Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yuvarlak"

Learn how to use yuvarlak in a Turkish sentence. Over 46 hand-picked examples.

Irene Pepperberg, Alex adını taktığı bir papağanın önünde yuvarlak bir tepsi tutuyor.
Translate from Turkish to English

Julien, John Lennon gibi, yuvarlak gözlükler takıyor.
Translate from Turkish to English

Julian, John Lennon'unki gibi yuvarlak gözlük takıyor.
Translate from Turkish to English

Dünya yuvarlak.
Translate from Turkish to English

Biz bir yuvarlak masa aldık.
Translate from Turkish to English

Onun yuvarlak bir yüzü var.
Translate from Turkish to English

Millet yuvarlak masanın etrafında toplandı.
Translate from Turkish to English

Kafamda yuvarlak kel bir nokta var.
Translate from Turkish to English

O, Dünyanın yuvarlak olduğuna inanıyordu.
Translate from Turkish to English

Mary bebeğinin sevimli, yuvarlak yüzünü çok seviyor.
Translate from Turkish to English

Columbus dünyanın yuvarlak olduğunu savundu.
Translate from Turkish to English

Açıkçası dünya yuvarlak değil.
Translate from Turkish to English

Columbus dünyanın yuvarlak olduğuna inanıyordu.
Translate from Turkish to English

Oyunu oynayanlar yuvarlak oluşturacak şekilde (bacak ve ayakların konumu ters v seklinde) oturur ve sıkıca kenetlenirler. Ortaya bir ebe geçer. Eller bacakların altında olur ve bir havlu (ucu bağlanarak topuz haline getirilmiş) elden ele bacakların altında gezdirilir. Ebe olan bacakların arasından o havluyu almaya (bulmaya) çalışır. Tabi bu arada herkes sallanmakta ve pisi pisi demekte ve çeşitli şekillerde bağırmaktadırlar. Havluyu, uygun konumu bulan, ebenin sırtına hızlıca vurur ve tekrar alta verir ve havlu gezdirilir. Havluyu ebe kimin altında yakalarsa o kişi ebe olur ve ortaya geçer.
Translate from Turkish to English

Tom listeden üç ismi yuvarlak içine aldı.
Translate from Turkish to English

Öğretmen onlara dünyanın yuvarlak olduğunu öğretti.
Translate from Turkish to English

Dünya'nın yuvarlak olduğunu doğruladılar.
Translate from Turkish to English

Bizim ihtiyacımız kare masa, yuvarlak değil.
Translate from Turkish to English

O günlerde insanlar zaten dünyanın yuvarlak olduğunu biliyorlardı.
Translate from Turkish to English

Yuvarlak bir yüzü var.
Translate from Turkish to English

Denis, Wilson'un yuvarlak suratına gülüyor.
Translate from Turkish to English

Dünya neden daha havalı olan bir şekilde, küp mesela, değil de yuvarlak?
Translate from Turkish to English

Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanıyordu.
Translate from Turkish to English

Yuvarlak kutular mı? Deli misin sen?
Translate from Turkish to English

Tanrım, ben şimdi 25 yaşındayım. Bu korkunç değil mi? Yuvarlak hesap, 30 yaşındayım!
Translate from Turkish to English

Yuvarlak bir lamba, tavanın ortasında asılıyor.
Translate from Turkish to English

Milattan önce 384 ve 322 yılları arasında yaşamış olan Aristo, Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanıyordu. Dünya'nın evrenin merkezi olduğu; Güneş'in, Ay'ın ve bütün sabit yıldızların da onun çevresinde döndüğü görüşündeydi.
Translate from Turkish to English

Bu bir yuvarlak solucan.
Translate from Turkish to English

Türlere bağlı olarak, guavalar yuvarlak veya oval olabilir.
Translate from Turkish to English

Kedi büyük, yuvarlak, mavi gözleriyle yoğun olarak ona baktı.
Translate from Turkish to English

Onların oturma odasında bir yuvarlak masası var.
Translate from Turkish to English

Yuvarlak Masa Şövalyeleri, masanın etrafında toplandılar.
Translate from Turkish to English

Kolomb, dünyanın yuvarlak olduğunu iddia etti.
Translate from Turkish to English

Dünyanın yuvarlak olduğu gerçeğini kimse inkar edemez.

İnsanlar bir zamanlar dünyanın yuvarlak olduğu fikriyle alay ettiler.

Dünyanın yuvarlak olduğu doğrudur.

Tavan arasında yuvarlak bir masa vardı.

İsmim neden yuvarlak içine alındı?

Dünya delikanlı olsaydı yuvarlak olmazdı.

Kolomb dünyanın yuvarlak olduğunu varsaydı.

Dünya delikanlı olsa yuvarlak olmazdı.

O, Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanmıyor.

Yuvarlak masanın üstünde kareli bir masa örtüsü seriliydi.

Dünya çok yuvarlak, biraz düz olmasını ben de isterdim.

Odanın ortasında yuvarlak bir masa vardı.

Hem yuvarlak hem şirindir.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English