Learn how to use zeytin in a Turkish sentence. Over 16 hand-picked examples.
Bir zeytin dalı barışı sembolize eder.
Translate from Turkish to English
Bir zeytin dalı uzatmak bir füze fırlatmaktan daha iyi.
Translate from Turkish to English
O neden kirpiklerine zeytin yağı sürer?
Translate from Turkish to English
Onlar yasemin ve zeytin diktiler.
Translate from Turkish to English
Rus salatası, patates, zeytin, ton balığı ve diğer sebzelerle yapılır.
Translate from Turkish to English
Bir zeytin dalı barışı simgeler.
Translate from Turkish to English
Ben tüm zeytin çeşitlerini severim.
Translate from Turkish to English
Güvercin gagasında yeni kopmuş bir zeytin yaprağıyla akşamleyin geri döndü. O zaman Nuh suların yeryüzünden çekilmiş olduğunu anladı.
Translate from Turkish to English
Ali zeytin dalı uzattı.
Translate from Turkish to English
Sami arka bahçesine bir zeytin ağacı dikti.
Translate from Turkish to English
Ali her yıl mevsimi gelince 5-10 kilo hurma zeytin alıp buzlukta stoklar.
Translate from Turkish to English
Bu zeytin fazla tuzlu değil.
Translate from Turkish to English
İslamî sembolizmde zeytin Tanrı'nın mutlak birliğini, incir ise çokluk içindeki birliğini temsil eder.
Translate from Turkish to English
Bir zeytin ekleyin.
Translate from Turkish to English
Zeytin ağaçları nerede?
Translate from Turkish to English
Pizzanızda zeytin ister misiniz?
Translate from Turkish to English