Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "çevirmek" in Türkçe

unknown

  1. bir şeyin yönünü değiştirmek.

    • Kayığı kıyıya çevirdi
  2. görünmeyen yanını ya da yüzünü görünür duruma getirmek.

    • Sayfaları hızlı çevirmek istemiştim, yırtıldı
  3. dönmesini sağlamak, döndürerek hareket ettirmek.

    • Direksiyonu sağa çevirdi
  4. yolundan döndürmek.

    • Gidiyordu, çevirip içeri aldım
  5. kabul etmeyerek geri göndermek.

    • Bu parayı çevirmek işime gelmez
  6. bir giyeceği sökerek ters yüz etmek, iç yüzünü dışa getirerek dikmek.

    • Ceketi çevirip işe yarar yaptım
  7. bir işi gereğince yönetmek.

    • Koca dükkânı tek başına çevirmek kolay değil
  8. ➽çevrilemek.

    • Sözünü sonradan çevirdi
  9. (dürüst olmayan davranış olarak) işlemek, yapmak.

    • O birtakım işler çeviriyordur
  10. işe yaramaz, kötü bir duruma getirmek.

    • Evi ahıra çevirmişler
  11. bir biçimden bir biçime sokmak, bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek.

    • Sarayı turistik otele çevirmek için başvurduk
  12. (hava) bir durumdan başka bir duruma geçmek.

    • Yağmur kara çevirdi
  13. bir metni bir dilden bir başka dile aktarmak.

    • Bu kitabı çevirmek çok zamanımı aldı
  14. çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.

    • Bahçeye duvar çevirdiler
  15. doğrultmak, bir yöne doğru tutmak, yöneltmek.

    • Avcı, tüfeğini ava çevirdi
  16. (kâğıt oyunları için) oynamak.

    • İki el poker çevirdik
  17. bir sinema filmini gerçekleştirmek.