Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yayın"

Learn how to use yayın in a Turkish sentence. Over 34 hand-picked examples.

Esperantoyu yayın!
Translate from Turkish to English

Tom televizyonda neler olduğuna bakmak için yayın akışını kontrol etti.
Translate from Turkish to English

Kitap şimdi yayın için hazır.
Translate from Turkish to English

Yayın yönetmeni el yazısı kitaba baktı.
Translate from Turkish to English

Amerikanın sesi Washington'dan yayın yapar.
Translate from Turkish to English

Televizyon istasyonları günde yirmi dört saat yayın yapar.
Translate from Turkish to English

Kitabımın yayın hakkını geri alabildim.
Translate from Turkish to English

Toplumda çok seslilik de elbette basın yayın organlarıyla sağlanır.
Translate from Turkish to English

Biz başından itibaren aynı çizgide yayın yapıyoruz, çizgimiz hiç değişmedi.
Translate from Turkish to English

Sarhoş bir TV sunucusu, canlı yayın esnasında istifra etti.
Translate from Turkish to English

Sevgiyi yayın.
Translate from Turkish to English

Bu, Showa tiyatrosundan bir doğrudan yayın.
Translate from Turkish to English

Onu tost dilimleri üzerine yayın ve üstüne biraz çam fıstığı serpin.
Translate from Turkish to English

Bu oldukça yayın.
Translate from Turkish to English

Tom sorumlu yayın müdürü oldu.
Translate from Turkish to English

Yayın balıklarının hiç pulu yoktur.
Translate from Turkish to English

Dan yayın evinden iki tane kitap sipariş etti.
Translate from Turkish to English

O, modern sanat hakkında ilginç bir yayın yaptı.
Translate from Turkish to English

O, genel yayın müdürüdür.
Translate from Turkish to English

Asiler yayın istasyonunu ele geçirdi.
Translate from Turkish to English

Yayın tarihi ilan edilmedi.
Translate from Turkish to English

Tom şimdi yeni genel yayın müdürü oldu.
Translate from Turkish to English

Sami'nin bir yayın balığı vardı.
Translate from Turkish to English

Lig yayın ihalesini Kanal 1 kazandı.
Translate from Turkish to English

Lig maçlarının yayın hakları 2 milyar lira bedelle 4 yıllığına Kanal 1'de.
Translate from Turkish to English

Lig maçlarının yayın hakkını Ali'nin sahibi olduğu kanal aldı.
Translate from Turkish to English

Radyo Tatoeba hangi frekanstan yayın yapıyor?
Translate from Turkish to English

Radyo Tatoeba, Boston'da hangi frekanstan yayın yapıyor?
Translate from Turkish to English

Lig yayın ihalesi sonuçlandı.
Translate from Turkish to English

Yayın doğruluğu eğriliğindedir.
Translate from Turkish to English

Yayın doğruluğu eğriliğinden belli olur.
Translate from Turkish to English

Haberi yayın.
Translate from Turkish to English

Onlara şu yolda buyruk verdi: "Dünyanın dört bucağına gidin ve Sevinç Getirici Haber'i herkese yayın.
Translate from Turkish to English

Bu canlı yayın mı?
Translate from Turkish to English