Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yelken"

Learn how to use yelken in a Turkish sentence. Over 29 hand-picked examples.

Rüzgara karşı yelken açtık.
Translate from Turkish to English

Gemi yarın 15:00'te Hong Kong'a yelken açacak.
Translate from Turkish to English

Rüzgar durduktan sonra, tekneyle açık denize yelken açalım.
Translate from Turkish to English

Onlar evlerine doğru yelken açtılar.
Translate from Turkish to English

Ben geçen yıl yelken açmaya başladım.
Translate from Turkish to English

Tom yelken sporuna gitmenin eğlenceli olacağını düşündü.
Translate from Turkish to English

Ben yelken kulübüne üyeyim.
Translate from Turkish to English

Pazartesi günü San Fransisko'ya yelken açacağız.
Translate from Turkish to English

Onun yelken gibi kulakları var.
Translate from Turkish to English

Yelken tamamen açılmayacak.
Translate from Turkish to English

Onlar genellikle sakin sularda yelken açarlar.
Translate from Turkish to English

Yelken sporu balık tutmaktan daha eğlencelidir.
Translate from Turkish to English

O gemi benim için yelken açtı.
Translate from Turkish to English

Tom'un hobileri bahçevanlık, yelken sporu, marangozluk ve bisikletçiliktir.
Translate from Turkish to English

Ben de seninle yelken açmak için sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Kendimi neredeyse yelken kanatla öldürüyordum.
Translate from Turkish to English

Tom hâlâ Mary ile yelken açmak istiyor.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary ile yelken açmayı umuyordu.
Translate from Turkish to English

Tom ve ben beraber yelken açtık.
Translate from Turkish to English

Gemi limana yelken açıyor.
Translate from Turkish to English

Yeni bir yaşama yelken açıyorum.
Translate from Turkish to English

Yeni denizlere yelken açmalısın.
Translate from Turkish to English

Yelken kanata başladı.
Translate from Turkish to English

Yelken Çağı boyunca, Kükreyen Kırkların kuvvetli hakim rüzgarları, gemileri Pasifik boyunca, genellikle çok yüksek bir hızda hareket ettirirdi.
Translate from Turkish to English

Tom kiminle yelken açıyor?
Translate from Turkish to English

Kırkından sonra evlendiği kadının çekip çevirmesiyle günahkâr gecelerin tövbekâr delikanlısı modunda yeni bir hayata yelken açtı.
Translate from Turkish to English

Referansı akıl ve bilim olan liyakat sahibi yöneticiler elinde hızla güzel günlere yelken açacağız.
Translate from Turkish to English

Yelken aç!
Translate from Turkish to English

Korkarım ki o gemi yelken açtı.
Translate from Turkish to English