Definition of "alabildiğine" in Türkçe
belirteç
sınırı olmayan bir biçimde, uçsuz bucaksız.
- Ova, alabildiğine, yemyeşildi
gerekenden çok, pek aşırı derecede.
- Alabildiğine bir sıcak bastırmıştı
var gücü ile, olanca hızı ile.
- Adama alabildiğine bir tokat atmıştı
alabildiği ölçüde, içine aldığı kadar.
- Arabayı alabildiğine doldurmuşlar