Learn how to use zararı in a Turkish sentence. Over 28 hand-picked examples.
Zararı ödemeyi reddettikleri için mahkemeye gittik.
Translate from Turkish to English
O, zararı telafi etti.
Translate from Turkish to English
Onu yapmanın ne zararı var?
Translate from Turkish to English
Zararı yok.
Translate from Turkish to English
Benim hayallerimin kimseye zararı yok.
Translate from Turkish to English
Ne yararı olur ne zararı.
Translate from Turkish to English
Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır.
Translate from Turkish to English
Bir süre daha beklemenin zararı yok.
Translate from Turkish to English
Kimseye bir zararı yoktu.
Translate from Turkish to English
Bize söylemenin zararı olmaz.
Translate from Turkish to English
Onlara söylemenin zararı olmaz.
Translate from Turkish to English
Bana söylemenin zararı olmaz.
Translate from Turkish to English
Ona söylemenin zararı olmaz.
Translate from Turkish to English
Çocuklarınızla vakit harcamanın zararı olamaz.
Translate from Turkish to English
Yapılan zararı telafi etmek için asla çok fazla geç değildir.
Translate from Turkish to English
Bir kötünün bin iyiye zararı var.
Translate from Turkish to English
Tom zararı karşılamaya gönüllü oldu.
Translate from Turkish to English
Sana şimdi söylemenin herhangi bir zararı olacağını sanmıyorum.
Translate from Turkish to English
Onu yapmaya çalışmanın zararı ne?
Translate from Turkish to English
Bir kötünün bin iyiye zararı olur.
Translate from Turkish to English
Bonzai içmenin zararı çoktur.
Translate from Turkish to English
Bunun ne gibi bir zararı olabilir?
Translate from Turkish to English
Bunun faydadan çok zararı olur.
Translate from Turkish to English
Bunun bence faydadan çok zararı olur.
Translate from Turkish to English
Bilim insanları yaban hayatına, özellikle de nesli tükenmekte olan koala popülasyonlarına verilen zararı değerlendirmeye başlıyor.
Translate from Turkish to English
Nefis ve şeytanlara karşı mücâhede ile, yıldızlar gibi nev‘-i insanı şereflendiren ve tenvîr eden on insan-ı kâmil yüzünden o nev‘e gelen menfaat ve şeref ve kıymet, elbette haşerât nev‘inden sayılacak derecede süflî ehl-i dalâletin küfre girmesiyle insan nev‘ine vereceği zararı hiçe indirip göze göstermediği için, rahmet ve hikmet ve adâlet-i İlâhiye, şeytanın vücûduna müsâade edip tasallutlarına meydan vermiş.
Translate from Turkish to English
Zararı telafi ettiler.
Translate from Turkish to English
Zararı olmaz.
Translate from Turkish to English