Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "çatmak" in Türkçe

unknown

  1. değnek, tüfek, kılıç gibi uzun şeylerden birkaçını, tepelerinden birbirine çapraz biçimde dayayarak durdurmak.

  2. bir şeyi yapmak için gereken parçaları bir araya getirip birbirine tutturmak.

  3. (yükü hayvana) iki yana eşit ağırlık gelecek biçimde yüklemek.

  4. (başa, yazma, yemeni, çatkı<sup>2</sup> gibi şeyler) bağlamak.

  5. (kaş için) birbirine yaklaştırarak yüze sertlik anlatımı vermek.

  6. (bir şeyin zamanı) iyice yaklaşmak, gelmek.

    • Gidilecek gün gelip çatmıştı ama hazırlık bitmemişti
  7. ahşap yapılarda iskeleti kurmak.

  8. sözle ya da yazıyla sert bir biçimde sataşmak.

    • Bize çatmak, onun sonunu getirir
  9. hoşa gitmeyen, üzücü, sıkıntı verici bir durumla ya da insanla karşılaşmak.

    • Bu adama nerden çattık böyle?