Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yukarıdan"

Learn how to use yukarıdan in a Turkish sentence. Over 18 hand-picked examples.

Bu pencere tüm şehri yukarıdan görür.
Translate from Turkish to English

İnsanlar kendi aralarında mücadele ederken melekler yukarıdan izlerler.
Translate from Turkish to English

Yukarıdan bir kaya düştü.
Translate from Turkish to English

Sen bana hep yukarıdan baktın değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom yukarıdan geçen helikopterleri duyabiliyordu.
Translate from Turkish to English

Bombalar yağıyor sanki yukarıdan.
Translate from Turkish to English

Obama yukarıdan aşağıya ekonominin asla işe yaramadığını söyledi. Ülke sadece çok üstte olanlar iyi yaptıkları zaman ülke başarılı olmaz.Biz orta tabaka daha da büyüdüğü zaman, daha fazla güvenlik hissettiğinde başarılı oluruz.
Translate from Turkish to English

Derin su balıkları asla ışığı görmezler ve bütün hayatlarını yukarıdan gelen artıklarla yaşarlar.
Translate from Turkish to English

Yukarıdan bir çığlık duyduk.
Translate from Turkish to English

Tüm iyi şeyler yukarıdan gelir.
Translate from Turkish to English

Bina bütün kasabaya yukarıdan bakıyor.
Translate from Turkish to English

Kilise, kenti yukarıdan gören tepe üzerindedir.
Translate from Turkish to English

Onlar onu yukarıdan aşağıya muayene ediyorlar.
Translate from Turkish to English

Tüm bilgelik yukarıdan geliyor.
Translate from Turkish to English

Tom yukarıdan geçen bir helikopter duydu.
Translate from Turkish to English

Yukarıdan nehir görülebiliyordu.
Translate from Turkish to English

Mini etekler daha kısa olamaz gibi göründüğü zaman, onların yukarıdan kısaltılabileceklerini öğrendiler.
Translate from Turkish to English

Top çok yukarıdan dışarıya gitti.
Translate from Turkish to English