Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yeri"

Learn how to use yeri in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Her yeri temizlediler, bodrumdan çatıya.
Translate from Turkish to English

Bilgisayarlar her yeri işgal etti.
Translate from Turkish to English

Araba kazası olay yeri korkunç bir manzaraydı.
Translate from Turkish to English

Tam olarak doğduğum yeri bilmiyorum.
Translate from Turkish to English

Allah önce yeri ve göğü yarattı.
Translate from Turkish to English

Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı.
Translate from Turkish to English

İstasyonun önünde büyük bir park yeri vardır.
Translate from Turkish to English

Onların gidecek yeri yoktu.
Translate from Turkish to English

Tom altın paralarını koyduğu yerin mükemmel saklama yeri olduğunu düşünüyordu. Fakat, yanılıyordu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin babasının intihar ettiği yeri ziyaret etmek istemeyeceğini sandığını söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom gidecek bir yeri olmadığını söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom'un gidecek başka yeri yok.
Translate from Turkish to English

Tom haritada doğduğu yeri bulamadı.
Translate from Turkish to English

Tom bir park yeri bulamadı.
Translate from Turkish to English

Tom her şeyin yeri ve zamanı olduğuna inanıyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'den yeri süpürmesini istedi.
Translate from Turkish to English

Sen bulaşıkları yıkarken ben yeri süpüreceğim.
Translate from Turkish to English

Mesire yeri kıyıya paraleldir.
Translate from Turkish to English

Bütün gün çalıştıktan sonra, Tom'un her yeri ağrıyor.
Translate from Turkish to English

Memur bir park yeri alma ricasının reddedildiğini Bob'a bildirdi.
Translate from Turkish to English

Tom'un yapmak istediği şeyi yapmak için yeterli yeri yoktu.
Translate from Turkish to English

Bir park yeri var mıdır?
Translate from Turkish to English

Tom'un gidecek yeri yoktu.
Translate from Turkish to English

Vücudumun her yeri kaşınıyor.
Translate from Turkish to English

Nehrin en derin yeri burası.
Translate from Turkish to English

Köpek yeri kokladı.
Translate from Turkish to English

Bu nehrin en derin yeri burası.
Translate from Turkish to English

Ona yeri süpürttüm.
Translate from Turkish to English

Onun çalışacak bir yeri yok.
Translate from Turkish to English

Hizmetçi yeri sildi.
Translate from Turkish to English

Kyoto'nun görecek çok yeri var.
Translate from Turkish to English

Lütfen bana bulunduğunuz yeri bildirin.
Translate from Turkish to English

Onların gidecek başka yeri yok.
Translate from Turkish to English

Bu geminin varış yeri neresidir?
Translate from Turkish to English

Allah göğü ve yeri yarattı.
Translate from Turkish to English

Karuizawa bir sayfiye yeri olarak ünlüdür.
Translate from Turkish to English

Geçen yaz babamın doğduğu yeri ziyaret ettim.
Translate from Turkish to English

Bu yeri temizlemek bir kâbus olmalı.
Translate from Turkish to English

Onu ve onun yürüdüğü yeri çok seviyor.
Translate from Turkish to English

Babam benim gidip o yeri görmemi istedi.
Translate from Turkish to English

Doğduğum tam yeri bilmiyorum.
Translate from Turkish to English

Babam yeri görmeye gitmem konusunda ısrar etti.
Translate from Turkish to English

O yeri özlüyorum.
Translate from Turkish to English

Bu yaz doğduğum yeri ziyaret ettiğimde, şehri on yıl öncekinden farklı buldum.
Translate from Turkish to English

Umarım bu yeri seversin.
Translate from Turkish to English

Her yeri aradım ama cüzdanımı bulamadım.
Translate from Turkish to English

Bu yeri işletiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'un bu yeri seveceğini sanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Yaşadığı yeri güzelleştirmeyen insandan bir şey beklenmez mi?
Translate from Turkish to English

O senden uzakta askerlik yaptı, sana yakın yeri tercih etmedi, ne garip değil mi?

Yeri bilmiyorum.

Her yeri kaşıyorum.

Her yeri kontrol ettim.

Bu şarkıyı dinlediğim zaman büyüdüğüm yeri düşünüyorum.

Her yeri aradık.

O, yeri öptüğünde canı yandı.

Lütfen şu yeri bana gösteriniz.

O yeri ararken sıkıntı çekmişler

Tom yeri doldurulamaz.

Tom'un gidecek bir yeri yok.

Bu yeri severdim.

Onların yeri burası değil.

Toplantının tarihi ve yeri tespit edildi.

Yaşadığın yeri bilmek istiyorum.

O yeri seviyorum.

Bu yeri seviyorum.

Yaşadığım yeri seviyorum.

Buralarda kiralamak için bir yeri olan birini tanıyor musunuz?

Tom gidecek bir yeri olduğunu söyledi.

Tom'un saklandığı yeri bulmalıyız.

Tom'un saklandığı yeri bulmak zorundayız.

Tom'un saklandığı yeri bulmamız gerekiyor.

Kaldığım otelin bir park yeri yok.

Böyle bir yeri almaya gücün nasıl yetebilir?

Büyünün islamda yeri çok günah.

Tom çalıştığım yeri biliyor.

Tom bu yeri eskiden yaşadığı yerden daha çok seviyor.

Sadece bu yeri seviyorum.

Bu yeri kesinlikle seviyorum.

Bu yeri gerçekten seviyorum.

Bu mükemmel bir saklanma yeri.

Bir sonraki buluşmamız için daha sessiz, hatta sıkıcı bir yeri tercih ederim.

Bir tane bulabileceğim yeri bilen biri var mı?

Tom mükemmel bir saklanma yeri bulduğunu düşündü.

Temizlemeye başlamadan önce bu yeri görmeliydin.

Bu yeri özleyeceğim.

Bu yeri hatırlıyorum.

Yeni bir saklanma yeri bulmam gerekiyor.

Seninle ölene kadar konuşmasam yeri.

Dürüst olmak gerekirse, daha önce bu yeri hiç duymadım.

Marie'nin yaşadığı yeri bilmiyor.

Bugün olduğum yeri amcama borçluyum.

Her yeri aradım fakat cüzdanımı bulamıyorum.

Tom'un yaşadığı yeri bulmam gerek.

Gerçek aşkın ne yeri ne zamanı vardır.

Kumu sevmem. Büyük, tırtıklı, sinir bozucu ve her yeri toz yapandır.

İyi bir avukat müşterisini savunmak için yeri göğü titretecektir.

Rok yaparken hem şahın hem de kalenin yeri değiştirilir.

Dünyanın en alçak yeri Lut Gölü'dür.

Kadın hiç gitmeyecekmiş gibi sever ama yeri gelir, hiç sevmemiş gibi gider.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English