Learn how to use yoluna in a Turkish sentence. Over 77 hand-picked examples.
Sonunda o, yoluna girecek.
Translate from Turkish to English
Sonunda işim yoluna girdi.
Translate from Turkish to English
İnsanların yoluna girme.
Translate from Turkish to English
Yaşlı adam onun yoluna girdi.
Translate from Turkish to English
O, demir yoluna yaslanıyordu.
Translate from Turkish to English
O yoluna girecek.
Translate from Turkish to English
Eminim her şey yoluna girecek.
Translate from Turkish to English
Tom'un arabasının araba yoluna girdiğini gördüm.
Translate from Turkish to English
Senin ve Tom'un arasındaki işler yoluna girmediği için üzgünüm.
Translate from Turkish to English
Senin için onun yoluna gireceğini umuyorum, Tom.
Translate from Turkish to English
Beni bu kadar zorlama. Kendi halime bırak da işleri yoluna koyayım.
Translate from Turkish to English
Şimdi yoluna devam et.
Translate from Turkish to English
Yoluna çıkan herhangi birine rüşvet vermeye alışmış.
Translate from Turkish to English
Her şey yoluna girecek.
Translate from Turkish to English
İçin rahat olsun, her şey yoluna girecek.
Translate from Turkish to English
Sadece rahatla her şey yoluna girecek.
Translate from Turkish to English
Her şeyin yoluna gireceğinden eminim.
Translate from Turkish to English
Hükümet, niçin bu parayı vatandaştan tahsil etme yoluna gidiyor?
Translate from Turkish to English
Tohum saç ve yoluna devam et. Tohum iyiyse eğer, kök salacaktır.
Translate from Turkish to English
Hadi bakalım, herkes yoluna!
Translate from Turkish to English
İşlerim yavaş yavaş yoluna giriyor.
Translate from Turkish to English
İşleri yoluna sokmak çok zor.
Translate from Turkish to English
Onun yoluna taş koymak istemedik.
Translate from Turkish to English
Tom'un arabası özel araba yoluna park ediliyor.
Translate from Turkish to English
En iyisi birbirimizin yoluna çıkmayalım.
Translate from Turkish to English
Bırak Tom kendi yoluna gitsin.
Translate from Turkish to English
Hidayet eyle bizi doğru yola, o kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.
Translate from Turkish to English
İşler yoluna girecek.
Translate from Turkish to English
İşler yoluna girecek bence.
Translate from Turkish to English
Tom arabasını özel araba yoluna çekti.
Translate from Turkish to English
Tom özel araba yoluna çekti ve arabayı durdurdu.
Translate from Turkish to English
Tom'un arabası özel araba yoluna çekildi.
Translate from Turkish to English
Ağlama. Her şey yoluna girecek.
Translate from Turkish to English
Herkes yoluna devam etmeli.
Translate from Turkish to English
Tom'un yoluna pek çok engeller kondu.
Translate from Turkish to English
Her şey yoluna girecek. Ağlamayı kes.
Translate from Turkish to English
Hadi, her şey yoluna girecek.
Translate from Turkish to English
Bunu açıklamanın iyi bir yoluna sahip değildim.
Translate from Turkish to English
Tom özel araba yoluna çekti.
Translate from Turkish to English
Tom her zaman kendi yoluna sahip olmaya çalışır.
Translate from Turkish to English
Tom'un yoluna girmemeye çalıştık.
Translate from Turkish to English
Tom'u yakalamanın herhangi bir yoluna sahip değilim.
Translate from Turkish to English
Artık buradayım, her şey yoluna girecek.
Translate from Turkish to English
Tom işlerin yoluna girmesini istiyor.
Translate from Turkish to English
Tom bir arabanın özel araba yoluna girdiğini gördü.
Translate from Turkish to English
Tom nihayet yoluna devam etti.
Translate from Turkish to English
Şu anda meteor çarpmaları önlemenin bir yoluna sahip değiliz.
Translate from Turkish to English
Her şey yoluna girecek. Korkma.
Translate from Turkish to English
Pisagorun gizemli yoluna ve rakamların gizli büyüsüne sık sık hayran olurum.
Endişelenme. Her şey yoluna girecek.
Tom ön yürüyüş yoluna yaklaşıyor.
Tom Mary'nin yoluna girmemeye çalıştı.
Her şey yoluna girecek gibi görünüyor.
Sami kendi yoluna gitti.
Sami'nin arabası Leyla'nın özel araba yoluna park edildi.
Sami arabasını garaj yoluna park etti.
Tom'un arabasını Mary'nin araba yoluna park ettiğini gördüm.
Endişelenmeyi bırak. Her şey yoluna girecek.
O kendi yoluna gitti, ben de kendiminkine gittim.
Tom senin yoluna girmeyecek.
Allah yardım ederse kuluna, her iş girer yoluna.
Ali sol ayağıyla Burak'ın koşu yoluna güzel bir pas attı.
Artık her şey yoluna girdi.
Ali dağ taş demeden yoluna devam etti.
Tom yoluna çıkan herkesi öldürür.
İşler yoluna giriyor.
Sami ve Leyla işleri yoluna koymak için çalışmaya karar verdi.
Merak etme, işi yoluna koyarız. Zaten iş dediğin şey altı üstü kuvvet çarpı yol.
Bazen bir şeylerin yoluna girmesi için her şeyin raydan çıkması gerekir.
Hey şey yoluna girecek.
Her şey yoluna girmeden önce en kötüsü olmak zorundadır.
Ne olursa hayatında her şey yoluna girer?
"Nas Kapital" doktrininin sonunun "nah kapital" olacağı görülünce faiz politikasında hülle yoluna gidildi.
Yargı yoluna başvuracağız.
İşler hızla yoluna girdi.
Neticede işi yoluna koymayı başardım.
Kalman yoluna devam etti.