Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yerinde"

Learn how to use yerinde in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Alain çocukluğuna bağlıdır, her zaman doğum yerinde kalmak istiyor.
Translate from Turkish to English

Dünyanın her yerinde birçok insan barış istiyor.
Translate from Turkish to English

Dünyanın pek çok yerinde, herkesin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli yiyecek yoktur.
Translate from Turkish to English

Adam köyün her yerinde iyi tanınmıştır.
Translate from Turkish to English

Bankanın ülkenin her yerinde şubeleri var.
Translate from Turkish to English

Biz ülkenin her yerinde seyahat ettik.
Translate from Turkish to English

Olay yerinde bulunduğuna dair ona karşı herhangi bir kanıt yoktu.
Translate from Turkish to English

Bankanın şubeleri Japonya'nın her yerinde bulunmaktadır.
Translate from Turkish to English

İnsanlar dünyanın her yerinde yaşıyorlar.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam derhal eve giderim.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam, aynı şeyi yaparım.
Translate from Turkish to English

Senin yerinde olsam, ona güvenirim.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam, onu derhal yaparım.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam işimi bırakıp Londra'dan ayrılırım.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam, onun teklifini kabul ederim.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam, böyle zor bir durumda aynı şeyi yaparım.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam, burs için müracaat ederim.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam, kendime daha çok dikkat ederim.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam, öyle bir şey yapmam.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam onu yapmam.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam, onu yapmam.
Translate from Turkish to English

Yiyecek yokluğundan dolayı şehrin her yerinde şiddet patlak verdi.
Translate from Turkish to English

Tom uygulama sırasında sol dizini incitti, bu yüzden John oyunu yerinde oynamak zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Zavallı Tom'un her yerinde.
Translate from Turkish to English

Tom Boston'un her yerinde birçok yerde bulundu.
Translate from Turkish to English

Senin yerinde olsam oraya gitmem.
Translate from Turkish to English

Tom, geceyi onun yerinde geçirebileceğimi söyledi.
Translate from Turkish to English

Taş yerinde ağırdır.
Translate from Turkish to English

Tom senin yerinde olmadığı için memnun.
Translate from Turkish to English

Tom'un yerinde olmak istemem.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam başarabilirdim.
Translate from Turkish to English

Onun şuuru yerinde değil.
Translate from Turkish to English

O, iş yerinde, değil mi?
Translate from Turkish to English

O iş yerinde bir kaza geçirdi.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam, yapmam.
Translate from Turkish to English

Bu, iş yerinde ortalama bir gündür.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam, şunu alırım.
Translate from Turkish to English

O, iş yerinde dalga geçtiği için kovuldu.
Translate from Turkish to English

Bir kalabalık olay yerinde toplandı.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam, onun nasihatını dinlerim.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam ona sorarım.
Translate from Turkish to English

Keyfi yerinde görünüyordu.
Translate from Turkish to English

İş yerinde bir kravat takmam gerekir mi?
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam, daha çok çalışırım.
Translate from Turkish to English

Bugün patronun keyfi yerinde mi?
Translate from Turkish to English

Bütün ailemin sağlığı yerinde.
Translate from Turkish to English

Onlar Dünyanın her yerinde yarıştılar.
Translate from Turkish to English

Dünyanın her yerinde arkadaşları vardı.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam, böyle kaba bir şey yapmazdım.

Yerinde olsam, aynısını yaparım.

Bugün kocamın keyfi yerinde.

Yerinde olsam, onu maviye boyarım.

Senin yerinde olsam, farklı hareket ederim.

Yerinde olsam, ona evlenme teklif ederim.

Yerinde olsam, ondan uzak dururum.

Yerinde olsam, onunla yaşamam.

Pirinç Dünyanın birçok yerinde yetişir.

Yerinde olsam o ata bahis oynamam.

Yerinde olsam, öyle yapmam.

Yerinde olsam, parayı bir bankaya koyarım.

Polisler hırsızı olay yerinde tutukladı.

Onun yerinde olsam, henüz vazgeçmem.

Vücudunuzun başka herhangi bir yerinde ağrı hissediyor musunuz?

Yerinde olsam, o tür bir şey yapmam.

Ben onu ararken sadece bir dakika yerinde kal.

Yerinde olsam bunu yapmazdım.

Senin yerinde olsam bunu yapmazdım.

O yerinde değil.

Onun dikiş sepeti, şifonyer çekmeceleri ve külotlu çorap rafları hepsi sistemli olarak yerli yerinde düzenlenir.

Keyfin yerinde mi?

Sanırım yerinde olsam aynı şeyi yaparım.

Yaklaşık bütün gün süren yürüyüşten sonra Tom'un yerinde bitirdim.

Tom yerinde mi?

Ne oldu? Dairenin her yerinde su var.

Ben, Roma'ya yakın bir yerleşim yerinde çalışıyorum.

Yerinde olsaydım aynı şeyi yapacaktım.

Uygun elbiseler iş yerinde çok önemlidir.

Senin yerinde olmak istemezdim.

Yerinde olsam, çok emin olmam.

Ben iş yerinde her gün Fransızca konuşurum.

Yerinde olsam bu konuda endişe etmem.

Tom'un yerinde sen olsan ne yapardın?

Yerinde olsam ses çıkarmazdım.

Tom'un yerinde olsan ne yapardın?

Onun yerinde olsan ne yapardın?

Öğretmenimizin havası yerinde.

Yerinde olsam böyle bir şey yapmazdım.

Senin yerinde olsam bana iyi davranırdım.

Yerinde olsam o kadar iyimser olmam.

Yerinde olsam Tom'a o kadar yakın oturmazdım.

Ben senin yerinde olsam bana kibar davranırdım.

Bir ağaç ölürse yerinde bir başkası yetişir.

Senin yerinde olsaydım, bunu alırdım.

Bu iş yerinde, geç kalanlar için sert ve hızlı kurallar var.

Katil olay yerinde tutuklandı.

İş yerinde bir kaza geçirdim.

Senin yerinde olsam giderdim.

Ben senin yerinde olsaydım, doktoru arardım.

Keyfim yerinde.

Keyfim çok yerinde değil.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English