Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yaralı"

Learn how to use yaralı in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Tom ve Mary yaralı adamı yol kenarına taşıdılar.
Translate from Turkish to English

Asker yerde yaralı yatıyordu.
Translate from Turkish to English

O, yerde yaralı yatıyordu.
Translate from Turkish to English

Yaralı adam yardım için bağırdı.
Translate from Turkish to English

Lütfen yaralı kolunu bana göster.
Translate from Turkish to English

Mary yaralı dizini tedavi etti.
Translate from Turkish to English

O ağır yaralı değildi.
Translate from Turkish to English

Yaralı kuş yere düştü.
Translate from Turkish to English

Onun yaralı bacağı tekrar kanamaya başladı.
Translate from Turkish to English

O sadece korktu, yaralı değil.
Translate from Turkish to English

Yaralı asker güçlükle yürüyebiliyordu.
Translate from Turkish to English

Onlar arkalarında yüzlerce yaralı insan bıraktı.
Translate from Turkish to English

Yaralı ayılar genellikle çok tehlikelidir.
Translate from Turkish to English

Doktor çocuğun yaralı bacağını sardı.
Translate from Turkish to English

Yaralı adam hastaneye taşındı.
Translate from Turkish to English

Yaralı adamın inlemelerini duyabiliyorduk.
Translate from Turkish to English

Yaralı var mı?
Translate from Turkish to English

İnsanlar yaralı adamın etrafına toplandılar fakat doktor olay yerine yaklaştığında ona yol verdiler.
Translate from Turkish to English

Lütfen bana yaralı kolunu göster.
Translate from Turkish to English

Yaralı kadın Brezilyalı bir turistti.
Translate from Turkish to English

Tom kötü yaralı.
Translate from Turkish to English

Yaralı mısınız?
Translate from Turkish to English

Tom yaralı mı?
Translate from Turkish to English

Tom yaralı görünüyor.
Translate from Turkish to English

Yaralı değilsin.
Translate from Turkish to English

Tom yaralı.
Translate from Turkish to English

Yaralı asker acı içinde kıvranıyordu.
Translate from Turkish to English

Birçok yaralı vardı.
Translate from Turkish to English

Yaralı adam üç gün içinde iyileşti.
Translate from Turkish to English

Onu acilen hastaneye götürmeliyiz, o ağır yaralı!
Translate from Turkish to English

Yaralı polis memuru ve saldırgan, ayrı ayrı ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.
Translate from Turkish to English

30 yaralı vardı.
Translate from Turkish to English

Tom'un yaralı bir bileği var.
Translate from Turkish to English

Tom yaralı ya da ölü olabilir.
Translate from Turkish to English

Doktor yaralı çocuğu kurtarmak için çok çalıştı.
Translate from Turkish to English

Tom yaralı eline baktı.
Translate from Turkish to English

Yaralı adam, polis oraya varmadan önce caddede uzandı.
Translate from Turkish to English

Yaralı, ambulansla taşındı.
Translate from Turkish to English

Tom ağır yaralı.
Translate from Turkish to English

O, yaralı bir adam buldu.
Translate from Turkish to English

Tom ne kadar kötü yaralı?
Translate from Turkish to English

Yaralı değilsin, değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom'un yaralı olduğunu göremiyor musun?
Translate from Turkish to English

Tom'un yaralı bir dizi var.
Translate from Turkish to English

Herkes yaralı.
Translate from Turkish to English

Ağır yaralı olmasına rağmen telefona ulaşmayı başardı.
Translate from Turkish to English

Doktorlar hasta ya da yaralı kişiye yardım etmeli.
Translate from Turkish to English

Yaralı değilsiniz.
Translate from Turkish to English

Kimse yaralı değil.
Translate from Turkish to English

Yaralı adam sessizce inledi.
Translate from Turkish to English

Askerin yaralı bir bacağı vardı ve hareket edemiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom yaralı olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

Hiçbir Kanadalı yaralı değildi.
Translate from Turkish to English

Dan büyük bir taşla yaralı köpeğin üstesinden geldi.

Yaralı askerler savaş alanında bırakıldı.

Yaralı, olay yerinden uzaklaştırıldı.

Tom ağır yaralı değildi.

Ağır yaralı adam hastaneye vardığında ölmüştü.

Tom ormanda yaralı bir kuş buldu ve ona sağlığına kavuşana kadar baktı.

Tom yaralı yarasayı karton kutu içinde evine geri taşıdı.

Tüm sahip olduğum yaralı vücudum ve bir avuç kötü anılar.

Yaralı bir köpek çok daha tehlikeli olabilir.

O yaralı! Ambulans çağır!

Yaralı adamı çimin üzerine koyduk.

Tom yaralı olmadığını söyledi.

Yaralı insanlar vardı.

Onu hemen acil servise götürmek zorundayız, o ciddi yaralı.

Tom hâlâ biraz yaralı.

Yaralı olmadığına memnun oldum.

Bu battaniye ile yaralı adamı örtün.

Yaralı asker acı içinde kıvranıyor.

Tom'un yaralı olduğunu anlıyorum.

Tom yaralı tek kişiydi.

Yaralı olmalarına rağmen, onlar savaşmaya devam ettiler.

Yaralı, hastaneye ve ölü ise kiliseye kaldırıldı.

Sana ne oldu? Yaralı mısın?

Yaralı adam şimdi istirahatte.

Yaralı adam şimdi dinlenmede.

Şişliği azaltmak için yaralı bölgeye biraz buz uygulayın.

Onu hastaneye yetiştirmek zorundayız. O fena halde yaralı.

O yaralı olmasaydı kazanabilirdi.

Şimdiye kadar ilk kez yaralı bir kişiyi tedavi ettim.

Tom acısına son vermek için yaralı atı vurdu.

Tom yaralı bisikletçiyi hastaneye götürdü.

Tom'un yaralı ayak parmakları kesildi.

Yaralı bir balina sahile vurdu.

Kuş yaralı idi.

Tom korkuyordu ama yaralı değildi.

Yaralı bisikletçi kimdi?

Tom yerde yaralı yatıyordu.

Tom ölümcül olarak yaralı bulundu.

Ordumuzun insan sayısı binden fazla, ancak çok sayıda yaralı var.

Ordu çıkınca birçok yaralı insan geride kaldı.

Tom Mary'nin muhtemelen yaralı olmadığını söyledi.

Yaralı olduğunu biliyorum.

Tom bana yaralı olduğunu söyledi.

Tom, Mary'nin yaralı olmadığını söyledi.

Allah'tan, Tom yaralı değildi.

Sami yaralı değildi.

Tom yaralı olabilir.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English