unknown
bir şeyin yönünü değiştirmek.
görünmeyen yanını ya da yüzünü görünür duruma getirmek.
dönmesini sağlamak, döndürerek hareket ettirmek.
yolundan döndürmek.
kabul etmeyerek geri göndermek.
bir giyeceği sökerek ters yüz etmek, iç yüzünü dışa getirerek dikmek.
bir işi gereğince yönetmek.
➽çevrilemek.
(dürüst olmayan davranış olarak) işlemek, yapmak.
işe yaramaz, kötü bir duruma getirmek.
bir biçimden bir biçime sokmak, bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek.
(hava) bir durumdan başka bir duruma geçmek.
bir metni bir dilden bir başka dile aktarmak.
çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.
doğrultmak, bir yöne doğru tutmak, yöneltmek.
(kâğıt oyunları için) oynamak.
bir sinema filmini gerçekleştirmek.