Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yoksul"

Learn how to use yoksul in a Turkish sentence. Over 92 hand-picked examples.

O, yoksul olduğu için mutludur.
Translate from Turkish to English

O, yoksul insanlar için pek çok şey yaptı.
Translate from Turkish to English

O yoksul olduğu gibi cömerttir.
Translate from Turkish to English

Zengin ve yoksul arasındaki uçurum daha da genişliyor.
Translate from Turkish to English

Tony yoksul hissetmedi.
Translate from Turkish to English

Yoksul insanlara tepeden bakma.
Translate from Turkish to English

Yoksul olmaktan utanma.
Translate from Turkish to English

Bir kilise faresi gibi yoksul.
Translate from Turkish to English

Tom yoksul olmayı sevmez.
Translate from Turkish to English

Dünyadaki en zengin 85 kişi gezegenin nüfusunun en yoksul yarısı kadar zengin.
Translate from Turkish to English

Daha önce olduğumuzdan daha yoksul değiliz.
Translate from Turkish to English

Bir zamanlar yoksul bir adam ve zengin bir kadın vardı.
Translate from Turkish to English

Gelişmiş bir ülke olsa bile Abd'de hala bazı çok yoksul insanlar var.
Translate from Turkish to English

Müşterilerinin çoğunluğu yoksul insanlardır.
Translate from Turkish to English

Müzisyen, ailesini yoksul bıraktı.
Translate from Turkish to English

Bence Tom yoksul.
Translate from Turkish to English

Yoksul geçimini düzeltmek için her yolu dener.
Translate from Turkish to English

Bir zamanlar köyde, yoksul bir çiftçi vardı.
Translate from Turkish to English

Yoksul çocuklardan nefret mi ediyorsun?
Translate from Turkish to English

Sonradan İbrahim Müteferrika adını alan aynı şahıs, yoksul bir ailenin çocuğuydu.
Translate from Turkish to English

Genç doktor kendini yoksul ve hastalara yardım etmeye adadı.
Translate from Turkish to English

Yoksul kız gökyüzüne baktı.
Translate from Turkish to English

Dünyanın en yoksul ülkelerinde de büyük paralar kazanılır.
Translate from Turkish to English

Çok yoksul ülkelerin de büyük zenginleri vardır.
Translate from Turkish to English

Afrika en yoksul kıtadır.
Translate from Turkish to English

Mary yoksul bir kadındır.
Translate from Turkish to English

Savaş, sen kazansan bile, seni daha yoksul ve daha güçsüz yapar.
Translate from Turkish to English

Yoksul adam ihtiyaç içindeydi.
Translate from Turkish to English

Tom biraz yoksul.
Translate from Turkish to English

Ama yoksul insanlar konserlere gitmediler.
Translate from Turkish to English

O, yoksul olmasına rağmen mutludur.
Translate from Turkish to English

Keçi yoksul adamın ineğiydi.
Translate from Turkish to English

Yoksul olsa da mutluydu.
Translate from Turkish to English

Ben sadece yoksul bir öğrenciyim.
Translate from Turkish to English

O, yoksul ama mutlu.
Translate from Turkish to English

Yoksul insanlar zalim diktatörün insafındaydı.
Translate from Turkish to English

Yoksul adam diğer insanlardan bağımsızdır ve yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Zengin adam ise kendi ihtiyaçlarında bağımsızdır ama diğer insanların ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır.
Translate from Turkish to English

Tom yoksul bir mahallede yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Zengin olmak, yoksul olmanın karşıtıdır.
Translate from Turkish to English

Tom yoksul bir sosyal çevreden geldi ama daha sonra oldukça zengin oldu.
Translate from Turkish to English

São Paulo, aynı zamanda hem dünyanın en yoksul hem de en zengin şehirlerinden biridir.
Translate from Turkish to English

Aktivistler yoksul ülkelerdeki hastalığı önlemeye çalışırlar.
Translate from Turkish to English

Evini bir görsen, yoksul olduğunu anlarsın.
Translate from Turkish to English

Yoksul ve sağlıklı olmak zengin ve hasta olmaktan iyidir.
Translate from Turkish to English

O, hayatının çoğunu yoksul insanlara bakarak geçirdi.

Annem ve babam, erkek arkadaşımdan hoşlanmazlar, çünkü o yoksul.

Yoksul ülkelerdeki insanların zengin ülkelerdeki insanlardan daha fazla çocukları var.

Yoksul yaşlı Tom.

Onun gençken çok yoksul olduğu söyleniyor.

O yoksul ölmekten korkuyor.

Tom yoksul ve mutlu.

Yoksul İrlandalı şimdi yapayalnız bırakıldı ve diğerlerinin nereye gittiğini bilmiyordu, bu yüzden, o sadece çok üzgün ve sefil bir şekilde olduğu yerde kaldı.

Mississippi, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en yoksul eyalettir.

Avrupa Birliği'ndeki en yoksul ülke hangisidir?

Avrupa Birliği'nin en yoksul ülkesi, Amerika Birleşik Devletlerindeki en yoksul eyaletten daha mı yoksuldur?

O yoksul büyüdü, bu yüzden yoksunluğa alışkın.

Yoksul bir adamın oğlu olan Dan, bir üniversite eğitiminin hayalini kuruyordu.

Birçok yoksul öğrenciye burs verilir.

Herkes yoksul değildir.

O yoksul aile her ay kıt kanaat geçiniyor.

Yoksul daha da yoksullaşıyor.

Yoksul köylüler patates yediler.

O yoksul kenar mahallede yaşıyor.

Ailesi yoksuldu ve yoksul insanlar genellikle müzik duymadı.

Onlar yoksul bir aile.

Ne cüretle bana yoksul diyorsun?

Yoksul insanların etrafında olmaktan hoşlanmam.

Yoksul insanların tembel olduğu bir efsanedir.

Yoksul değilim ama zengin de değilim.

Şehir zengin ve yoksul olarak ayrılmış.

Meksika'da birçok yoksul mahalle vardır.

Ben yoksul bir marangozum.

Herkes Tom'un yoksul insanların yeteneklerine sahip olduğunu biliyor.

Tom çok yoksul görünüyor.

Sami'nin tutuklanması ailesini yoksul bıraktı.

Tom benim kadar yoksul değil.

Tom yoksul, değil mi?

Büyük savaşın uzun yılları boyunca, ulus, yorgun ve yoksul bir durumda.

Sami yoksul bir ülkede yaşıyor.

Sao Paulo dünyanın hem en yoksul hem de en zengin şehirlerinden biridir.

Tom'un yoksul olduğunu biliyorum.

Açlık ve yoksullukla savaşın. Bir yoksul da siz yiyin!

Yoksul gibi bir hâli var.

Yoksul gibi görünüyor.

Ailem yoksul.

Düşündüğün kadar yoksul değilim.

Kimse yoksul olmak istemez.

Zenginlerin parasında her zaman yoksul teri vardır.

Giderek daha fazla yoksul ve yaşlı insanın mali desteğe ihtiyacı var.

Yoksul adam sadaka arıyordu.

Senin düşündüğün kadar yoksul değilim.

Kasabadaki en yoksul mahallede yaşıyordu.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English