Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "zil"

Learn how to use zil in a Turkish sentence. Over 79 hand-picked examples.

Zil çaldığında tam banyo yapmak üzereydi.
Translate from Turkish to English

John, zil çalar çalmaz ayağa fırladı.
Translate from Turkish to English

Zil çaldı mı?
Translate from Turkish to English

Zil çaldı.
Translate from Turkish to English

Zil çalıyor.
Translate from Turkish to English

Zil öğle saatinde çalar.
Translate from Turkish to English

Zil çalmaya devam etti.
Translate from Turkish to English

Zil henüz çalmadı.
Translate from Turkish to English

O, zil çaldıktan sonra geldi.
Translate from Turkish to English

Zil çaldığında öğretmen dersi sonlandırdı.
Translate from Turkish to English

Zil çaldığında, öğretmen sınıfını paydos etti.
Translate from Turkish to English

Zil çalar çalmaz kalktık.
Translate from Turkish to English

Çalan bir zil sesi duydum.
Translate from Turkish to English

Okula gittiğimde zil çoktan çalmıştı.
Translate from Turkish to English

Zil çaldığında TV izliyorduk.
Translate from Turkish to English

Zil çaldı ve tren hareket etmeye başladı.
Translate from Turkish to English

Pavlov köpeklerini her ne zaman beslese zil çaldı.
Translate from Turkish to English

Zil çaldıktan beş dakika sonra geldi.
Translate from Turkish to English

Pavlov köpeklerini beslemeden hemen önce zil çalardı.
Translate from Turkish to English

Zil çalar çalmaz öğretmen sınıfa girdi.
Translate from Turkish to English

Zil arada bir çalışmıyor nedeni benim galiba.
Translate from Turkish to English

Zil olmadan önce çay nasıl gelirdi?
Translate from Turkish to English

Tom zil çaldıktan üç dakika sonra sınıfa girdi.
Translate from Turkish to English

Tom zil çaldıktan sonra geldi.
Translate from Turkish to English

Zil çalıncaya kadar hiç kimsenin sınıfı terk etmesine izin verilmez.
Translate from Turkish to English

Tom zil zurna sarhoş.
Translate from Turkish to English

O zil zurna sarhoştu.
Translate from Turkish to English

Okula koştum, ama zil çoktan çalmıştı.
Translate from Turkish to English

Zil çaldı ve tren hareket etti.
Translate from Turkish to English

Öğretmen zil çaldıktan hemen sonra sınıfa girdi.
Translate from Turkish to English

Tam yatmak üzereyken, zil çaldı.
Translate from Turkish to English

Tam oturmuştum ki zil çaldı.
Translate from Turkish to English

Zil çalar çalmaz, Tom kapıya yöneldi.
Translate from Turkish to English

Zil saat sekizde çalar.
Translate from Turkish to English

Zil çalar çalmaz öğretmen sınıfa geldi.
Translate from Turkish to English

Tom ve arkadaşları alemlere akıp zil zurna sarhoş oldu.
Translate from Turkish to English

Zil çaldığında, Tom okuduğu kitabı kapadı ve onun kim olduğunu görmek için kalktı.
Translate from Turkish to English

Butona bastığımda zil çaldı.
Translate from Turkish to English

Cep telefonumun zil sesini nasıl değiştiririm?
Translate from Turkish to English

Nihayet zil çaldı.
Translate from Turkish to English

Telefon zil çalmayı durdurdu.
Translate from Turkish to English

Tom onu son gördüğümde zil zurna sarhoştu.
Translate from Turkish to English

O, zil çaldığını duyar duymaz telefona cevap verdi.
Translate from Turkish to English

Güç bela okula varmıştım ki zil çaldı.
Translate from Turkish to English

O içeri girdi ve aynı zamanda zil çaldı.
Translate from Turkish to English

Öğretmen dersi bitirdikten hemen sonra zil çaldı.
Translate from Turkish to English

Zil çaldığında ben tam gitmek üzereydim.
Translate from Turkish to English

O zil zurna sarhoş.
Translate from Turkish to English

Zil çaldığında seyirciler koltuklarına oturdular.
Translate from Turkish to English

O zil saat sekizde çalar.
Translate from Turkish to English

Öğrenciler zil çalar çalmaz hiddetle sınıftan ayrıldılar.

Tom Jackson adı bir zil çalıyor mu?

Dersin sonunda zil çalar.

Zil, dersin sonunu duyurur.

Unuttuğum için üzgünüm. Bugün tamamen zil zurna sarhoşum.

Öğretmen zil çaldıktan sonra sınav kağıtlarını dağıttı.

Bir zil sesi tarafından uyandırıldım.

Zil çalar çalmaz gideceğim.

Tom zil çaldığında uyuyordu.

Zil çalıyor. Tom, lütfen git ve kapıyı aç.

Tom telefonundaki zil sesini değiştirdi.

Zil yine çaldı.

"Zil çaldı mı?" "Evet, az önce çaldı."

Ali sevinçten zil takıp oynadı.

Karnın zil mi çalıyor?

Karnın zil mi çalıyor senin?

Senin karnın zil mi çalıyor?

Karnın zil çalıyor mu?

Senin karnın zil çalıyor mu?

Karnınız zil çalıyor mu?

Sizin karnınız zil çalıyor mu?

Karnınız zil mi çalıyor?

Karnınız zil mi çalıyor sizin?

Sizin karnınız zil mi çalıyor?

Zil çalınca Ali'nin eli ayağına dolandı.

Karnım zil çalıyor çünkü kahvaltı yapmadım.

İkimizin de telefon zil sesi aynıymış.

Zil beni uyandırdı.

Stalin konuşurken kimse alkışı ilk kesen kişi olmaya cesaret edemediği için zil çalan bir alkış susturucu vardı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English