Learn how to use yeteri in a Turkish sentence. Over 42 hand-picked examples.
Annem yeteri kadar masum bir halde "Biraz daha bira ister misin?" diye sordu.
Translate from Turkish to English
Sadece yeteri kadar kaynatılır.
Translate from Turkish to English
Onların yeteri kadar altını yoktu.
Translate from Turkish to English
Yeteri kadar zamanım vardı, bu yüzden acele etmeme gerek yoktu.
Translate from Turkish to English
Bu kitap benim okumam için yeteri kadar kolaydır.
Translate from Turkish to English
Buz üzerinde yürümek için yeteri kadar kalın.
Translate from Turkish to English
Mayuko yeteri kadar uyumadı.
Translate from Turkish to English
John, bugün okula gitmek için yeteri kadar iyi değildir.
Translate from Turkish to English
Yolculuğumuzun yarısında yanımıza yeteri kadar para almadığımızı fark ettik.
Translate from Turkish to English
Yeteri kadar dinlenmek önemlidir.
Translate from Turkish to English
Denizde geçirecekleri üç yıl için yeteri kadar erzak aldılar.
Translate from Turkish to English
Yeteri kadar insan çalıştırmıyorlar.
Translate from Turkish to English
Yeteri kadar nakitin olduğuna emin misin?
Translate from Turkish to English
Yeteri kadar paran olduğuna emin misin?
Translate from Turkish to English
Tom, yeteri kadar hırslı değilsin.
Translate from Turkish to English
Yeteri kadar çok zamanın var.
Translate from Turkish to English
Tom'un yeteri kadar çok zamanı var.
Translate from Turkish to English
Bu şehir ikimiz için yeteri kadar büyük değil.
Translate from Turkish to English
Tom'un zaten yeteri kadar endişelenecek şeyi var.
Translate from Turkish to English
Şu anda yeteri kadar paramız yok, ne yazık ki.
Translate from Turkish to English
Yeteri kadar dikkatli değildik.
Translate from Turkish to English
Tom'un bizimle gitmemesinin sebebi, yeteri kadar parası olmamasıydı.
Translate from Turkish to English
Biz yeteri kadar büyümedik.
Translate from Turkish to English
Yeni bir çanta almaya niyetlendim sonra yeteri kadar param olmadığını hatırladım.
Translate from Turkish to English
Yeteri kadar alan yoktu.
Translate from Turkish to English
Genç mühendisin yeteri kadar tecrübesi yoktu.
Translate from Turkish to English
Burada yeteri kadar iş var.
Translate from Turkish to English
Layla Sami ile gezmek için kendini yeteri kadar rahat hissetti.
Translate from Turkish to English
O yeteri kadar anne sütü içmiyor.
Translate from Turkish to English
Yeteri kadar isteklilik veya beceri yok.
Translate from Turkish to English
Henüz yeteri kadar bilmiyoruz.
Translate from Turkish to English
Bir projeyi asla yeteri kadar planlayamazsınız.
Translate from Turkish to English
Bir hedefi asla yeteri kadar takip edemezsiniz.
Translate from Turkish to English
Bir çocuğu asla yeteri kadar cesaretlendiremezsiniz.
Translate from Turkish to English
Bir evcil hayvanı asla yeteri kadar sevemezsiniz.
Translate from Turkish to English
Hiçbir zaman bir hedefe yeteri kadar ulaşamazsınız.
Translate from Turkish to English
Bilgiyi asla yeteri kadar derinleştiremezsiniz.
Translate from Turkish to English
Bir konuyu asla yeteri kadar tartışamazsınız.
Translate from Turkish to English
Yeteneği yeteri kadar teşvik edemez ve geliştiremezsiniz.
Translate from Turkish to English
Bir projeyi asla yeteri kadar optimize edemezsiniz.
Translate from Turkish to English
İşbirliğini asla yeteri kadar güçlendiremezsiniz.
Translate from Turkish to English
Bir caddeyi geçerken asla yeteri kadar dikkatli olamazsın.
Translate from Turkish to English