Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yaz"

Learn how to use yaz in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Lütfen bir dolmakalem ile yaz.
Translate from Turkish to English

Bu yaz Avrupa'da bisikletle dolaşacağım.
Translate from Turkish to English

Her yaz kırsala giderim.
Translate from Turkish to English

Yaz tatiline hazırlık için ne kadar para biriktirildi?
Translate from Turkish to English

Yaz mevsimini sever misin?
Translate from Turkish to English

Geçen yaz kampa gittim.
Translate from Turkish to English

Yaz tatili sırasında sadece dinleneceğim.
Translate from Turkish to English

Yaz bitti.
Translate from Turkish to English

İlkbahar bitti ve yaz geldi.
Translate from Turkish to English

Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortada su şişesi.
Translate from Turkish to English

O, yaz kampında benim gruptan sorumluydu.
Translate from Turkish to English

Lütfen kısa sürede bana bir cevap yaz.
Translate from Turkish to English

Bu yaz tatili çok çabuk bitti.
Translate from Turkish to English

Bir ara bana yaz, tamam mı?
Translate from Turkish to English

Beyaz bir bulut mavi yaz gökyüzünde yüzüyordu.
Translate from Turkish to English

Yirmili yaşlarda birçok geç kadın yaz tatilleri esnasında yurt dışına gitmeyi planlıyorlar.
Translate from Turkish to English

En sonunda bu yaz İngiltere'ye gittim.
Translate from Turkish to English

Okul yakında yaz tatili için tatile girecek.
Translate from Turkish to English

Bu yaz Amerika'ya bir yolculuk söz konusu değil.
Translate from Turkish to English

Ben yaz boyunca amcamın evinde kaldım.
Translate from Turkish to English

Newport gibi, deniz kenarındaki tatil köyleri yaz aylarında çok kalabalıktır.
Translate from Turkish to English

Paul'un ailesi yaz mevsimini her yıl deniz kenarında geçiriyor.
Translate from Turkish to English

Yaz tatilinde Bali'ye gittim.
Translate from Turkish to English

Lütfen mümkün olduğunca kısa sürede bana yaz.
Translate from Turkish to English

Bu yaz serin.
Translate from Turkish to English

Lütfen bana kısa sürede bir cevap yaz.
Translate from Turkish to English

New York havası yaz mevsiminde sıcak ve nemlidir.
Translate from Turkish to English

Onu babamın hesabına yaz.
Translate from Turkish to English

O, bu yaz Tohoku bölgesinde seyahat etti.
Translate from Turkish to English

Yaz tatilinden sonra çocuklar okula dönmek zorundadırlar.
Translate from Turkish to English

Yaz tatilinde nereye gittin?
Translate from Turkish to English

Mary'nin anne ve babası onun yaz planlarını veto etti.
Translate from Turkish to English

Yaz henüz bitmedi!
Translate from Turkish to English

Tom yaz festivaline katıldı.
Translate from Turkish to English

Tom'un ailesi her yaz dağlarda tatil yapar.
Translate from Turkish to English

Tom bu yaz kesinlikle Boston'u ziyaret edecek.
Translate from Turkish to English

Tom Yaz mevsimini onunla birlikte Boston'da geçirmemi istedi.
Translate from Turkish to English

Tom nihayet geçen yaz Boston'a gitti.
Translate from Turkish to English

Tom Yaz boyu Boston'da kaldı.
Translate from Turkish to English

O, yaz aylarında uzun bir yürüyüş için dışarı çıkardı.
Translate from Turkish to English

O yaz aylarında yüzmeyi seviyor.
Translate from Turkish to English

O, bir yaz rock festivali düzenledi.
Translate from Turkish to English

O yaz sıcağını sevmez.
Translate from Turkish to English

O yaz sıcağı sırasında bir kravat takmaktan nefret eder.
Translate from Turkish to English

O, çiçekleri yaz aylarında her gün sular .
Translate from Turkish to English

O yaz boyunca Nagano'da kaldı.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary gelecek yaz Fuji Dağı'na tırmanacaklar.
Translate from Turkish to English

O yılın yaz aylarında daha fazla Japon askeri Çin'e hareket etti.

İki taraf, sıcak yaz güneşinde saatlerce mücadele ettiler.

Tom geçen yaz bir kez at yarışlarına gitti.

Eğer zamanınız varsa, ara sıra birkaç satır yaz.

Tom yaz tatilinden önce beş kilo vermek istedi.

Tom, Mary'nin yaz tatilinde ne yaptığını bilmek istedi.

Geçen yaz bir köprüdeki havai fişek gösterisini izleyerek eğlendik.

Geçen yaz ne sıklıkta yüzmeye gittin?

Geçen yaz oldukça soğuktu, ve pirinç ekini on yıl içinde en kötüydü.

Tom o filmi geçen yaz gördü.

Tom, bütün yaz sakal uzatmaktadır.

Tom geçen yaz evini boyattı.

Tom geçen yaz giydiği pantolonlara sığamadı.

Burada ağustos ve yaz tatilimiz neredeyse bitti.

Derhal ona yaz.

Lütfen evin hakkında yaz.

Bu yaz ne yaptığını öğrenmek istiyorum.

Mike geçen yaz Kyoto'ya gitti.

Duvardaki resim Tom'un geçen yaz yaptıklarından biridir.

Arkadaşım George, bu yaz Japonya'ya gelecek.

Susan yaz tatilini büyükannesinin evinde geçirdi.

Ken bu yaz Aomori'ye kadar gitti.

Tom geçen yaz birkaç kez evimize geldi.

Tom Mary'nin yaz tatilini nerede geçirdiğini bilmiyordu.

Bana yaz.

Yaz sona erdi.

Bu çekin arkasını yaz.

Yaz mevsimini sevmem.

En çok yaz mevsimini seviyorum.

Adresini buraya yaz.

Onu benim hesabıma yaz.

Bu yaz, doktoram için çalışmam lazım.

Dışarıda hava yaz gibi.

Yaz için bir mağazada iş buldu.

En kısa zamanda bana yaz!

Gelecek yaz görüşürüz.

Bunu benim şirketin hesabına yaz.

Bunu benim hesabıma yaz.

Her Yaz yurt dışına gideriz.

O, geçen yaz oraya gitti.

Lütfen bir kurşun kalemle yaz.

Sonunda yaz geldi.

Güzel bir yaz geçirdin mi?

Biz her yaz kampa gideriz.

Adını büyük harflerle yaz.

Güzel bir yaz tatili geçirmeni dilerim.

Yaz tatili bitti.

Adını ve adresini yaz.

Lütfen bana bir mektup yaz.

Yaz tatilinizi nasıldı?

Ben ehliyetimi bu yaz aldım.

İlkbaharı Yaz izler.

Cevabını bir dolma kalemle yaz.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English