Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yukarıya"

Learn how to use yukarıya in a Turkish sentence. Over 41 hand-picked examples.

Tom Mary'nin yukarıya çıktığını duydu.
Translate from Turkish to English

Yukarıya bakın.
Translate from Turkish to English

Merdivenlerden yukarıya koştuktan sonra nefes nefese kaldım.
Translate from Turkish to English

Vin Diesel şınav çekerken kendini yukarıya çekmez, dünyayı aşağıya iter.
Translate from Turkish to English

Onu yukarıya götür.
Translate from Turkish to English

Onlar yukarıya koştular.
Translate from Turkish to English

Biz yukarıya doğru baktık.
Translate from Turkish to English

Tom'u yukarıya gönder.
Translate from Turkish to English

Tom yukarıya geri gitti.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin ofisine doğru merdivenlerden yukarıya koştu.
Translate from Turkish to English

Tom kutuları yukarıya taşıdı.
Translate from Turkish to English

Yukarıya tavana baktı.
Translate from Turkish to English

Onlar merdivenlerden yukarıya gitti.
Translate from Turkish to English

Tom merdivenlerden yukarıya çıktı.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary her ikisi de yukarıya bakar.
Translate from Turkish to English

Yukarıya bakma.
Translate from Turkish to English

Ben yukarıya baktım.
Translate from Turkish to English

Kutuyu yukarıya kaldırdı.
Translate from Turkish to English

O, yukarıya baktı.
Translate from Turkish to English

O yukarıya baktı.
Translate from Turkish to English

Mary yukarıya baktı.
Translate from Turkish to English

Onlar yukarıya baktı.
Translate from Turkish to English

Tom ayak seslerini duydu ve yukarıya baktı.
Translate from Turkish to English

Yukarıya baktın, değil mi?
Translate from Turkish to English

O yukarıya baktığında, balkonundan ona bakan yakışıklı genç bir adam gördü.
Translate from Turkish to English

Ne kadar yukarıya gidersek hava o kadar soğuk olur.
Translate from Turkish to English

Biz yukarıya giderken hava incelir.
Translate from Turkish to English

Daha yukarıya giderken hava incelir.
Translate from Turkish to English

Asansör bozuldu. Çatı terasına kadar 7 kat yukarıya yürümen gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin merdivenlerden yukarıya çıktığını gördü.
Translate from Turkish to English

Bunu benim için merdivenlerden yukarıya taşır mısın?
Translate from Turkish to English

Ben merdivenlerden yukarıya gelen ayak seslerini duyabiliyordum.
Translate from Turkish to English

Sadece bu sokakta yaklaşık 200 metre boyunca yukarıya gidin.
Translate from Turkish to English

Yukarıya gitme zamanı.
Translate from Turkish to English

Giyim tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarıya çıktık.
Translate from Turkish to English

Beni yukarıya itersen dala ulaşabileceğimi düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Yukarıya geri döndüm.
Translate from Turkish to English

Ağız kenarlarını yukarıya doğru çekersen, burnundan nefes alamazsın. Gerçi bu doğru değil ama yine de şimdi gülümsemeni sağlamış oldum.
Translate from Turkish to English

Pencere de yap, boyu yukarıya doğru bir arşını bulsun. Kapıyı geminin yan tarafına koy. Alt, orta ve üst güverteler yap.
Translate from Turkish to English

Görmek istersen denizi, yukarıya çevir yüzü; deniz gibidir gökyüzü.
Translate from Turkish to English

Hey, şu yukarıya bak.
Translate from Turkish to English