Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yara"

Learn how to use yara in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Son yara ölümcüldü.
Translate from Turkish to English

Tom'un alnında Mary onu son gördüğünden beri yeni bir yara vardı.
Translate from Turkish to English

Bir yara izim olacak mı?
Translate from Turkish to English

Bazı yara izleri olabilir.
Translate from Turkish to English

Yara enfekte oldu.
Translate from Turkish to English

Yara henüz iyileşmedi.
Translate from Turkish to English

Yara kolumda bir iz bıraktı.
Translate from Turkish to English

Muammer Kaddafi yara almadan kurtuldu.
Translate from Turkish to English

Yara kolunda bir iz bıraktı.
Translate from Turkish to English

Yanağındaki yara izi artık neredeyse görünmüyor.
Translate from Turkish to English

Yara atletin büyük acı çekmesine sebep oldu.
Translate from Turkish to English

Kanamayı durdurmak için yara üstüne baskı uygula.
Translate from Turkish to English

Yara iyileşiyor.
Translate from Turkish to English

Tom bir Japon kaplıcasına girebilmek için küçük örümcek dövmesinin üzerine bir yara bandı yapıştırdı.
Translate from Turkish to English

O yara izi nereden?
Translate from Turkish to English

Hâlâ o kazadan kalma bir yara izim var.
Translate from Turkish to English

Yara izini herhangi birine hiç gösterdin mi?
Translate from Turkish to English

Çenende bir yara oluşmuş.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye bacağındaki yara izini gösterdi.
Translate from Turkish to English

İğrenç bir yara izini açığa çıkarmak için kolunu sıvadı.
Translate from Turkish to English

Tom'un sağ gözünün altında farklı bir yara izi vardı.
Translate from Turkish to English

Mary'nin intihar etmeye çalıştığı zamandan bir yara izi var.
Translate from Turkish to English

Tanrı'ya şükür bu kazada kimse yara almadı.
Translate from Turkish to English

Yara izimi ne zaman gördün?
Translate from Turkish to English

Yara izimi görmek ister misin?
Translate from Turkish to English

Deney sırasında yaralandım ve yara oldukça ciddiydi.
Translate from Turkish to English

Tom başından yara aldı.
Translate from Turkish to English

Tom'un alnında bir yara izi var.
Translate from Turkish to English

O adamın yüzünde kocaman bir yara izi vardı.
Translate from Turkish to English

Yolculardan hiçbiri yara almadan kurtuldu.
Translate from Turkish to English

Tom yanağında bir yara izi var.
Translate from Turkish to English

Tom çenesindeki o yara izini nasıl aldı biliyor musun?
Translate from Turkish to English

Tom'un yüzünde tam sol gözünün altında küçük bir yara var.
Translate from Turkish to English

Bu sadece yüzeysel bir yara.
Translate from Turkish to English

Mary berbat plastik cerrahi sonrası kötü bir şekilde yara iziyle bırakıldı.
Translate from Turkish to English

Yara iyileşti.
Translate from Turkish to English

O, eline bir yara bandı yapıştırdı.
Translate from Turkish to English

Bir işe yara.
Translate from Turkish to English

Herkes yara almadan kurtuldu.
Translate from Turkish to English

Tom yara almadan kurtuldu.
Translate from Turkish to English

Arkadaşım bir yara yüzünden öldü.
Translate from Turkish to English

Tom'un tam sol gözünün altında bir yara izi var.
Translate from Turkish to English

Alnındaki yara izi çok göze batıyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un sağ gözünün altında belirgin bir yara izi vardı.
Translate from Turkish to English

Yara onun için ölümcüldü.
Translate from Turkish to English

Dizim yara oldu.
Translate from Turkish to English

Hiç yara bere görmüyorum.
Translate from Turkish to English

Yara çok derin mi?
Translate from Turkish to English

Kamyon şoförü yara almadı.
Translate from Turkish to English

Tır şoförü yara almadı.
Translate from Turkish to English

Şoförlerin hiçbiri yara almadı.

Dan Linda'yı kafasında ciddi bir yara ile bodrum katında buldu.

Tom'un yüzünde bir yara izi vardır.

Onun yüzünde büyük bir yara izi var.

Tom parmağına bir yara bandı koydu.

Yara kanadı.

Lütfen bana bir yara bandı ve biraz ilaç ver.

Yara gerçekten görünür değil.

Yara kanamaya başladı.

Onun kolunda bir yara izi var.

Askerin savaşlardan kalan hiç yara izi yoktu.

Asker savaşlardan hiç yara izi almadı.

Trajedi zihnimde bir yara izi bıraktı.

Tom enkazdan yara almadan kurtuldu.

Tom'un midesinde bir yara var.

Ben banyodan çıktıktan sonra benim yara iltihaplandı.

Onun alnındaki yara bariz.

Bir yara bandı alabilir miyim?

Şimdiye kadar aldığın en kötü yara nedir?

Evim kasırganın yolunda olmasına rağmen yara almadan geçti.

Tom'un kolunda bir yara izi var.

Boynum biraz yara.

O yara asla iyileşmeyecek.

Yara derin.

Yara ağır bir şekilde kanıyordu.

Yara çok kanıyordu.

Yara şiddetli bir şekilde kanıyordu.

Tom'un bacaklarında yara izleri var.

Tom'un çenesinde bir yara izi var.

Sami, Leyla'nın vücudunu çevirdi ve göğsünde devasa bir yara izi buldu.

Kolumda bir yara izim var.

Sol bacağımda bir yara var.

Yıldızspor bu yenilgiyle şampiyonluk yarışında önemli bir yara aldı.

Tom'un kollarında birçok yara izi var.

Kedi götünü görmüş, yara sanmış.

Sami eve yara almadan geldi.

Tom kavgada yara almadı.

Aliş'imin kaşları kara, sen açtın sineme yara.

Tom insan selini yara yara ilerledi.

Mary'nin sol yanağında yara izi var.

Ayağındaki o yara nasıl oldu?

Tren kazasında yara almadı.

Yara neredeyse tamamen iyileşti.

Kanserim diyorum, yara bandı uzatıyorsun.

O, işte böyle kazayı yara almadan atlattı.

Cerrahın dikiş atma tekniği yara izlerini en aza indiriyor.

Vücudunda yara izi var mı?

Vücudunuzda açık yara var mı?

Lütfen yara izini gösterin.

Tom yara almadan uzaklaştı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English