Learn how to use yemin in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
O, içmeyeceğine dair yemin etti.
Translate from Turkish to English
Yemin ederim John. Bugün itibarıyla sigarayı bırakıyorum.
Translate from Turkish to English
Bugün sigarayı bırakmak için yemin ediyorum, John.
Translate from Turkish to English
Tom, en az onun eşinin iki katı kadar yediğine yemin etti.
Translate from Turkish to English
Tom kesinlikle gerekli olduğunda yemin ettiğini söylüyor.
Translate from Turkish to English
Tom'u bugün şehir merkezinde gördüğüme yemin edebilirdim.
Translate from Turkish to English
Yemin ederim, ben bir şey yapmadım.
Translate from Turkish to English
Ona bir belediye başkanı olarak yemin ettirildi.
Translate from Turkish to English
Yemin ederim yalan söylemiyorum.
Translate from Turkish to English
Sözünü tutacağına yemin etmelisin.
Translate from Turkish to English
Doktorlar kimseye zarar vermemek için yemin ederler.
Translate from Turkish to English
Kimseye söylemeyeceğime yemin ettim.
Translate from Turkish to English
Onu asla yapmayacağıma yemin ettim.
Translate from Turkish to English
Onu birine asla yapmayacağıma yemin ettim.
Translate from Turkish to English
Asla Tom gibi olmayacağıma yemin ettim.
Translate from Turkish to English
Sana söylediğimin doğru olduğuna yemin ederim.
Translate from Turkish to English
Tom'u öldürmediğime Tanrı'ya yemin ederim.
Translate from Turkish to English
Bir şey yapmadığıma Allah'a yemin ederim.
Translate from Turkish to English
Bütün istediğimin o olduğuna yemin ederim.
Translate from Turkish to English
Bunun son kez olduğuna yemin ederim.
Translate from Turkish to English
Benim hatam olmadığına yemin ederim.
Translate from Turkish to English
Ben olmadığıma yemin ederim.
Translate from Turkish to English
Tom olduğuna yemin ederim.
Translate from Turkish to English
Gerçeği söylediğime yemin ederim.
Translate from Turkish to English
Seni durduracağıma yemin ederim.
Translate from Turkish to English
Birine söylemeyeceğime yemin ederim.
Translate from Turkish to English
O belgeyi birine göstermediğime yemin ederim.
Translate from Turkish to English
Tom'un geldiğini bilmediğime yemin ederim.
Translate from Turkish to English
Bir şey yapmadığıma yemin ederim.
Translate from Turkish to English
Tom'u görmediğime yemin ederim.
Translate from Turkish to English
Tom'un Mary'yi öptüğünü gördüğüme yemin edebilirdim.
Translate from Turkish to English
Tom'un sesini duyduğuma yemin edebilirdim.
Translate from Turkish to English
Ben ayakta ölmeye yemin ettim.
Translate from Turkish to English
Bu cümleye yakın bir cümlenin bir arabanın arka camında yazılı olduğuna yemin ederim.
Translate from Turkish to English
Yemin ediyorum, hayatımda ilk defa böyle pis laf yedim!
Translate from Turkish to English
Bir daha onunla konuşmamaya yemin ettim.
Translate from Turkish to English
Bana doğruyu söylediğine yemin eder misin?
Translate from Turkish to English
Evlendikleri zaman her ikisi de yalan söylememek için yemin ettiler.
Translate from Turkish to English
Elin İncilin üzerinde yemin etmelisin.
Translate from Turkish to English
Ben senin gibi olmayacağıma yemin ediyorum.
Translate from Turkish to English
Yemin etmeyin.
Translate from Turkish to English
Yemin ediyorum sadece birbirimizin arasında sır olarak kalacak.
Translate from Turkish to English
Yemin ederim ben de kimseyi incitmek istemezdim.
Translate from Turkish to English
Gerçeği, yalnızca gerçeği söyleyeceğinize yemin eder misiniz?
Translate from Turkish to English
Tom bana kimseye söylemeyeceğime dair yemin ettirdi.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'ye anlatmayacağıma yemin ettirdi.
Beş yabancı dil biliyor ama yemin etmek istediği zaman kendi ana dilinde konuşuyor.
Bir daha asla olmayacak. Yemin ediyorum.
Sana geri ödeyeceğime yemin ederim.
Tom kimseye bir şey söylemeyeceğine yemin etti.
İşimi iyi yapmak için yemin ettim.
Size yemin ediyorum, o bir dâhi!
O konudan asla hiç kimseye bahsetmedim, yemin ederim.
Hiç yemin var mı?
Onun doğru olduğuna yemin etsem bile bana inanmazlar.
Onun için yemin eder misin?
Tom'u öldürmediğime sana yemin ederim.
Hiç kimsenin Tom gibi yemin ettiğini hiç duymadım.
Tom bize doğruyu söylediğine yemin ediyor.
Mary kimseye söylememem için bana yemin ettirdi.
Mary Tom'a söylememem için bana yemin ettirdi.
Tom Mary'ye söylememem için bana yemin ettirdi.
Mary bana ebeveynlerine söylememem için yemin ettirdi.
Bunun o olduğuna yemin ederim.
Bunu o olduğuna yemin ederim.
Seni görmediğime yemin ederim.
Onları görmediğime yemin ederim.
Onu görmediğime yemin ederim.
Yemin ediyorum ki iki ay içinde İspanyolcada akıcı olacağım!
Yemin ederim onu asla incitmem.
Bir şey duyduğuma yemin edebilirdim.
Bir şey gördüğüme yemin edebilirdim.
Yemin ederim, bir uzaylı gördüm!
Tom herhangi birine söylememem için bana yemin ettirdi.
O artık içmeyeceğine yemin etti.
Onun ne yaptığını Mary'ye söylememem için Tom bana yemin ettirdi.
Sen beni sevdiğine yemin ettin.
Ben bunun doğru olduğuna yemin ederim ya da yıldırım beni çarpsın.
Tom bir şey söylememem için bana yemin ettirdi.
Bu garip. Bu kapının kilitli olduğuna yemin edebilirdim.
Tüm yapmak istediğimin Tom'u tehdit etmek olduğuna yemin ederim.
Kendi şarkımdaki sözleri hatırlayamam, yemin ederim.
Bir şey görmediğime yemin ederim.
Bir daha olmayacak, yemin ederim.
Seni her zaman koruyacağıma yemin ederim.
Tom sırdan kimseye bahsetmediğine yemin etti.
Tom onu yapmayacağına yemin etti.
O, arkadaşının ölümünün intikamını almak için yemin etti.
"Sana inanmıyorum!" "Yemin ederim!
Ben hayatım üzerine yemin ederim.
Evet, yemin ediyorum!
Yemin ederim seni vururum.
O, sigara içmeyi bırakmaya yemin etti.
Az önce bir koca ayak gördüğüme yemin ederim.
Birini gördüğüme yemin edebilirim.
Onları incitmediğime yemin ederim.
Onu incitmediğime yemin ederim.
Tom'a zarar vermediğime yemin ederim.
Tom masum olduğuna yemin ediyor.
Tom masum olduğuna yemin etti.