Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "zavallı"

Learn how to use zavallı in a Turkish sentence. Over 84 hand-picked examples.

Zavallı kız, çiçek satarak geçimini sağladı.
Translate from Turkish to English

Zavallı Tom şu an üç saattir uyumaya çalışıyor.
Translate from Turkish to English

Zavallı Tom'un her yerinde.
Translate from Turkish to English

O zavallı değildir.
Translate from Turkish to English

Zavallı köpeğe acıdım.
Translate from Turkish to English

Şu zavallı kadın engelli.
Translate from Turkish to English

Onun zavallı köpeği hâlâ hayatta.
Translate from Turkish to English

Zavallı kedi açlıktan ölmenin eşiğindeydi.
Translate from Turkish to English

Zavallı genç adam sonunda büyük bir sanatçı oldu.
Translate from Turkish to English

Zavallı bir çocuk için kalbi sızladı.
Translate from Turkish to English

Zavallı kız aklını yitirdi.
Translate from Turkish to English

Zavallı adam oğlunun saadetini görecek kadar yaşamadı.
Translate from Turkish to English

Zavallı küçük kuşla ilgilendi.
Translate from Turkish to English

Zavallı çocuk saman nezlesi olmuş.
Translate from Turkish to English

Cadı zavallı küçük kızı lanetledi.
Translate from Turkish to English

Zavallı çocuk araba tarafından yere yıkıldı.
Translate from Turkish to English

Zavallı çocuklar korkudan titriyorlardı.
Translate from Turkish to English

Avluda zavallı küçük bir kedi bulduk.
Translate from Turkish to English

Zavallı adama yardımcı olmak için zahmete girdi.
Translate from Turkish to English

Zavallı adam sonunda büyük bir sanatçı oldu.
Translate from Turkish to English

Zavallı yaşlı kadının parası çalındı.
Translate from Turkish to English

Zavallı yaşlı kadın çantasını tekrar çaldırdı.
Translate from Turkish to English

Her zamanki kadar zavallı.
Translate from Turkish to English

Zavallı bir beceriksizsin.
Translate from Turkish to English

Ne yazık ki bu boynu bükük, fasfakir, sersefil, harap ve bitap, perişan ve de zavallı İngilizcemle çevirmem bir hayli zor.
Translate from Turkish to English

Zavallı kız! O haykırdı, sizin için ne yapabilirim?
Translate from Turkish to English

Yazık, şu zavallı çocuğa bak!
Translate from Turkish to English

Zavallı kedi.
Translate from Turkish to English

Tom zavallı görünüyor.
Translate from Turkish to English

Zavallı kız kör oldu.
Translate from Turkish to English

Zavallı Tom!
Translate from Turkish to English

Sadece zavallı karıma acımalısın.
Translate from Turkish to English

Mary, seni zavallı çocuk, neredeydin? Sana ne oldu?
Translate from Turkish to English

Eugene! Benim zavallı Eugene'im! Gözlerini aç ve bana bak! Neden cevap vermiyorsun?
Translate from Turkish to English

Zavallı kız ölümün eşiğindeydi.
Translate from Turkish to English

Zavallı çocuk sağır ve dilsiz doğdu.
Translate from Turkish to English

Zavallı küçük kız ağlamaktan başka bir şey yapmadı.
Translate from Turkish to English

Zavallı kedi kamyon tarafından ezildi.
Translate from Turkish to English

Tom duvarın dibine yığıldı, bitmiş ve zavallı olarak.
Translate from Turkish to English

Zavallı kızı yalnız bırak.
Translate from Turkish to English

Zavallı oğlanı yalnız bırak.
Translate from Turkish to English

Neden benim salatalığımı yedin seni zavallı salak? Salatalıktan maske yapmak istediğimi biliyordun!
Translate from Turkish to English

Ne zavallı bir çiçek!
Translate from Turkish to English

Zavallı erkek kedi.
Translate from Turkish to English

Sadece katı kalpli biri şu zavallı yavru kediyi bu soğukta sokağa terk edebilir.
Translate from Turkish to English

Zavallı adamın hiç akrabası yok.
Translate from Turkish to English

Zavallı kız. Dün gece beni yaklaşık on kez aradı.
Translate from Turkish to English

Bize "Zavallı yaratık." dercesine baktılar.
Translate from Turkish to English

Zavallı küçük çocuk!

Zavallı anne oğlunun saygısız davranışına tahammül edemedi.

Ben zavallı bir köpek için üzgün hissettim.

Bu zavallı köpek için üzüldüm.

Zavallı kedi! O çevik fareyi yakalayamaz.

Tom için kendimi çok üzgün hissediyorum, zavallı adamcağız.

Oh, seni zavallı şey.

Zavallı Tom! Senin için üzülüyorum!

"Otuz iki derece Fahrenheit! Yanıyorum!" "Zavallı Bay Snowman."

"Sıfır santigrat derece! Yüksek ateşim var." "Zavallı Bay Snowman."

Zavallı yaşlı adam o kadar zayıfladı ki şimdi sadece bir deri bir kemik.

Zavallı tavşan, çok korkmuştu, sahibinin ellerinde inildedi.

Zavallı adam. Gıda zehirlenmesi hiç eğlenceli değil.

Pinokyo, kediye "Zavallı karatavuk!" dedi. "Onu neden öldürdün?"

Zavallı çocuk ne yapacağını bilmiyordu.

Bu zavallı çocuğu rahatsız ediyorsun!

Zavallı bir durumdayız.

Zavallı şey!

Zavallı adam karısını bir daha asla görmeyecekti.

Otobüsteki şu zavallı turistlere bak.

İnsanın hayatının yarısı başkalarının acıları karşısında duyduğu zavallı keyif, diğer yarısı da kendi sefaletinde debelenmektir.

Aslan zavallı köpeği resmen parçalara ayırdı.

Zavallı hayvan acından ölmek üzere.

Zavallı hayvan açlıktan ölmek üzere.

Haline acıyorum seni zavallı kadın!

Sayın bayım, lütfen, zavallı, aç bir insana yardım elinizi uzatın.

Seni zavallı bebek.

Kim bu zavallı?

Bernie Sanders zavallı bir loser.

Zavallı Tom hayatın kendisine neler getireceğinden habersizdi.

O giysiler içinde zavallı görünüyorsun.

Zavallı adam tamamen delirmiş gibi uyandı. Kendi adını bile hatırlayamıyordu.

Bıçak o kadar derin kesiyordu ki, neredeyse zavallı adamın başını kesecekti.

Bir adam büyük bir alev gibi yaşamalı ve olabildiğince parlak bir şekilde parlamalıdır. Sonunda canı yanıyor. Ama bu zavallı küçük bir alev olmaktan iyidir.

Kimsesiz olduğu için itilip kakıldı, sonunda sokağa düştü zavallı.

Zavallı Meksika, ABD'ye çok yakın ve Tanrı'dan çok uzak.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English