Learn how to use yerlere in a Turkish sentence. Over 44 hand-picked examples.
Bu tip yerlere ne tip insanlar takılırlar?
Translate from Turkish to English
Kuşlar uzak yerlere uçarlar.
Translate from Turkish to English
Tom neredeyse yerlere her zaman zamanında varır.
Translate from Turkish to English
O tur hangi yerlere gider?
Translate from Turkish to English
O tür yerlere gece gitmeyin.
Translate from Turkish to English
Sadece yetenekliler yeterli yerlere gelmeli midir?
Translate from Turkish to English
Sence insani duyguları gelişmemiş insanlar iyi yerlere gelmeli midir?
Translate from Turkish to English
Tom bir yerlere saptı.
Translate from Turkish to English
Ben çok yerlere gittim.
Translate from Turkish to English
Birçok gezgin gidecekleri yerlere trenle seyahat etme yerine bir araba kiralamaya karar verdiler.
Translate from Turkish to English
İkinizi bir yerlere götüreyim.
Translate from Turkish to English
Geminin görevi daha önce insanın gitmediği yerlere cesurca gitmek.
Translate from Turkish to English
Şifrelerinizi başkalarının görebileceği yerlere yazmamanız önerilir.
Translate from Turkish to English
Tom asla öyle yerlere gitmez.
Translate from Turkish to English
Eşim ve ben Noel tatilinde bir haftalığına bir yerlere gitmeyi umuyoruz.
Translate from Turkish to English
Boston ve Şikago gibi yerlere gittin mi?
Translate from Turkish to English
O öyle yerlere nadiren gider.
Translate from Turkish to English
O egzotik yerlere seyahat etme fikrine saplantılıydı.
Translate from Turkish to English
Hadi ama, her zaman sızlanmayı bırak artık, bir yerlere gidelim de havan değişsin.
Translate from Turkish to English
"Bunun için sana yirmi dolar vereceğim." "Hiçbir şey yapmadan, otuz dolar, al ya da bırak" "Güzel, o zaman sanırım işimi başka yerlere götüreceğim."
Translate from Turkish to English
Başka yerlere bakabiliriz.
Translate from Turkish to English
Böyle yerlere asla gitmem.
Translate from Turkish to English
Biz öyle yerlere asla gitmeyiz.
Translate from Turkish to English
Artık böyle yerlere asla gitmiyoruz.
Translate from Turkish to English
Yeni yerlere seyahat etmek ve ziyaret etmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Beni bir yerlere götür.
Translate from Turkish to English
Rüzgâr balonu bir yerlere savurdu.
Translate from Turkish to English
Tom nadiren böyle yerlere gider.
Translate from Turkish to English
Alman turistler Rus turistlerin çok olduğu yerlere pek rağbet etmiyor.
Translate from Turkish to English
Osmanlı Devleti'nin yanında, koskoca Almanya, Avusturya-Macaristan varken hepsini birden yenen, yerlere seren İtilâf kuvvetleri karşısında, yeniden onlarla düşmanlığa varabilecek durumlara girmekten daha büyük mantıksızlık ve akılsızlık olamazdı.
Translate from Turkish to English
Tatil için bir yerlere gitmiyor musun?
Translate from Turkish to English
Tom sözlerimi bambaşka yerlere çekti.
Translate from Turkish to English
Yerlere çöp atmayın.
Translate from Turkish to English
Kafa dağıtacak bir yerlere gidelim.
Translate from Turkish to English
Gülmekten yerlere yattım!
Translate from Turkish to English
O öyle yerlere pek gitmez.
Translate from Turkish to English
Gideceğim yerlere internetten bakıp bilgi edindim.
Translate from Turkish to English
Türkiye'de Alman turistler Rus turistlerin çok olduğu yerlere gitmeyi fazla tercih etmiyor.
Translate from Turkish to English
Uzun vadede daha ekonomik olabilir ama yine de yazlık alıp bir yere çakılı kalmaktansa her yıl farklı yerlere tatile gitmek bana daha cazip geliyor.
Translate from Turkish to English
Haritaya bakıp bazı yerlere işaret koydu.
Umarım hayat seni en güzel yerlere götürür.
Kimsenin bizi bulamayacağı yerlere gidelim.
Gülmekten yerlere yatıyorlar.
Dış görünüşüm beni bir yerlere getirdi.