nesnesiz (nesne almayan) eylem
açmak işine konu olmak, başkasınca açmak eylemine uğratılmak.
(kuruluşlar için) ilk kez hizmete girmek ya da aradan bir süre geçince yeniden işe başlamak.
(renk için) koyuluğunu yitirip daha açık olmak, solmak.
(hasta) biraz iyileşerek kendine gelmek.
(deniz taşıtı) kıyıdan uzaklaşmak, yola düşmek, açık denizde yolculuğa çıkmak, gitmek, uzaklaşmak.
işini, altından kalkabileceğinden geniş tutmak.
çekingenliği, sıkılganlığı, tutukluğu ortadan kalkmak.
(nesne için) herhangi bir yeri delinmek, yırtılmak ya da sökülmek.
(bir şey) bollaşmak, genişlemek.
(hava) yağmurlu, bulutlu ya da sisliyken bunların ortadan kalkmasıyla aydınlık hale gelmek.
(duman, sis vb.) yoğunluğunu yitirmek, dağılmak ya da hafiflemek.
gücü gereken düzeye ulaşmak.
çalışması istenen verime ulaşmak.
yardımcı olacağı umuduyla derdini, gizini, sorunlarını birine söylemek.
(yol, kapı, pencere) geçişe uygun bir hale gelmek, geçit vermek.
(yer, kadro) boşalmak.
harcamada olanakları aşmak, gereğinden çok harcamak.
konunun dışına çıkmak, ayrıntıya girmek.
kapalı, katlanmış, dürülü, örtük, sarılı, dolaşık durumda iken açık duruma gelmek.
(birbirine bitişik şeyler) aralarında bir açıklık oluşacak biçimde ayrılmak.
serilmek, yayılmak, uzanmak.
açık saçık giyinmek.
sıkıntısı, tasası, bunalımı geçmek.
(yüzen insan) açıklara gitmek, kıyıdan uzaklaşmak.