Learn how to use yasadışı in a Turkish sentence. Over 72 hand-picked examples.
Tabancaların yasadışı yapılması gerektiğini düşünüyor musunuz?
Translate from Turkish to English
Tom yasadışı bir şey yapmadı.
Translate from Turkish to English
Ben yasadışı otopark için 20 dolar para cezasına çarptırıldım.
Translate from Turkish to English
Oliver, yeni kız arkadaşının yasadışı bir göçmen olduğunu öğrendi.
Translate from Turkish to English
Birçok insan, ülkede yasadışı olarak yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Fahişelik, kumar, uyuşturucu madde kullanımı, sarhoşluk, düzeni bozmak ve diğer yasadışı etkinlikler kesinlikle yasaklanmıştır.
Translate from Turkish to English
Tom her zaman yasadışı bir şey yapıyor gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
O yasadışı değil.
Translate from Turkish to English
Bunun yasadışı olduğunu biliyorsun, değil mi?
Translate from Turkish to English
Onu yapamazsın. Yasadışı.
Translate from Turkish to English
Tom'a yaptığı şeyin yasadışı olduğunu söyledim.
Translate from Turkish to English
Yasadışı bir şey yapmanı istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Bu yasadışı.
Translate from Turkish to English
O yasadışı.
Translate from Turkish to English
Tom yasadışı olarak Avustralya'daydı.
Translate from Turkish to English
Homoseksüellik sizin ülkenizde yasadışı mı?
Translate from Turkish to English
Tom'un yasadışı bir şey yapmış olduğuna dair hiçbir kanıt yok.
Translate from Turkish to English
Ben ona "bu yasadışı bir taksi mı?" diye sordum.
Translate from Turkish to English
"Taksi, o arabayı takip et!". "Yapamam, bu yasadışı"
Translate from Turkish to English
Tom yasadışı bir göçmendir.
Translate from Turkish to English
Ben bunun yasadışı bir taksi olduğundan şüpheleniyorum.
Translate from Turkish to English
Sen yasadışı bir şey yapmıyordun.
Translate from Turkish to English
Bunun yasadışı olduğunu biliyorum.
Translate from Turkish to English
Herkes yasadışı yabancılar karşı düşmanca bir tavır aldı.
Translate from Turkish to English
Politikacı bütün vergilerini ödediğini ve yasadışı hiçbir şey yapmadığını söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom yasadışı silah bulundurmaktan aranıyordu.
Translate from Turkish to English
Dan yasadışı silah bulundurduğu için hapsedildi.
Translate from Turkish to English
Dan sınırı yasadışı olarak geçti.
Translate from Turkish to English
Hiç kimse yasadışı değildir.
Translate from Turkish to English
O, yasadışı eylemleri için utanmaz.
Translate from Turkish to English
Sadece senin yaptıklarının yasadışı olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
O, yasadışı hiçbir şey yapmadığını söylüyor.
Translate from Turkish to English
Bu yasadışı olmayabilir ama etik değil.
Translate from Turkish to English
Yasadışı toplantılara gitmeyin.
Translate from Turkish to English
Gergedanlar yasadışı olarak öldürülüyor.
Translate from Turkish to English
Tom, ABD'de yasadışı olarak çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Yasadışı silah satışı ile ilgili ne biliyorsunuz?
Translate from Turkish to English
Tüketim amaçlı yasadışı kaplumbağa avcılığı hala vardır.
Translate from Turkish to English
Türk savaş gemileri yasadışı göçmenleri taşıdığından şüphelenilen bir Yunan teknesini durdurdu.
Translate from Turkish to English
Bunu yapmak yasadışı değildir.
Translate from Turkish to English
Onu burada yapmak yasadışı değildir.
Translate from Turkish to English
Sadece yasadışı değil, aynı zamanda tehlikeli.
Translate from Turkish to English
Fadıl ve Leyla'nın yasadışı bir ilişkisi vardı.
Translate from Turkish to English
Fadıl'ın Layla adında genç bir kızla uygunsuz ve yasadışı bir ilişkisi vardı.
Yasadışı göç, bu ülkede ciddi bir sorundur.
Bu ülkede bir hayli ciddi sorunlar var. Yasadışı göç onlardan biri değil.
Tom yasadışı bir u dönüşü yaptı.
İki genç Pokemon Go oynarken yasadışı olarak sınırı geçti.
Yasadışı göç ciddi bir sorundur.
Bu yasadışı bir işlemdir.
Bu yasadışı bir harekettir.
O konuda yasadışı hiçbir şey yok.
Bana bunun yasadışı olduğunu söylemedin.
Polis yasadışı parkta sıkı önleme başladı.
Hükümet yasadışı yabancıları yasaklamanın bir parçası olarak kovuyor.
Yasadışı göçmenlerin onları isteyen vatandaşlardan iş aldığı doğru mu?
Onu yapmak yasadışı.
Onu yapmak yasadışı mı?
Bunu yapmak yasadışı.
Bunu yapmak burada yapmak yasadışı.
Yasadışı bir şey yapıyordum.
Sami yasadışı para kazanıyordu.
Yasadışı olan hiçbir şeyi yapmak istemem.
Yaptığın şey yasadışı.
Tom, yasadışı bir şey yapmadığını söyledi.
Yasadışı silahlara karşı değilim.
Umarım yasadışı bir şey yapmıyorsundur.
Ben yasadışı bir şey yaptığımı düşünmüyorum.
Yasadışı hiçbir şey yapmadığını söyledi.
İki yetkili, yasadışı göç konusunda da görüştü.
Genelevlerin kapatılması, yasadışı fuhuş olaylarının artmasına zemin hazırlamaktadır.
Yasadışı bahis sitesi işleten bir suç örgütünün elebaşı polis tarafından gözaltına alındı.