Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yazma"

Learn how to use yazma in a Turkish sentence. Over 75 hand-picked examples.

Haber hikayeleri yazma onun işidir.
Translate from Turkish to English

O, çok dikkatli yazmasına rağmen, yazma ödevinde çok sayıda hataları vardı.
Translate from Turkish to English

O, mektup yazma sanatını biliyor gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

İyi İngilizce yazma, çok fazla pratik gerektirir.
Translate from Turkish to English

Yazma konusunda çok iyisin. Ben kötüyüm.
Translate from Turkish to English

O, okuma ve yazma öğretir.
Translate from Turkish to English

Hemingway'in kötü bir yazma stili vardı.
Translate from Turkish to English

Bana okuma-yazma bilip bilmediğimi sordu.
Translate from Turkish to English

Bana yazma sözünü tutmadı.
Translate from Turkish to English

Bana böyle uzun mektuplar yazma.
Translate from Turkish to English

Tom okuma-yazma bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Sen okuma-yazma bilmiyorsun.
Translate from Turkish to English

Yazma yarışmasında bir ödül kazandın, değil mi?
Translate from Turkish to English

Konuşma ve yazma farklıdırlar.
Translate from Turkish to English

Okuma yazma biliyor musun?
Translate from Turkish to English

Okuma yazma biliyorsun hâlâ sinirleniyorsun.
Translate from Turkish to English

Öncelikle okuma, yazma öğrenmem gerekli.
Translate from Turkish to English

Okuma yazma da öğrenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Önce okuma yazma, sonra İngilizce ve Fransızca öğrenmem gerekli.
Translate from Turkish to English

Okuma yazma öğrenmem gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Yazma sanatı faydalıdır.
Translate from Turkish to English

Yazma becerilerim hakkında emin değilim fakat gerekli olursa o metni senin için yapacağım.
Translate from Turkish to English

Ben okuma yazma bilmeyen biriyim.
Translate from Turkish to English

Onu yorumlarda yazma yerine onu eklemiş olabilirsin.
Translate from Turkish to English

Okuma yazma bilmiyor musun?
Translate from Turkish to English

Ben okuma yazma bilmiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'un yazma üslubunu beğenmiyorum.
Translate from Turkish to English

Aşağıdaki yazma iletilerinden birini seç.
Translate from Turkish to English

İkinci sınıfta, öğrencilerin temel okuma ve yazma becerilerine sahip olması beklenmektedir.
Translate from Turkish to English

Okuma ve yazma biliyor musun?
Translate from Turkish to English

Okuma ve yazma biliyor musunuz?
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye şarkı yazma ile ilgili birkaç güzel tavsiye verdi.
Translate from Turkish to English

Kırmızı mürekkeple yazma.
Translate from Turkish to English

Tom okuma yazma bilmez.
Translate from Turkish to English

Mektup yazma sanatı yitip gidiyor.
Translate from Turkish to English

Bir milyar yetişkin okuma yazma bilmemektedir.
Translate from Turkish to English

Bir milyar yetişkin, okuma yazma bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Bin milyon yetişkin okuma yazma bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Birkaç gündür sana yazma ihtiyacı hissettim.
Translate from Turkish to English

Tom'un yazma yeteneği var.
Translate from Turkish to English

O okuma yazma bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Bunu hakkında hiç kimseye bir şey yazma.
Translate from Turkish to English

O sitede başka dilde yazma çok berbattı.
Translate from Turkish to English

Ben senin yazma tarzını seviyorum.
Translate from Turkish to English

Parklar yazma için idealdir.
Translate from Turkish to English

Tom okuma yazma bilmeyen değil.
Translate from Turkish to English

Bir milyar yetişkin okuma yazma bilmez.
Translate from Turkish to English

Yüzyıllar boyunca yabancı dil öğretimi okuma ve yazma üzerine odaklandı.
Translate from Turkish to English

1685 itibarıyla Fransızların beşte dördü açıkça okuma yazma bilmiyordu.

Benim veri yazma yazılımım bir hata mesajı gösteriyor.

İzlandaca yazma uygulaması yapmak istiyorum.

Onun ayağı ile yazma yeteneği şaşırtıcı.

Benim hobilerim, okuma, yazma, yürüyüş ve çekilişlere girmedir.

Öğrenci zaten Esperanto alfabesini öğrendiyse, onlar yazma veya telaffuz ile ilgili herhangi bir sorun yaşamaz.

O beni ona yazma sorunundan kurtaracak.

Çocuk, okuma ve yazma öğreniyor.

Ben okuma yazma bilmeyen biri değilim.

O, mektup yazma işinde zorlandı.

O bana okuma yazma bilip bilmediğimi sordu.

Okuma yazma bilmeyen gençlerin neredeyse % 60'ı kadındır.

Tom'un yazma stilini beğeniyorum.

Tom'un dedesi okuma yazma bilmiyordu.

Tom okuma yazma bilmiyor, değil mi?

Fuji Dağı'na tırmandıktan sonra bana şiir yazma ilhamı geldi.

Tom okuma yazma bilmiyor.

Ali okuma yazma kursuna katıldı.

Bu kitabı yazma fikri nerden aklınıza geldi?

Bu flaş belleğin 4K yazma hızı oldukça iyi.

Sınır kapılarına ülkemizi tanımlayan bir yazı yazma imkânın olsaydı ne yazardın?

Ali okuma-yazma bilmediği için imza yerine parmak bastı.

Öğretmen ödevle ilgili bir yorumda bulundu. Sadece bir yazma ödevi yapmaları gerekiyor.

Okulda okuma yazma ve güzel ahlakı öğreniriz.

Annem Kürt kıyafetleri giyindi ve başına bir yazma bağladı.

Okuma ve yazma kadar faydalı bir şey yoktur.

Bu adamların hepsi cahil. Ne okuma ne de yazma biliyorlar.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English