Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yerinden"

Learn how to use yerinden in a Turkish sentence. Over 54 hand-picked examples.

Tom arabasını park yerinden çıkardı.
Translate from Turkish to English

Beşe kadar iş yerinden ayrılamam.
Translate from Turkish to English

Kalbimin en derin yerinden onu seviyorum.
Translate from Turkish to English

Yerinden kalkması için yaşlı bir bayana yardım etti.
Translate from Turkish to English

Tom iş yerinden hastalık izni aldı.
Translate from Turkish to English

Kalbim yerinden çıkacak gibiydi ve ne diyeceğimi bilemiyordum.
Translate from Turkish to English

Askerler onu tutukladı, gözlerini bağladı, sonra onu araçlarının arkasına götürdüler ve askerlerden biri onun dizine nişan aldı ve onu vurdu. Bu sahne filme çekildi ve dünyanın her yerinden milyonlarca insan bunu gördü.
Translate from Turkish to English

Yüreğimin en derin yerinden kalbimi yakan tek sensin.
Translate from Turkish to English

Tom gizli saklama yerinden anahtarı aldı ve kapıyı açtı.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'yi kalbinin en derin yerinden hep sevdi.
Translate from Turkish to English

Buzdolabını yerinden kaydırmak çok güç oldu.
Translate from Turkish to English

Bana bir dayanak noktası verin, Dünya'yı yerinden oynatayım.
Translate from Turkish to English

Yerinden kalma. Hemen döneceğim.
Translate from Turkish to English

Saat beşte seni senin yerinden almaya geleceğim.
Translate from Turkish to English

Tesbih bir yerinden koparsa tüm taneleri dökülür.
Translate from Turkish to English

Dünyanın her yerinden binlerce insan, NASA astronotu olmak için başvuruyor.
Translate from Turkish to English

Tom olay yerinden kaçtı.
Translate from Turkish to English

Köylüler bir baraj inşaatı nedeniyle yerinden edildi.
Translate from Turkish to English

Yerinden kalkmak istemeyebilirsin.
Translate from Turkish to English

Dünyanın her yerinden insanlar İngilizcenin öğrenmek için zor olduğunu söylüyorlar.
Translate from Turkish to English

Araştırmacılar kaza yerinden delil topladılar.
Translate from Turkish to English

Yaralı, olay yerinden uzaklaştırıldı.
Translate from Turkish to English

Hiçbir şeyi yerinden oynatmadım.
Translate from Turkish to English

Buraya dünyanın her yerinden turistler gelir.
Translate from Turkish to English

O bir tabloyu yerinden söktü.
Translate from Turkish to English

Tom suç yerinden kaçtı.
Translate from Turkish to English

İşimden sonra seni iş yerinden alacağım.
Translate from Turkish to English

Gazete satış yerinden gazete satın almayı durdurun.
Translate from Turkish to English

Fadıl olay yerinden kaçtı.
Translate from Turkish to English

İş yerinden pazartesi izin aldım.
Translate from Turkish to English

Ben normal olarak yaklaşık akşam saat sekizde işten yerinden çıkarım.
Translate from Turkish to English

Adamlar olay yerinden kaçtılar.
Translate from Turkish to English

Şüpheliler olay yerinden kaçtılar.
Translate from Turkish to English

Leyla olay yerinden kaçtı.
Translate from Turkish to English

Baba yerinden kalkmaya hiç acele etmedi.
Translate from Turkish to English

Tom arabasını park yerinden kaldırdı.
Translate from Turkish to English

Sami bir tatil yerinden aradı.
Translate from Turkish to English

Tom omzunu yerinden çıkardı.
Translate from Turkish to English

Hakem atışın yerinden kullanılmasını istedi.
Translate from Turkish to English

Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden; birçok seneler geçti, dönen yok seferinden.
Translate from Turkish to English

Laf sokarım derinden, aklın oynar yerinden.
Translate from Turkish to English

Hakem atışı yerinden kullanmayan Ali'ye sarı kart gösterdi.
Translate from Turkish to English

Yerinden kıpırdamayan, kelepçelendiğini fark etmez.

Peygamberlikte bulunabilsem, bütün sırları bilsem, her bilgiye sahip olsam, dağları yerinden oynatacak kadar büyük imanım olsa, ama sevgim olmasa, bir hiçim.

Kamp yerinden çok uzaklaşma.

Hitachi ve NEC gibi rakiplerin birleşmesi taşları yerinden oynatıyor.

Taşları yerinden oynatacak bir şey miydi bu?

Yerinden doğrulacak hali yok.

Tom birkaç yerinden bıçaklandı.

Tom televizyonun sesini o kadar açıyor ki evin her yerinden duyuluyor.

Kapı çalınca yerinden heyecanla fırladı.

Patlama şehrin her yerinden duyuldu.

Türkiye; Arsah'taki Ermenileri yerinden etmek için Azerbaycan ile işbirliği yapıyor.

Dünyanın her yerinden sörfçüler buraya geliyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English