Learn how to use yukarıdan in a Turkish sentence. Over 18 hand-picked examples.
Bu pencere tüm şehri yukarıdan görür.
Translate from Turkish to English
İnsanlar kendi aralarında mücadele ederken melekler yukarıdan izlerler.
Translate from Turkish to English
Yukarıdan bir kaya düştü.
Translate from Turkish to English
Sen bana hep yukarıdan baktın değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom yukarıdan geçen helikopterleri duyabiliyordu.
Translate from Turkish to English
Bombalar yağıyor sanki yukarıdan.
Translate from Turkish to English
Obama yukarıdan aşağıya ekonominin asla işe yaramadığını söyledi. Ülke sadece çok üstte olanlar iyi yaptıkları zaman ülke başarılı olmaz.Biz orta tabaka daha da büyüdüğü zaman, daha fazla güvenlik hissettiğinde başarılı oluruz.
Translate from Turkish to English
Derin su balıkları asla ışığı görmezler ve bütün hayatlarını yukarıdan gelen artıklarla yaşarlar.
Translate from Turkish to English
Yukarıdan bir çığlık duyduk.
Translate from Turkish to English
Tüm iyi şeyler yukarıdan gelir.
Translate from Turkish to English
Bina bütün kasabaya yukarıdan bakıyor.
Translate from Turkish to English
Kilise, kenti yukarıdan gören tepe üzerindedir.
Translate from Turkish to English
Onlar onu yukarıdan aşağıya muayene ediyorlar.
Translate from Turkish to English
Tüm bilgelik yukarıdan geliyor.
Translate from Turkish to English
Tom yukarıdan geçen bir helikopter duydu.
Translate from Turkish to English
Yukarıdan nehir görülebiliyordu.
Translate from Turkish to English
Mini etekler daha kısa olamaz gibi göründüğü zaman, onların yukarıdan kısaltılabileceklerini öğrendiler.
Translate from Turkish to English
Top çok yukarıdan dışarıya gitti.
Translate from Turkish to English