın bu vakitte ailesiyle konuşuyor olacak.

O, yarın bu vakitte Londra'da olacak.

O bana yarın sabah onda varacağını söyleyen bir mektup gönderdi.

Sadece yarın sabah altıda burada olmak zorundasın.

Yarın yağmur yağarsa, ben sadece evde kalacağım.

Yarın dışarı çıkıyor musun?

Ben yarın alışverişe gideceğim.

Ben yarın evde kalacağım.

Yarın yağmur yağarsa, evde kalacağız.

Yarın yağmur yağarsa, ben pikniğe gitmeyeceğim.

Yarın okula geç kalmayın.

Yarın Noel.

Yarın okula gideceksin.

Yarın sabah altıda kalkmak zorunda kalacaksın.

Yarın bu odayı kullanmana izin verilecek.

Yarın okula gitmesen iyi olur.

Yarın Amerika'ya gidiyorum.

Yarın bahçe partisi vereceğiz.

Yarın Bay Smith'i ziyaret edeceğiz.

Biz yarın öğleden sonra parkta tekrar buluşacağız.

Yarın sabah Osaka'ya hareket ediyoruz.

Biz yarın beyzbol oynayacağız.

Babam yarın sabah bana lezzetli bir yemek pişirecek.

Yarın boş olup olmadığını bilmek istiyorum.

Yarın oraya gitmek zorunda.

Yarın size gelecek.

Yarın tenis oynayacak.

Yarın bu vakitte onunla akşam yemeği yiyor olacak.

O, yarın öğleden sonra beni görmeye geliyor.

Yarın öğleden sonra gelebilir.

O, yarın öğleden sonra tenis oynuyor olacak.

Yarın köye gidiyorum.

Yarın ona soracağım.

Yarın meşgul olacaksın.

Yarın çalışacak mısın?

Onu yarın görebileceksin.

Yarın ondan haber alabileceksin.

Yarın okula gidiyor musun?

Yarın sahile gidebilir misin?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English