Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "adam" in Türkçe

Etymology

İbraniceden

ad

  1. genel anlamda insan, insanoğlu.

    • Adam böyle yapar mı?
  2. kimse, kişi.

    • Oraya bir adam gönderildi
  3. dişi olmayan insan, erkek.

    • Arabada bir adamla iki çocuk vardı
  4. iyi yetişmiş, değerli kimse.

    • Bu ilçeden pek çok adam çıktı
  5. birinin işinde, yanında, buyruğunda çalışan kimse.

    • Ağa, adamını göndermiş
  6. birini kayıran, koruyan kimse.

    • Belediyede adamımız var, iş olur
  7. insana yakışır tutum ve davranışı olan, güvenilir, iyi huylu kimse.

    • Adammış ki sözünde durdu
  8. (bir yerde) görevli kimse.

    • Buranın adamı nerede?
  9. kim olursa olsun herkes.

    • Adam bunu önceden söyler
  10. (ad tamlamalarında) iyi yetişmiş ve bir alanda derin bilgisi olan ya da bir ülküyü çok benimseyen kimse.

    • O bir bilim adamı olarak, çok iyidir
  11. koca, <i>eş.</i>.

  12. yetiştirip, eğitip topluma yararlı bir duruma getirmek.

    • Amcası onu adam etti, ama o bunu yadsıyor
  13. onarıp işe yarar bir duruma getirmek ya da çeki düzen vermek, bir düzene sokmak.

    • Bu odayı adam etmek gerekiyor
  14. insana yakışır bir biçimde.

    • Adam gibi davransalar neyse..
  15. işe yarar, iyi, iyice.

    • Bu evde adam gibi bir makas yok mu?
  16. yetişip iyi bir duruma gelmek.

    • Adam olmak için çok çalıştı
  17. (bir şey) düzelip işe yarar bir duruma gelmek.

    • Yazı biraz adam oldu sanırım
  18. bir işi olumsuz tutumuyla etkileyenleri anlatmak için kullanılır.

    • Vay be, tam adamına çatmışız!
  19. işin uzmanını, ustasını bulmuş olmak.

    • İyi marangoz, iyi ki adamına çatmışız
  20. kişiler arasında ayrım gözeterek.

    • O adamına göre davranır
  21. her kişiye yeteneğine göre.

    • Patron, adamına göre para verirmiş..
  22. işin uzmanını, ustasını bulmak.

  • Küçük bir onarım için bile adamını bulmak gerek, yoksa üzüntü olur insana
  • yasal olsun olmasın, bir işi olumlu olarak, çabucak sonuçlandıracak kişiyi bulmak.

    • Adamını bulursan olmayacak iş yoktur