Learn how to use yoksulluk in a Turkish sentence. Over 52 hand-picked examples.
Yoksulluk onu çalmaya zorladı.
Translate from Turkish to English
O yoksulluk nedeniyle oğlunu üniversiteye gönderemedi.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk kapıdan içeri girdiğinde, sevgi pencereden dışarı uçar.
Translate from Turkish to English
Tom yoksulluk içinde büyüdü.
Translate from Turkish to English
Tom yoksulluk içinde yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk bütün kötülüklerin kaynağıdır.
Translate from Turkish to English
Mahallem yoksulluk tehdidi altında.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk onun okula devam etmesini engelledi.
Translate from Turkish to English
Ülkenin temel sosyal sorunu yoksulluk.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk insanlardaki en kötüyü ortaya çıkarmak ve en iyiyi gizlemek için dünyadaki başka her şeyden daha fazlasını yapar.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk tesadüf değildir. Kölelik ve apartheid gibi insan ürünüdür ve insan etkinlikleriyle ortadan kaldırılabilir.
Translate from Turkish to English
Bir araştırmaya göre dünyada bir milyar insan yoksulluk çekiyor.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk kurnazlık öğretir.
Translate from Turkish to English
Dünyadaki birçok insan hala yoksulluk içinde yaşar.
Translate from Turkish to English
Biz yoksulluk içinde büyüdük.
Translate from Turkish to English
Sen yoksulluk içinde büyüdün, değil mi?
Translate from Turkish to English
Çavdara yoksulluk tahılı denirdi.
Translate from Turkish to English
O kasabanın gümüşçülerinin aşırı yoksulluk nedeniyle gümüş yedikleri söylenilmektedir.
Translate from Turkish to English
Mary yoksulluk içinde büyüdü.
Translate from Turkish to English
Aile yoksulluk içinde yaşadı.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk bütün ahlaksızlıkların anasıdır.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk her yerde.
Translate from Turkish to English
Her yerde yoksulluk var.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk ön kapını çaldığında sevgi arka kapıdan kaçar.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk içinde yaşamak, bazı kadınların fantezisidir. Onlar bunun biraz romantik olduğunu düşünüyorlar.
Translate from Turkish to English
Eğitim olmadan, sen her zaman yoksulluk hissedeceksin.
Translate from Turkish to English
O, yoksulluk içinde büyüdü.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk, oğlanı eğitimden mahrum etti.
Translate from Turkish to English
Ben yoksulluk içinde yaşadım.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk bazen insanları suç işlemeye tahrik eder.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk soğuk iklimlerde muhtemelen daha zordur.
Translate from Turkish to English
Büyük Sahra'nın güneyindeki birçok Afrika ülkesinde yoksulluk var.
Translate from Turkish to English
Bir haftada kırk saat çalışan hiç kimse yoksulluk içinde yaşıyor olamaz.
Translate from Turkish to English
Haftada kırk saat çalışan hiç kimse yoksulluk içinde yaşamamalı.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk 2000'lerde Latin Amerika'da yüzde 50'den fazla azaldı.
Translate from Turkish to English
Afgan halkı büyük yoksulluk içinde yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Ben yoksulluk içinde büyüdüm.
Translate from Turkish to English
Onlar yoksulluk içinde büyüdüler.
Translate from Turkish to English
Ben zenginlik ve korku içinde yaşamaktansa huzurlu yoksulluk içinde yaşamayı tercih ederim.
Translate from Turkish to English
Durumu iyileştirmek için on yıllardır devam eden uluslararası çabalara rağmen, savaş, hastalık ve kıtlık yoksulluk çeken ülkeyi yok etmeye devam ediyor.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk içinde yaşıyoruz.
Ve iyi haber şu ki ekonomi tekrar büyüyor. Maaşlar, gelirler, ev fiyatları ve emeklilik hesapları yeniden artıyor. Yoksulluk yine düşüyor.
Geçen yıl, bu ülkede yoksulluk yaklaşık 50 yıldaki en hızlı oranda düştü.
Kanada'daki her yedi kişiden biri yoksulluk içinde yaşıyor.
Araştırmamız, bu politikalar devam ederse yoksulluk oranlarının önümüzdeki otuz yılda iki katına çıkacağını gösteriyor.
Bu kitabı yazmasaydım yoksulluk içinde ölürdüm.
Başkan, halkı yoksulluk ve hastalıklarla mücadelede birleşmeye çağırdı.
Yoksulluk size ekmeği yağsız yemeyi öğretir.
Yaşamı boyunca yoksulluk çekti.
İnsanlığı tehdit eden yoksulluk, terörizm, İslam düşmanlığı, ırkçılık, göç, savaş, hastalık ve çeşitli çatışmalardan kaynaklanan sorunların üstesinden, ancak küresel işbirliğiyle gelinebilir.
Nüfusunun çoğunluğu yoksulluk, hatta açlık sınırında yaşayan ülkemizde dizi oyuncuları bölüm başına on binlerce lira para kazanıyor.
Bu yüzden bazı kadınlar yoksulluk içinde yaşıyor.