Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "zeki"

Learn how to use zeki in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

John Bill'den daha zeki.
Translate from Turkish to English

O çok zeki.
Translate from Turkish to English

O gerçekten zeki, değil mi?
Translate from Turkish to English

O sahiden zeki, değil mi?
Translate from Turkish to English

Keşke daha zeki olsaydım.
Translate from Turkish to English

O çocuk zeki.
Translate from Turkish to English

O, çok zeki bir çocuktur.
Translate from Turkish to English

Çok zeki bir çocuğa benzemiyor.
Translate from Turkish to English

Tom zeki bir çocuğa benziyor.
Translate from Turkish to English

Thomas onu çok zeki görmedi.
Translate from Turkish to English

O onlardan daha zeki.
Translate from Turkish to English

Tom o kadar zeki ki sınıfta kendini gösteriyor.
Translate from Turkish to English

Biddle oldukça zeki bir adamdır.
Translate from Turkish to English

Keşke zeki olsam.
Translate from Turkish to English

O erkek kardeşiyle karşılaştırıldığında, o kadar zeki değil.
Translate from Turkish to English

Tom tanıdığım en zeki adamdır.
Translate from Turkish to English

O, babasından daha az zeki değildir.
Translate from Turkish to English

O, babasından daha az zeki değil.
Translate from Turkish to English

Tom kesinlikle zeki olduğunu düşünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom kesinlikle Mary'nin olduğunu düşündüğü kadar zeki değil.
Translate from Turkish to English

Tom kesinlikle düşündüğü kadar zeki değil.
Translate from Turkish to English

Biz onu zeki olarak düşündük.
Translate from Turkish to English

O, hiçbir şekilde zeki değil.
Translate from Turkish to English

O gerçekten çok zeki.
Translate from Turkish to English

Jack sınıftaki en zeki çocuktur.
Translate from Turkish to English

Kate bizim sınıfta en zeki öğrenci.
Translate from Turkish to English

O zeki bir çocuk.
Translate from Turkish to English

Kitaplar zeki kimsenin çocuklarıdır.
Translate from Turkish to English

Tom göründüğü kadar zeki değildir.
Translate from Turkish to English

O, ağabeyi kadar zeki değildir.
Translate from Turkish to English

Sen akıllı ve zeki birisin.
Translate from Turkish to English

Ben sınıfında en zeki çocuk olduğuna inanamıyorum.
Translate from Turkish to English

Onun kadar zeki değilim.
Translate from Turkish to English

Judy çok zeki bir öğrencidir.
Translate from Turkish to English

O çok zeki bir yalancıdır.
Translate from Turkish to English

Sınıfında en zeki öğrencidir.
Translate from Turkish to English

Gömlekle zeki görünüyorsun.
Translate from Turkish to English

O senin sandığından daha zeki.
Translate from Turkish to English

Gerçekten zeki bir çocuktur.
Translate from Turkish to English

Çok zeki genç bir hanımdır.
Translate from Turkish to English

Yunuslar çok zeki hayvanlardır.
Translate from Turkish to English

Onun zeki olduğu inkar edilemez.
Translate from Turkish to English

Bill iki kardeşin daha zeki olanıdır.
Translate from Turkish to English

Sadece güzel değil, aynı zamanda da zeki.
Translate from Turkish to English

Yunus çok zeki bir hayvandır.
Translate from Turkish to English

Zeki adam ilk kez prestij ödülü aldı.
Translate from Turkish to English

Ülkemizdeki en zeki kimselerden biridir.
Translate from Turkish to English

Ağabeyi kadar zeki değildir.
Translate from Turkish to English

Kendini zeki bir kişi olarak düşünüyor.
Translate from Turkish to English

Zeki doktor başbakanın hastalığını tedavi etmeyi başardı.
Translate from Turkish to English

Onun bu son kararının mantığını anlamada sıkıntı çekiyorum. O eskisi kadar zeki değil.
Translate from Turkish to English

Kafasından toplama yapabilecek kadar zeki değildir.
Translate from Turkish to English

Tom zeki ama anti sosyal.
Translate from Turkish to English

O, senden daha az zeki.

Sence zeki miyim?

Sen zeki olabilirsin ama benim kadar detaylı düşünmezsin.

Neden yapıyorum bunu biliyor musun hala kendini benden daha akıllı ve zeki sanıyorsun.

Tom ve Mary zeki insanlar.

Tom zeki bir kişi.

Tom çok zeki.

Tom oldukça zeki.

İstanbul'daki o güzel ve zeki kadını seviyorum.

Zeki görünüyorsun.

Bu çok zeki.

Siz benden daha zeki ve haklısınız.

Zeki değilim.

Ben sadece zeki değil, aynı zamanda yakışıklıyım.

Onlar çok zeki.

Siz zeki olabilirsiniz fakat ben de sizin kadar zeki değil miyim?

Sen çok zeki ve akıllısın.

Tom zeki bir çocuk.

Sen zeki bir erkek çocuksun.

Kendini zeki sanan bir aptal, basit bir aptaldan daha kötüdür.

İnsanların Tom'un zeki olduğunu düşündüklerine inanamıyorum.

Kız kardeşim çok zeki.

Her zaman seni işe alan insanlardan daha zeki ol.

Tom göründüğünden daha zeki.

Tom inanılmaz derecede zeki.

Ne zaman bu kadar zeki oldun?

Oğlun senin kadar zeki değil.

O zeki bir iş adamıdır.

O zeki ve hırslıdır.

O, zeki ve hırslıdır.

Buradaki en zeki adam olman gerekiyor.

Benden daha zeki olduğunu düşünüyorsun, değil mi?

Başka gezegenlerde zeki yaşam var mı?

O zeki bir öğrenci.

Çok zeki değilsin, değil mi?

Seni daha zeki bekliyordum.

Kendini çok zeki sanıyorsun, değil mi?

O çok zeki ve hırslı.

Sen de az zeki değilsin.

Sen zeki bir adamsın.

Tom çok zeki birisidir.

Tom çok zeki değil.

Tom gerçekten zeki.

Bu kitabı kim yazmışsa, o çok zeki.

O sadece zeki değil, aynı zamanda sevimli.

Tom zeki gözüküyor.

Ondan daha zeki değilim.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English