Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "çene" in Türkçe

Etymology

Farsçadan

ad

  1. omurgalılarda başta yer alan, kemik ya da kıkırdak ile desteklenen, genellikle dişleri taşıyan ve ağzın açılıp kapanmasını sağlayan, biri oynak iki parçaya verilen ortak ad.

  2. omurgasız hayvanlarda buna benzeyen yapı.

  3. mengene, kerpeten gibi araçların sıkıştırmaya yarayan karşılıklı iki parçası ya da bunlardan her biri.

  4. köşe başı, köşe.

  5. çok konuşma huyu, gevezelik.

    • Sendeki çeneye kimse dayanmaz
  6. önce çok az konuşurken konuşkanlaşmak.

  7. susmak bilmemek, boyuna konuşmak.

    • Eh, çenesi açıldı yine, işin yoksa dinle dur
  8. çok konuşmaktan hiç yorulmayan.

  9. iyi konuşan ve söylediklerini dinleten (kimse).

    • Senin çenen güçlüdür, bizi sen savun
  10. ölen bir kimsenin çenesinin altından geçirilen tülbendi başının üstünde düğümlemek.

  11. bir kimsenin ölümünü istemek.

    • Onun çenesini bağlamak istersin sen
  12. (biri) susmak.

    • Çok konuşur, çenesini kapatmak bilmez
  13. (birini) susturmak.

    • Üç beş kuruş verip onun çeneseni kapatsak iyi olur