Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "aç" in Türkçe

sıfat

  1. yemek yemeye gereksinimi olan.

    • Aç insan ne bulsa yer
  2. yiyecek bulamayacak derecede yoksul kimse.

    • İnsan açlara yardım etmeli
  3. çok istekli.

    • Okumaya öyle açlar ki kitap yetiştiremiyoruz
  4. karnı doymamış olarak.

    • İnsan aç yatarsa uyku tutmaz
  5. açgözlü.

    • Ne aç insan, ne versen almam demiyor
  6. açlık insanı uyutmaz.

  7. bir gereksinim içinde bulunan kimse ancak o gereksinimi giderilince rahatlar.

  8. aç insan uyuyamaz.

  9. bir gereksinmesi olan kişi ancak onun giderilmesiyle rahata erer.

  10. açlıktan ölmek.

  11. çok acıkmak.

  12. karnını doyuramamak, bir sofradan yeterince doymadan kalkmak.

    • Yemekler kapışıldı, çokları aç kaldı
  13. varsılken yoksulluğa düşmek.

    • Onca mal mülk gitti, aç kaldılar