Definition of "öğütlemek" in Türkçe
unknown
bir kimseye, bir şeyi yapmasını ya da yapmamasını salık vermek.
- Size güzel bir öykü kitabını öğütlemek istiyorum
bir kimseyi kandırıp bir başka kimseye karşı kışkırtmak.
- Böyle davranmazdı, demek ki onu bir öğütleyen var