Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "çocuk" in Türkçe

ad

  1. anne karnında ya da bebeklik çağı ile erginlik çağı arasındaki gelişme döneminde bulunan insan.

    • Kadın çocuğunu düşürmüş
  2. küçük yaştaki oğlan ya da kız.

    • İlkokul çocukları hareketli olur
  3. soy yönünden oğul ya da kız.

    • Adamın yetişkin iki çocuğu varmış
  4. genç erkek, delikanlı.

    • Kız, çocuğa âşıkmış
  5. gereğince olgunlaşmamış, çocukça davranışları olan kimse.

    • Baba oldu ama hâlâçocuk, oğluyla güreşiyor
  6. büyükler, yaşıtlar arasında çoğul biçiminde seslenme sözü olarak kullanıldığında arkadaş anlamını verir.

    • Çocuklar, bu akşam rakı içelim mi?
  7. büyükler arasında daha az yaşlılar için kullanıldığında adam, kişi, insan gibi bir anlama gelir.

  8. belli bir işte yeterince deneyimi olmayan, yeteneği bulunmayan kimse için küçümseme yollu söylenir.

  9. (kadın) çocuk doğurmak.

  10. (aile) çocuk sahibi olmak, çocuğu doğmak.

  11. çocuk kalmış, olgunlaşmamış, yetenekleri gelişmemiş.

    • Orhan çocuk gibidir, onunla iş yapılmaz
  12. her söylenene kolayca inanır, kolay kanar, kolay aldanır (kimse).

    • Bizim kapıcı çocuk gibidir, ne dersen yapar
  13. çok kolay iş.

  14. önem verilecek bir değer taşımayan, değersiz (şey).

  15. çocukların oynadıkları oyunların ortak adı.

  16. çok kolaylıkla yapıyabilecek iş, sıradan iş.

    • Bu iş bizim için çocuk oyunu, birkaç saatte yaparız
  17. çocuk yalan dolan bilmez, her şeyi olduğu gibi anlatır, onun için haberin doğrusu çocuktan alınır.

  18. gizli şeyleri çocuğun yanında konuşmaktan sakınılmadığı için çocuk bunları öğrenir ve gizlilik kavramını bilmediğinden bunları herhangi bir durumda olduğu gibi söyler, çocuk sır saklamaz.